"12 Eylül 1980: Nedir ne değildir?"

Özcan YENİÇERİ

12 Eylül ile ilgili daha çok 12 Eylül’den zarar görmeyen -tuzu kurular- konuşmaktadır. Çünkü darbeciler muhatap, muarız ve düşman olarak hedefe koyduklarının hem bedenlerini ezmiş hem de seslerini kısmışlardı. 12 Eylül sonrasında bu konuda sesi gür çıkanlar daha çok darbeden zarar görmeyenlerdir. O döneme ilişkin anlatılmaya değer hikayesi olmayanlar sonuçta o dönemde bedel ödeyenlerin hikayelerini  “gözyaşı” içinde okumak durumunda kalmışlardır. Neyse konumuz bu değil!
12 Eylül’ün en ağır bedelini ödeyen taraflardan birisi de ülkücülerdir. İşte bu taraf düşünürleri “Türk Yurdu” dergisi Eylül 2010 sayısıyla kamuoyunun önüne cevabını verdikleri soruları koymuş oldular. Derginin başlığı: “12 Eylül 1980: Nedir, ne değildir?” Sayının hem fikir hem de organizasyonunu Prof. Dr. Çağatay Özdemir yaptı. Dergi bir kitap hacminde olmuş. Yazılan anı ve makaleler ile 12 Eylül’ün Türk düşünce ve siyaset hayatında neden olduğu travma, kırılma ve dönüşüm ortaya geniş hacimli bir çalışmayla konulmuş oldu.
Bugün dünün muhasalasıdır. Bu nedenle  “eski” ve “yeni” tartışması yapmadan 12 Eylül’de neyin olduğunu ve 12 Eylülün neyi başardığını herkesin öğrenmeye ihtiyacı vardır. Daha çok da “yeni”lerin.

Yazarlardan bazıları!
Türk Yurdu dergisinin 12 Eylül sayısında yayınlanan makale başlıkları bile bu konuda bir kanaat hasıl etmeye yeter düzeydedir. İşte bu başlıklardan bir kaçı: Nuri Gürgür; “Öncesi, Sonrası ve Etkileriyle Otuzuncu Yılında 12 Eylül”; Nevzat Kösoğlu “12 Eylül 1980 ve Ülkücüler”, Özcan Yeniçeri, “Siyasi ve Sosyolojik Dönüştürme Projesi Olarak 12 Eylül”  Milay Göktürk, “12 Eylül: Büyük Kırılma”; Osman Çakır, “12 Eylül 1980: Devletin Kurucu Düşüncesinin Yargılandığı Dönem”; Ümit Özdağ, “Özel Harp Dairesi-MHP-Türkeş Birlikteliği Yalanına Cevap”; Veli Hikmet Başer, “12 Eylül 1980’e Gelirken Parlamento Dışı Solun Vaziyeti”; Fahri Atasoy, “12 Eylül’e Giden Sosyal Süreç Üzerine Bir Deneme”; Yunus Koç, “12 Eylül 80’den 12 Eylül 2010’a: Devlet Millet Ekseninde Bir Değerlendirme”; Hilmi Demir, “12 Eylül Askeri Darbesi; Homo Cemaaticus’un Miladı” ; Kemal Görmez, “12 Eylül: Bizim Neslin Ömür Törpüsü”; Lütfi Şehsuvaroğlu, “Bir 12 Eylül Yazısı” vb.
Dönemle ilgili olarak kimi içeriden, kimi dışarıdan, kimisi de işkencelerle birlikte yaşayanlardan Agah Oktay Güner, Orhan Kavuncu, Mahir Damatlar, Hakkı Öznur, Osman Oktay, Oğuzhan Saygılı vb. anıları da Türk Yurdu dergisinin 12 Eylül özel sayısında yer almış.

12 Eylülle yaşayanlar!
Türk Yurdu dergisinin 12 Eylül sayısındaki makale ve anılarının hepsi birbirinden etkili ve çarpıcıdır. Bu makaleler 12 Eylül’de yaşananların çarpıcı yanlarını entelektüel bir duyarlılıkla ortaya koymuşlardır. Tamamen fikir, inanç, iddia ve tez olarak ortaya konulmuş olan görüşler, geleceğe ışık tutar niteliktedir. Bu makalelerin birinden bir paragraf aktarmak bile, anlatmak istediğimizin ne olduğunu ortaya koyar niteliktedir: “Ülkücülere gelince, evet çok acı çekmişler, Türk Milleti adına bedeli onlar ödemişlerdi; ama önlerinde açılan ufku görmüyorlar mı? Yedi Türk bayrağının birlikte dalgalanmasını hafife mi alıyorlar? Onlar yorgun olabilirler, ama gelecek kuşaklara bu yolu onlar açtılar. Hangi nesil çektiği acıların ödülünü bu kadar parlak almıştı? Onları kim kullanmış? Nasıl kullanmış?” (Nevzat Kösoğlu).
Yalnız bu paragraf bile “kullanıldım-kullanıldık”  nakaratı içinde olaylara bakanlara çok şey anlatır. 12 Eylül herkes için yaşanmış ve geçmişte bırakılmış bir zaman dilimi değildir. Hâlâ birileri 12 Eylül’ü etinde, kemiğinde ve ruhunda taşıyor. Türk Yurdu dergisi bu sayısında 12 Eylül’e güçlü bir ayna tutmuş. Bakmasını bilen herkes bu aynada kendisini görebilir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş