2008'den 2009'a

A+A-
Altemur KILIÇ

“Zamanların en iyisi idi... Zamanların en kötüsü idi; bilgelik çağı idi, budalalıklar çağı idi; aydınlık mevsimi idi. Karanlıklar mevsimi idi; umutların ilkbaharı idi, umutsuzluğun kışı idi; önümüzde her şey vardı, önümüzde hiçbir şey yoktu; hepimiz doğru cennete gidiyorduk, hepimiz aksi tarafa gidiyorduk.”
Ünlü İngiliz romancısı Charles Dickens’ın 1856’da, konusu Fransız Devrimi (1789 -1799) esnasında geçen “İki Şehrin Öyküsü” romanı, bu satırlarla başlar ve her yılbaşında geçerlidir! Belki bu yılbaşında, ülkemiz için, özellikle, öyle! Fırtınalı bir yıla giriyoruz ve kendimize gelmezsek, aydınlıktan karanlıklara, cennet yerine aksi yöne de gidebiliriz.
Ülkelerin hayatı, insanların hayatı gibi bir dizidir; “yapacağız”, “yapalım”, yapsaydık “, ” neden-nasıl yapamadık “, ” nerede yanlış yaptık “, keşke yapsaydık. Keşke yapmasaydık ve “nerede yanlış yaptık”. “Ve keşke hayatımızı yeni baştan yaşayabilsek”... Sonunda” keşkeler “biter; “tekrarı” da yoktur, bu “hayat oyununun”!
Bu gerçek, insanlar için varit, ama ülkeler ve milletler için çok “ölümcül” olabiliyor! Eğer bir millet bu “keşkeler-yapmak istediklerimiz”, “fakat yapmadıklarımız” yüzünden biterse, yeniden, dirilmesi imkânsız olmasa da kolay olmaz! Ve şimdi, “zamanlarımızın” kötüsünü yaşamaktayız!
Fazla “umutsuz” olduğum için, fazla mı kötümserim! Ne de olsa, “umut” milletimizin “ekmeği”! 

Eski yılbaşları
Çocukken, yılbaşlarında, becerikli anam, bize kendi yaptığı figürlerle, Karagöz, kukla oynatırdı. Gece tombala, “kızmabirader” oynar ve radyodan “Tayyare Piyangosu” çekilişinin sonuçlarını beklerdik! Daha sonraları, tek TV kanalında, “dansöz çıkacak mı, çıkarsa kıyafeti ne olacak diye merak ederdik. Türk Hava Kuvvetleri’ne uçak almak için kurulan” Tayyare Piyangosu” genel devlet gelirlerine katkı yapacak şekilde “Milli Piyango” oldu. Şimdi o, yabancılara satılacak! Bari adını değiştirseler, mesela “Arap Piyangosu” deseler!
 “Dansöz” meselesine gelince; tek kanalın yerinde yerel ve genel 1500 kanal var. Hemen hemen her birinde “dansözler” her gece, şakır şakır, neredeyse çırılçıplak oynamakta! Evet, Türkiye değişti, değerler değişti! Nereye kadar!..

Benim yılbaşılarım
Gençliğimde ve sonraları, yılbaşlarım, çoğunlukla hüzünlü geçmiştir.
Hayatımın en güzel yılbaşısı okuldan mezun olacağım 1944 yılbaşısı idi. Babam, bize, ilk smokin elbisemizi diktirmiş ve bütün aileyi bir gece kulübüne götürmüştü. Bu ailemizin topluca kutladığı son yılbaşı oldu!
En hüzünlü yılbaşım 1960 yılbaşısı idi! Basın Yayın Genel Müdürü idim ve Başbakan Adnan Menderes’e, İstanbul’da refakat ediyordum. O gece Hürriyet gazetesi sahibi Haldun Simavi, Başbakan’ın Özel Kalem Müdürü Ercüment Yavuzalp’ı ve beni Taksim’deki apartmanına davet etmişti! O gece,  hiçbirimizin neşesi yoktu; sanki beş ay sonra, 27 Mayıs’ta olacakları, vukuundan önce hissetmiş gibi hepimiz hüzünlüydük!
Mâlum olmuş; 1961 yılını Yassıada’da “karşıladım” ! Gelecek için hiçbir umudum kalmamıştı! “Umut, hüzün”, ne kelime, sonra neler olacakların tarifsiz umutsuzluğu içindeydim!
Ve şimdi, 2009 yılının başında, ben “uzatmaları oynarken” kendim için, “keşke” diyecek halim yok; ülkemin geleceğinden endişe ediyorum!
Bakın Sayın Başbakan’ımız gelecek yılın neler getireceğinin ilk işaretini verdi. Kürtçe yayın yapacak TRT 6 Kanalı’nın açılışında Kürtçe, ’TRT Şeş bi xwêr be’demiş! Sonra bu kanalda Ermenice yayın da yapılacakmış! O zaman da bunu herhalde Ermenice kutlar... Daha sonra Rumca yayınlar  başlayınca “Tikaynis kalaysi” de der! Malum ya AB sürecindeyiz!
Ama dedim ya “umut” milletimizin “ekmeği”; gene de hiç umutsuz değilim!

Yılbaşı tebrikim
Sevgili okuyucularım, sizin yeni yılınızı kutlarken Silivri’deki dostlarımın, yeni yılda aklanmalarını ve hürriyetlerine kavuşmalarını diliyorum! “Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar” derler. “Damda” (Silivri’de) yatan dostların hallerini, daha önce “Yassıada damında” yatan ben, çok iyi anlıyorum ve onlar için hüzün duyuyorum. Allah yardımcıları olsun!
Ve asıl, ülkemizi karanlıklardan, aydınlıklara çıkarsın!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları