28 Şubat sürecinde pişirilen çılgın proje

İsrafil K.KUMBASAR

Postmodern darbe olarak nitelendirilen 28 Şubat’ın yıl dönümünde yine bildik tartışma gündeme yerleşti.  “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan” tekerlemesi misali, AKP ile ’28 Şubat’ süreci ilişkisi artık netleşmeye başladı.
Meselenin en önemli taraflarından olan ve içerisinden ’AKP gibi bir ucubeyi’ çıkarmayı beceren Refah Partisi’nin ileri gelenleri son noktayı koydu.
Genel kabul, AKP’nin bir ’ABD projesi’ olduğu ve 28 Şubat sürecinde ’mayalandığı’ yönünde. Bu tespit, en azından 32 yıl önceki 12 Eylül’den bile hesap sormaya yeltenenlerin, 28 Şubat’ı niye atladıklarının en çarpıcı cevabıdır.
Kaba hatlarıyla ’soğuk savaş’ sonrası kendisine artık ’komünizmi’ değil de ’İslam’ı hedef alan Amerika’nın çok ince bir manevrayla zihinlere soktuğu  “Ilımlı İslam”  projesi, bu açıdan bakıldığında gerçek yerine oturuyor.
ABD’nin, dolayısıyla NATO’nun bugün sürdürdüğü operasyonlara bakınca,’düşmanda’ bir değişiklik olmadığı, sadece ’saf Müslümanları’ enterne etme adına bir ’Ilımlı İslam’ zırhı hazırlandığı ayan beyan görünüyor.
Orta Doğu’nun, Kuzey Afrika’nın hallaç pamuğu gibi atılması, Suriye ve İran’ın hedefe oturtulması, planın adım adım işlediğini açık bir şekilde ortaya koyuyor.

***


Hemen akla  “Milli görüş geleneğinin içinden çıkan bir parti, nasıl olur da Batı ile bu denli içli-dışlı olabilir”  sorusu gelebilir.
Dini hassasiyetler taşıyan grupların kendilerini ’Büyük Şeytan’ın yanında bu kadar rahat konumlandırmaları vicdanen kabul edilebilir bir durum mudur?
Her taşın altında ’Yahudi parmağı’ arayan grupların birden bire İsrail’in yeryüzündeki en büyük hamisi olan ABD ile tesis ettikleri ilişki nasıl izah edilebilir?
İşin ’zihinsel’ temelleri, ’uyum’ operasyonları, oldukça köklü bir geçmişe sahip. Türkiye’nin NATO üyesi olduğu yıllardan başlayan ve adım adım ülkenin geleceğini şekillendiren çalışmalar, aslında layıkı ile incelenmiş ve bunların izi sürülmüş değildir.
Giderek maya tutmaya başlayan ’Ilımlı İslam’ tezinin köklerini, NATO subaylarının etkin olduğu gruplar içinde aramak, tohumun ’1950’lerden itibaren’ atılmaya başlandığını sorgulamak gereği çoğu kez gözardı edilmektedir.
Anlaşılan o ki, her iktidar döneminde  “Ulul emre itaat” ilkesiyle kendilerini kamufle eden, ’hizmet kervanının’ sekteye uğramaması adına temkinli davrananlar, son bir hamleyle 28 Şubat sürecinde kıvama getirildi.

***


1990’ların sonuna kadar ’Gladyo’ söylemi hep sol tarafından gündeme getirildi.
Ancak bugün iktidarda olanlar ve destekçileri ise, bıyık altından gülüp geçtiler
Ne olduysa, ’ABD’de eğitim görmüş’, bir takım bağlantılara sahip kişilerin, “Kontrgerillanın üzerine gidilmelidir”  demeye başlamasından sonra oldu.
Dönemin gazeteleri karıştırılırsa, ’kontrgerillaya’ karşı bayrak açanların hem ’ABD bağlantıları’ hem de ’iktidara yakınlıkları’ bizleri daha başka ipuçlarına da götürür.
Yani ülkede bir ’tasfiye süreci’ başlatılmadan çok önce, ’yeni kadronun’ temel taşlarının atıldığı, birbiriyle ’kanlı bıçaklı’ bazı cemaatlerin bir anda ’canciğer kuzu sarması’ haline geldikleri, bölücü örgüte yönelik sert yayınları bir anda kesip, adeta ’bebek katilinin sözcüsü’ kesilmeleri, projenin geçmişine ait önemli izler.
Bugün iktidara ’teorik’ ve ’lojistik’ destek veren bir takım yayınevlerinin bir, daha önce neşrettikleri kitaplara bakın, bir de AKP’nin iktidara taşınmasından sonrakilere.
’Kendi geliştirdikleri’ din algısını topluma kabullendirme adına hayli ateşli bir çabanın içine girmeleri, herhalde bir tesadüf eseri olmasa gerek.

***


’Takiye’ ile suçladıkları ’Şia’nın bin misli daha katı bir ’hile-i şeriye’ meftunu olanlar, anlaşılan o ki yine ’gücün yanında’ konumlanmış vaziyetteler.
Yalnız, bu kez bir fark var arada.
Daha önce ’yerel’ ya da ’ulusal’ güç odakları ile iyi geçinip, ülke kaynaklarından nemalanmayı tercih ederlerdi.
İhtiraslarının boyutu, işbirliğini artık ’uluslararası’ boyuta taşımış bulunuyor.
’Piştiler’, ’pişkinleştiler’ küresel efendinin kanatları altında.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş