5.000 yıllık planın sonuna geldiklerini sanıyorlar

A+A-
Afet ILGAZ

Uçağımızın Suriye hava sahası içinde düşürülmesinin bir tek yorumu var. Mısır’da, Kuzey Afrika’da estirilen yalancı Arap Baharı rüzgarlarının Suriye’de rahat estirilememesi.
Siyonizmin “vaat edilmiş topraklar” diye bir ülküsü var. Tevrat’ta Allah’ın Nil’den Fırat’a kadar olan toprakları Yahudilere vaat ettiği gibi bir şey. Ama, Tevrat, biliyorsunuz ki vahy edildiği haliyle kalmamıştır, hahamların yaptığı değişiklikleri ihtiva etmektedir.
Nil sınırındaki Mısır’ı halletiklerini sanıyorlar. Halletikleri yalnızca Mübarek’tir. Henüz koskoca Mısır devletinin bütünüyle bu oyuna geleceğine dair kesin bir şey yok.
Nil’den Fırat’a doğru gelin. Kilit noktada Suriye var. Hedefte de Türkiye. Bu yüzden Suriye’nin haçlı sürüsünün tuzağına düşmesini istemeyiz. Bu hem Türkiye hem dünya felaketi olur.
Şimdi doğunun yeni devleri Çin, Hindistan, Rusya ve İran, Suriye’nin yanında yer aldılar. Bu yüzden Putin’in bizim Başbakanla görüşmesi büyük önem ve anlam taşıyordu.

***


Toplantı üstüne toplantı yapılıyor Ankara’da. Zirve üstüne zirve. İyi de Türk uçağının Suriye sahillerinde ne işi vardı. Orada konuşlanmış Suriye muhalifleri ve Batılı ajanlar neler karıştırıyorlar, neler tezgahlıyorlar? Söylendiğine göre uçağımızın vurulduğu mesafe 17 milmiş. O kadar ki o bölgedeki Suriye tatil köyünde bulunanlar hadiseyi cep telefonuyla çekmişler. Genelkurmay’ın bu durumda da bir açıklama yapması bekleniyor. Genelkurmay’ın açıklamaları artık pek tatminkar olamıyorsa da Uludere ve Dağlıca baskınlarındaki açıklamalar gibi  “açıklayamayan açıklamalar” ın geleceğinden hiç şüphem yok, ya da şaşırtan açıklamalar...  “Amerika izin vermeden Kuzey Irak’a giremeyiz” gibilerden. Amerika’nın kriptoları ve açıklamaları daha  “açıklayıcı”  oluyor. Biri çıkıp  “Türk ordusunu kafese koyduk”  diyor. Bir kadın ajan çıkıp  “Her şey yolunda, Genelkurmay Başkanlarının tutuklanması süreci devam ediyor”  diyor. Onlar  “çok açıklayıcı” konuştuklarından bizimkiler açıklayıcı olamıyorlar, sadece ağlamakla yetiniyorlar.

***


Nil’den Fırat’a kadar giderken Suriye’den, bizden de toprak alacaklarını farz ediyorlar. İkide bir bizim Güneydoğu ile Irak’ın Kuzeyini birleşmiş ekonomik bölge ilan ediyorlar. Milli bağımsızlıklarını korumak isteyen Irak Merkezi Yönetimini, Ürdün’ü ve tabii Suriye’yi kolay yutacaklarını sanıyorlar. İşin piyonu Barzani’ye yeni petrol hattı açıyorlar. Hiç Türkiye’den ve güneydoğudan çıkmıyorlar. Çok pervasızlar. Oslo görüşmelerini İngilizlerin ayarladığını açık açık röportajlarda ilan ediyorlar.
Unutmasınlar İngilizler savaş gemileriyle Çanakkale Boğazı’ndan geçememişler ama İstanbul Boğazı’na Mondros mütarekesinden sonra çöreklenmeye kalkmışlardı. Sonuçta sadece Vahdettin Han’ı alıp kaçırmaktan başka bir başarı elde edemediler.

Yazarın Diğer Yazıları