24 Nisan sendromu

A+A-
Altemur KILIÇ

Bayram yapamadığımız 23 Nisan’dan hemen sonra her yıl 24 Nisan’da  “Ermeni Soykırımı” heyecanı yaşanır... ABD Başkanı  konuşmasında soykırımı diyecek mi, demeyecek mi? Bu yıl da yeni Başkan Obama ne diyecek diye heyecan yaşadık. Obama “Soykırımı” demedi ama, ondan beter laf etti. Şimdi ayıkla pirincin taşını... Aslında dese ne olur demese ne olur? Her yıl bu konuda heyecanlamaya ne gerek var? Biz soykırımı yapılmadığını meselenin Ermenilerin Rus cephesinde ordumuzun gerilerindeki tahriklerine karşı Ermeni nüfusunun, güney bölgelerimize nakledilmeleri olduğunu söylüyoruz. Bizim sözde aydınlar bu olaydan dolayı bizim  “özür dilelmemizi”  isterler! Kim kimden özür dileyecek. Erzurum’da, Maraş’ta Antep’te ve Hocalı’da katlettikleri Türkler için asıl Ermenilerin özür dilemeleri ve ABD başta, yabancı Parlamentolarda bu olayların anılması gerek! Ama bizim Ermeniler gibi diyasporamız yok.. Lobilerimiz varsa da o kadar güçlü değiller.
Bizim Ermeni Muhipleri  “Osmanlı yaptı, üstümüze almayalın” derler. Ucuz mazeret. O, Osmanlı ordusunda babalarımız ve dedelerimiz vardı. Bu gerçek varken, töhmeti - eğer varsa- üzerimizden atamayız! Bu alçakça saldırılar karşısında onları, iç ve dış alçaklara karşı savunmak boynumuzun borcu!

Tanık babam
Babam Kılıç Ali’nin bu iddialar karşında kendi gördüklerini nakletmeliyim:
Gazi’nin  “Dört Süvarisi” nden biri olarak  “Ayıntap-Maraş” havalisine, oralardaki mücahitlerin direnişlerini örgütlemek için giderken bir camiye varırlar. Fransız üniforması giymiş Ermeni komitacıları içinde kadınlar, çocuklar, bebekler bulunan bir camiyi ateşe vermişlerdir.. Babam bu olayı her anlatışında gözleri yaşlarla dolar ve  “Bebelerin yanmış derileri elime yapıştı” derdi. Bizim  “özürcüler”  bunu bilirler mi? Bu kadın ve çocuklar için kim, nerede ve nasıl özür dileyecekler?

1919’da kaderimizi değiştiren iki gece
Dahası var; Babam anılarında  “Kurtuluşun kaderini değiştiren iki gece” diye şöyle anlatır:
“ABD Kongresinin Doğuda Ermenistan kurma projesi için tetkiklerde bulunmak üzere Türkiye’ye gelen ABD Generali James Harbord’u İstanbul’da yakalayan Halide Edip hanım ve Dr. Adnan (Adıvar), onu Sivas’a Mustafa Kemal’e konuşmaya gitmeye ikna ettiler. General Sivas’a geldi ve orada Mustafa Kemal ve Rauf Bey iki gece Harbord’a gerçekleri anlattılar... Sonra babam ve Hüsrev (Gerede), Generali yolda Ermenilerin Türklere yaptıkları mezalimi göstererek, Doğuda Kazım Karabekir’e teslim ettiler. Karabekir Paşa da James Harbord’a daha fazlasını anlattı. Amerikan generali bunları görünce ” Hakikati gördüm “ diyecekti. Karabekir Paşa da Mustafa Kemal’e ” Biz artık gerekeni yaparız “ deyip Ermeni ordusunu hezimete uğrattı...” Ama bu zaferden 69 yıl sonra Ermeniler rövanşı almak üzere!

Ya ASALA?
ASALA Ermeni terör örgütü çoğu dostum 30’dan fazla diplomat, memur ve yakınlarını, alçakça katletti. Bu “teker teker” soykırımı 1973’de sınıf arkadaşım Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar’ın şehit edilmesiyle başladı, Orly katliamına kadar devam etti. 1985’e kadar sürdü.
Cinayetler nasıl sona erdirildi
ASALA Ermeni terör örgütü, çoğu dostum 30’dan fazla diplomat, memur ve yakınlarını alçakça katletti. Bu “teker teker” soykırımı 1973’de sınıf arkadaşım Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar’ın şehit edilmesiyle başladı, Orly katliamına kadar devam etti. 1985’e kadar sürdü. Bu

cinayetler nasıl sona erdirildi...
ASALA, 1983’de New York’ta BM Temsilcisi iken beni de az kalsın öldürecekti. Türkevi binasının hemen yanına park edilmiş bir otomobile yerleştirilmiş, benim mutat geliş saatime ayarlı TNT patlayıcılar, patladı. Caddenin başında arabamın lastiği patlamıştı. Bu yüzden geç kaldım ve bu geç kalış, benim ölümden kıl payı kurtulmama vesile oldu.
TNT dolu otonun parçaları, yandaki bankanın çatısına ve binanın parmaklıklarına yapışmıştı!
Sonra apartmanıma bomba koydular. New York Polisi ihbar almış, köpeklerle buldu! Hedef olmamın sebebi TV’lerde Ermeni soykırımı iddialarına karşı mücadele veriyor olmamdı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları