27 Mayıs darbesi

A+A-
Agah Oktay GÜNER

Türk düşüncesi; Türk aydını Atatürk'ten sonra tarih konusundaki ihmallerini çok pahalı ödemiştir ve ne yazık ki ödemektedir.

                27 Mayıs Darbesi de geçen 56 yıla rağmen sosyoloji ilminin metotlarıyla ele alınmamış, ödenen ağır bedele rağmen aydınlığa çıkarılamamıştır. Halkın reyiyle gelmiş, halkın reyiyle gitme yolunu kapatmamış bir siyasi iktidara karşı 27 Mayıs, benzeri olmayan bir darbedir. Silahlı Kuvvetler emir ve komuta zinciri içinde duruma müdahale etmemiş ne yazık ki bünyesinden çıkan bir cuntanın peşinden sürüklenmiştir.

                Merhum Adnan Menderes Aydın'da bir toprak ağasının oğludur. Son derece nazik ve insan sevgisiyle doludur. Atatürk, Aydın'a gelir, bütün partilerin il başkanlarını, önemli bürokratları, şehrin ileri gelenlerini toplar. Hepsini Aydın'ın sorunlarıyla ilgili konuşturur. Sıra Serbest Fırka Başkanı Adnan Bey'e gelince O'nun akıcı üslubu, ilin sorunlarına hakimiyeti, dikkatini çeker. Akşam, Atatürk'ün huzuruna çağrılır ve kendisinden Aydın'ın bütün sorunlarıyla ilgili çok acele bir rapor hazırlaması istenir. Atatürk, Ankara'ya döner Adnan Bey'e CHP'den Aydın Milletvekili olarak görevlendirildiği talimatı gönderilir. Böylece Adnan Bey, Meclis'te uzun yıllar Dilekçe Komisyonu üyesi olarak vatandaşın bütün dertlerini ve şikayetlerini öğrenme imkânını elde etmiştir. 10 yılı aşkın Dilekçe Komisyonu üyeliğinden sonra Menderes Bütçe Komisyonu üyesidir. Bu arada A.Ü. Hukuk Fakültesi'ni başarıyla bitirir. CHP Hükümeti toprak reformu yapmaya karar verince bu reforma karşı çıkanlar işi CHP'den ayrılma kararına kadar götürdüler. Ayrılanlar Demokrat Parti (DP)'yi kurma yolunda anlaştılar.

***

                1946 yılında Menderes, tarihçi Rauf Kandemir'i ziyarete gider. Kandemir, Menderes'ten siyasi düşüncelerini anlatmasını rica eder. Menderes, büyük bir coşkuyla üç buçuk saat kesintisiz anlatır. Kandemir: "Adnan Bey siz ümit vaat eden bir genç adamsınız. Korkarım İsmet ve Bayar tepişirler, siz arada harcanır gidersiniz." değerlendirmesini yapar.

                DP girdiği ilk seçim olan 1950'de iktidar, Menderes de Başbakan oldu. Menderes, büyük bir enerjiyi temsil ediyordu. Plansız olmakla itham edilen Menderes'in bütün yatırımlarının proje bazında planlı olduğunu darbeden sonra ABD'den getirilen araştırmacı heyet tespit etmiştir. Şeker sanayi, çimento sanayi, yem sanayi, gübre sanayi  %51-49 formülüyle gerçekleştirilmiştir. Kara yolu, liman, hava alanı, baraj yatırımlarına büyük önem verilmiştir. Burada karşımıza üç önemli karakter çıkıyor. Menderes'in son derece samimi saf karakteri, "Ben ordum için her şeyi yaptım. Ordum bana niye darbe yapsın?" diyecek kadar iyi niyetliydi. İnsanlara karşı sonsuz sevgi doluydu.         İsmet İnönü ve Celal Bayar ise kindardı, kendilerine yapılmış her hareketin hesabını sorarlardı.

                Yassıada mahkemeleri felakettir. Mahkeme Başkanı "Sizi buraya getiren kudret böyle istiyor" diyebilmiştir. Savcı Altay Ömer Egesel de hukuksuzluk da onunla yarışır bir şahsiyettir. Yassıada'da Adnan Bey saat başı uyandırılarak muntazam dövülmüştür. Bu şerefsiz dayak törenlerinden Tevfik İleri ve Fatin Rüştü Zorlu da ziyadesiyle nasip almıştır.     

***

Darbecilerin 27 Mayıs'tan sonra hareketin başına getirdikleri Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel'in darbeden bir ay kadar önce yazdığı mektup çok önemli bir ikaz belgesi niteliğindedir. Ord. Prof. Ali Fuat Başgil'in Bayar'ın daveti üzerine geldiği Ankara'da yaptığı değerlendirmeleri Bayar çok  beğenerek "Başbakan'a da bu tespitlerinizi ifade eder misiniz?" talebinde bulunur. Başgil bu talebi kabul eder. Adnan Bey köşke davet edilir, Bayar "Hocam bana lütfettiğiniz sosyal tahlil ve değerlendirmeyi muhterem Başvekil'e de yapar mısınız?" der. Başgil soğukkanlı bir üslupla "Memlekette ihtilal rüzgarları esiyor durumu iyi görmüyorum. Askeri darbe dahil her şey olabilir. Sizden ricam derhal istifa etmeniz ve memleketin yeni bir başbakanla seçimlere gitmesini sağlamanızdır" der. Adnan Bey "Hocam, İzmir mitinginden geliyorum. Kordon Boyu'nda 300 bin kişiye hitap ettim. Ankara'da 5 bin vatandaş Kızılay'da aleyhimde gösteri yapıyor diye niçin istifa edeyim?" der. Başgil "Sayın Başbakan, takdir sizindir. Ancak, siyasette kalabalıklara güvenmek vücudunuza bal sürüp karınca yuvasına girmeye benzer" der. Türkiye'nin ufkunda Adnan Bey çapında bir kalkınma lokomotifi Fatin R.Zorlu çapında bir Dışişleri Bakanı ne yazık ki görülmüyor. 27 Mayıs Darbesi'yle ilgili söylenecek çok söz var. Yakın tarihimizi doğru kaynaklardan vatan çocuklarına öğretmeliyiz. 27 Mayıs'ın mazlumlarına rahmet diliyor ülkemizin bu tip felaketlerden uzak kalması için asker ve sivillere basiret temenni ediyorum.

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları