1603 mahkûmları 2018'de...

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Kahvehanede okeye dönen bir kardeşimizi alıp Ekonomi Bakanı yapsak, bunlar kadar ülkeyi idare edebilir...

Yılın son günlerinde elektriğe yüzde 10'a yakın zam yapıldı!

40 milyon elektrik abonesi var... Bu geceden itibaren ortalama 10 TL faturalara zam gelse, ayda 400 milyon TL hükümetin kasasına girecek...

Ekonomide mirasyedi gibi hareket eden ve üretime dair tek bir çivi çakmayan iktidar, açığı kapatmanın yolunu yine vatandaşın cebine el atmakta buldu!

Ayda ortalama 400 milyon TL elektrik zammı ile ham hum şarolop!...

Saygın enerji uzmanı Ünal Erdoğan Türkiye'de yalnızca elektrik ve doğal gaz zamları ile ülke ekonomisinin "idare" edilebileceğini söylerdi...

Elektrik zammının dumanı tüterken köprü ve otoyol geçiş ücretlerine dolara uygun zam yapılacağı açıklandı! Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Orhangazi gibi Osmanlı sultanlarının adını alan köprülere dolarlı zam!

Kars'ta, Mardin'de, Trabzon'un yaylalarında yaşayıp, belki hiç ayak basmayacakları bu köprü ve otoyolların "hazine garantilerine" ortak olan milyonlarca yoksul...

Peynir yapacak, süt satacak, temizliğe gidecek, asgari ücretle çalışacak ama; yandaş müteahhidin geçiş garantili dolarlı, eurolu kasasına para aktaracak!

Sizin Adalet ve Kalkınma Partinizin; adalet anlayışı da kalkınma anlayışı da bu...

Yoksul daha yoksul, zengin daha zengin olsun... Ekonomi hep size büyüsün!

***

15 yıldır ülkede kamuya ait ne varsa satan, orman, kıyı, mera, zeytin tüm doğal zenginlikleri beton ekonomilerinin kaldıracı yapan iktidar, yeni yılda da durmayacak...

Yılın bu son gününde, masal anlatmak isterdim... Geleceğe dair umut dolu sözler söylemek...

"Herşey çok güzel olacak" demek... Ama 1603 TL asgari ücrete mahkûm edilen yurttaşın yüreği cız etmez mi?!

Ekonomi büyüdü diye sırıtarak ekranlarda boy gösterenlerde vicdan, yürek, ahlak var mı?

Kime büyümüş ekonomi? Size, yandaşlarınıza, müteahhitlerinize, madencilerinize, devlet kesesinden iş yapan yanaşmalarınıza ekonomi büyüdü...

***

Lafı eğip bükmeden söyleyelim; kâbus gibi bir yıl geçti...

Memleket her geçen gün daha da yönetilemez hale geliyor...

Kimsenin hukuk güvenliği kalmadı. Herkes her an tutuklanabilir ve herkes her an serbest kalabilir!

Adaletin olmadığı yerde kalkınma da olmaz... Adında iki büyük olguyu barındıran parti, her iki olgunun da dibine kibrit suyu döktü...

Çözüm elbette var, çözüm örgütlenmede, çözüm siyasette...

Çözüm karanlıkta doğruları konuşmaya devam etmekte... Ezilen yoksul kesimler adına -onların ne kadar farkında olup olmadıklarına bakmadan- doğruları anlatmakta...

Çözüm siyasete etki etmekte... Çözüm demokratik direnme hakkımızı kullanmakta...

Size en yakın bulduğunuz partiye üye olup, hem parti içi değişim için, hem de memleketin geleceği için çaba harcayın...

Oturduğunuz yerden eleştirerek Türkiye kurtarılmaz... Siyasete etki edin, siyaset yapın...

2018, namusluların da namussuzlar kadar cesur olduğu bir yıl olsun...

Siyasetçilere Ahmet Necdet Sezer ahlakı, din simsarlarına Yaşar Nuri Öztürk vicdanı dilerim...

Yeni yılda; büyük usta Levent Kırca'nın Türkiyesi'nin; efsane skeçlerinde bir anı olarak kalmasını umut ederim...

***

Patronsuz gazete...

Magazin dünyası ilgi alanım değil...

Altın Kelebek ödüllerinde, Doğan Grubu kimsenin izlemediği kendi grubundan bazı programcıları da ödüle doyurmuş...

Ancak FOX Haber'in aldığı ödül sanırım en hak edilmiş olanıydı. Fatih Portakal törende yaptığı konuşmada patronsuz haberciliğin özgürlüğüne dikkat çekti.

Aynen katılıyorum...

Demek ki mesele; medya patronunun iktidarın besleme zinciri içinde yer alıp almadığı meselesi...

  • Yorumlar 11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları