1 Mart’ın kahramanı Deniz Baykal’dır

A+A-
Esfender KORKMAZ

Bu yazıyı, Bir Mart Salı günü yazmak istedim... Ancak, rahmetli Erbakan’ın cenaze töreni ve 28 Şubat tartışmaları nedeniyle, bu güne bıraktım.
Aslında 1 Mart,  28 Şubat’tan daha önemli bir gündür.  Türkiye’nin milli duruş günüdür... Uzun zaman sonra, itibarımızın uluslar arası arenada tavan yaptığı tarihtir. 28 Şubat’tan daha fazla tartışılması gerekir.
Hatırlarsak, 1 Mart,  ABD’nin Irak’a müdahalesi için hükümet tarafından sunulan ve tam adı “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için Hükümet’e yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi” nin 1 Mart 2003’te Meclis tarafından reddediliş günüdür.
TBMM’de yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı, 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Ancak, evet oyu Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen salt çoğunluğa ulaşmadığı için tezkere kabul edilmemiş sayıldı.
Eğer bu tezkere geçmiş olsaydı, bu gün ordumuz ve Türkiye zor günler yaşayacaktı. Zira:
Türk Silahlı Kuvvetleri Kuzey Irak’a gönderilecekti,


Muhtemel askeri harekat
Kuzey Irak’ta bulunacak bu kuvvetler gerektiğinde belirlenecek esaslar dairesinde ABD tarafından kullanılacaktı,
Muhtemel bir askeri harekat çerçevesinde yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurları Türk hava sahasını kullanacaktı.
Daha önemlisi, Türkiye Irak’ta öldürülen binlerce insanın günahına ortak olacaktı.
Çuval olayından sonra, bu tezkerenin reddinin Türkiye için ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşıldı.
Bir Mart’ın Kahramanı Deniz Baykal’dır.
Bir okuyucu Bir Mart tezkeresi için Deniz Baykal’ın mücadelesini şöyle yorumluyor:
“Deniz Baykal’ın Tezkereye karşı verdiği mücadele ve o ilginç muhalefetinden hiç kimse kurtulamazdı.”
Ülkenin prestiji, ulusal çıkarların korunması yolunda etkin dış politika savaşlardan daha etkilidir. Dış politikada küçük yanlışlar, ülkeye ve topluma büyük maliyetler getirir.
Bir Mart Tezkeresi, ABD dışında diğer ülkeler tarafından da olumlu bulunmuştur. Örneğin, 2008 Erdoğan Markel buluşmasında, Markel, Türkiye’nin Orta Doğudaki önemini vurgularken “2003 yılında ABD’nin Irak’a girmek istemesine yönelik Türkiye’nin karşı çıkışını beğendiklerini ve 1 Mart Tezkeresi’nin geçmemesini Almanya olarak olumlu bulduğunu” söylemiştir.


Türkiye’nin itibarı kalmazdı
Gerçekten, Türkiye ABD ile birlikte Irak’a girmiş olsaydı, Orta Doğu’da bu günkü itibarı kalmazdı. Zira Başkan Bush ve ekibi Amerikan toplumu tarafından dahi büyük ölçüde tepki almış, umduğunun aksine Irak’ta hiç beklemediği ölçüde sivil direnişle karşı karşıya kalmıştır.
Mamafih Bush, anılarını yazdığı “Decision Point’’adlı kitabında, 1 Mart Tezkeresinde yaptığı baskıları ve Türkiye’yi utandıracak  tavizleri de anlatıyor...
“Türklere, topraklarını kullanmamıza izin vermesi için aylardır baskı yapıyorduk.  Böylece 4’üncü Piyade Tümeni’nden 15 bin askeri kuzeyden Irak’a sokabilecektik. Ekonomik ve askeri yardımda bulunma, Türkiye’ye Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kilit programlarına erişim sağlaması için yardım etme ve Türkiye’nin AB’ye katılımına güçlü desteğimizi sürdürme sözü vermiştik. Dönemin Başbakanı Abdullah Gül’ün kabinesi, talebimizi onaylamıştı. Ancak  tezkere kabul edilmedi. Hayal kırıklığına ve hüsrana uğramıştım.”
Tek başına verdiği mücadele sonucu Baykal 1 Mart’ta Türkiye’yi bu utançtan kurtarmıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları