30 Ağustos bayram müjdeleri

Altemur KILIÇ

Dün Zafer Bayramı idi... “Büyük Zafer” in 88. Yıldönümü... Ordumuzun bayramı! Ama neyin bayram? Ve bugün nasıl kutlanıyor? 88 yıl sonra bu zaferin anlamını genç kuşaklar idrak ediyor mu? Bu “bayram” Ankara’da, yurdun her yerinde kutlanıyor. Geçit resimleri, resepsiyonlarla... “Büyüklerimiz” Anıtkabir defterine orduyu öven sözler yazacaklar. Ne kadar içtenlikle ve anlamını ne dereceye kadar idrak ederek?
Ankara’daki geçit resminde, ordunun Hava Kuvvetleri’nin, eğitim, silah ve teknoloji gücü sergilendi... Ya ruhu?

Dürüst olanlar
Acıdır bu bağlamda, bu konuda riyakârlık yapmayanlar ve kendi ölçüleriyle dürüst olanlar var; 30 Ağustos’un önemini küçümsüyorlar. Manşet ve yazılarında Zafer konusunda tek satır yok! Orduya, komutanlara saldırmaya pervasızca devam ediyorlar... Ordumuzun onurlu değerli ve kahraman askerleri, komutanları, en pespaye dedikodularla suçlanıyor, tutuklanıyorlar... Ergenekon baş savcısı ve savcıları ordu komutanlarını, generalleri ifadeye çağırdılar... İmkan bulurlarsa emekli olan Genelkurmay Başkanı -emekli Başkomutan- İlker Başbuğ’u da huzurlarına çağıracaklar! Gitmezlerse, “polis marifetiyle” getirecekler... Birileri bundan adeta zevk alıyorlar. Öyle ya askerlik yapmışlarsa, bir üstleri önünde “hazır ola” geçmişken, şimdi onları huzurlarına getirip, ordu düşmanlarının alkışlarıyla sorguya çekmek ne büyük zevk! Ordunun “Başkomutanı” mevkiinde bulunan Cumhurbaşkanı ise, ordusuna yapılan bu saldırılar karşısında Sfenks gibi sessiz.

Müjdeler olsun...
Bu “bayramın” ilk müjdesi; TSK’nın yanına -az sonra da yerine- “sivil milis teşkilatının” ilk işaretleri, tam şu sırada veriliyor; Adı; “Entegre sınır yönetimi”. Sınır güvenliğinin askerden alınıp sivil otoriteye devrini öngören proje, Macaristan’da uygulanan yöntemle aynı olacakmış... Başka ordular TSK’yı örnek alırken, bizimkiler de “yeni moda” Macaristan’dan örnek alıyorlar!. “Sınır Birliklerinin” insan malzemesi nereden? “Profesyonel paralı ordu” da aynı ruh kalacak mı? Böyle “Birlikler” kurulursa, düzenli milli ordu ile bu birliklerin askerleri arasında ayrışma olmaz mı? Ve bu paralı ordu milletin ordusu mu, iktidarın ordusu mu olur?  
Kısacası bu projeler gerçekleşirse, Türk Ordusunun bildiğimiz anlamda bitirilmesi tamam olacak... Zaten maksat da bu... Hem, ordudan intikam alacaklar, hem de tamamen kurtulacaklar! Türk Ordusu da, “Yeniçeri Ocağı” gibi lağvedilip bu sefer, “Vakayı Şerriye” ile yerine “Nizam-ı Cedit”  kurulacak... Gelecek otuz Ağustoslarda, “bayram” kalmışsa, geçit töreninde, yeni paralı ordu, asker, bando takımları eşliğinde değil, sadece “Mehteran takımı” temposuyla, bir sağa-bir sola, bir adım ileri bir adım geri- geçerse şaşmamalı!

Olacaklar...
Bundan sonra olacakları da tahmin edebiliyorum; “YAŞ” kararlarının sivil yargıya tabi olmasıyla, ordu içinde de sonu gelmeyecek davalar... Bu davaların yaratacağı iç çekişmeler ve huzursuzluklar... Ve zaten göze batan ve getirim iştihalarını kabartan, ordu arazilerinin, ordunun elinden alınması... Mesela, Kuleli Askeri Lisesi’nin ve de “Orduevlerinin”  otel yapılması... Emin olun, akıllarında planlarında hep bunlar var; iplerin ucu artık onların elinde! Tahtakuruları kovuklarından yavaş yavaş çıkacak, bel kemiğimizi kemirecekler. Güçleri yeterse!

Koşaner’den ışık
Ama yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner, devir-teslim konuşmasında selefi Başbuğ’la birlikte son noktayı koydu: “Hiç kimseye, hiçbir meslek grubuna ayrıcalık tanınmamalı, bu hizmet hakça ve eşit şartlarda yapılmalıdır” dediler. Orgeneral Koşaner, “Bedelli Askerlik” konusunda, “Gündemimizde yok... Profesyonel paralı askerlik de yok” dedi ve ekledi: “TSK’da Mehmetçiğin yerini alabilecek hiçbir alternatif yoktur. TSK’nın bazı unsurlarında, tecrübe gerektiren görevler için, sınırlı sayıda profesyonel personel görevlendirilmesi hiçbir şekilde ‘profesyonel orduya geçiş’ demek değildir. ‘Özel ordu’ tabiri ise son derece yanlıştır. Türkiye’de bir tane ordu vardır o da TSK’dır. Alternatifi yoktur ve olamaz. Vatan hizmeti herkes için hak ve ödev olduğuna göre hiç kimseye, hiçbir meslek grubuna ayrıcalık tanınmamalı, bu hizmet hakça ve eşit şartlarda yapılmalıdır”
Bu kesin ifadelerden sonra, mâlum “taraf”  ve çevrelerin, Koşaner Paşa hakkındaki hayalleri, herhalde düşüşe geçecektir... Ben, yeni Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Işık Paşa’yı yeni görevinde kutluyor, başarılar diliyorum ve O’nun şahsında, ordumuzun bayramını, buruk duygularla, kutluyor ve bu bayramın “hayırlara”  vesile olmasını umuyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş