http://www.yenicagpazarlama.com
Erciyes Zafer Kurultayi
http://www.yutes.net/

http://www.e-yenicag.com
    Giriş sayfam yap           Künye           Reklam           İletişim           Üyelik           RSS 30 Temmuz 2010 Cuma  
  ADALET BAKANI'NDAN GERÇEKER'E YANIT:      Norveç semalarında spiral şekilli UFO heyecanı      Nobel aldı, savaşı övdü!      Rektörler katsayıya isyan etti      Türk milleti haine karşı tek yürek      Türkiye imzaladığı protokole uysun...      Erdoğan İsrail'e sert uyarılarını sürdürdü      Şensoy'un istifası Ankara'yı karıştırdı      TAHRİP KAPSÜLÜ      Aliyev ve Sarkozy'nin Karabağ buluşması...     
Ana Sayfa
Yazarlar
Manşetler
Arsiv
Künye
Iletisim
Reklam
Üyelik
 
   Site İçi Arama
Yeniçag
Yeniçağ birinci sayfa
Günboyu
Günboyu birinci sayfa
Dokuz Sütun
Dokuzsütun birinci sayfa
RDBL BRİÇ
RDBL Briç
    Linkler
  • RDBL Briç
  • Acil Telefonlar
  • Depremler
  • Gazeteler
  • İgdaş Fatura
  • İski Fatura
  • Şans Oyunları
  • T.C. Kimlik No
  • Tel. Faturası
  • Tel. Rehberi
  • Uçak Seferleri
  • Savaş SÜZAL
    savassuzal@habergazete.com
    Yazy Tarihi: 20/11/2009
    Anasayfaya Dön Karakter boyutu : 10 Punto 12 Punto 14 Punto 16 Punto
    ABD Kongresinde Ergenekon Konferansı

    Washington, son günlerde ilginç bir şehir haline geldi. Belki de Erdoğan’ın Aralık ayı başında ABD başkentine yapacağı ziyaret bu durumu tetikledi. Ancak ben, bu son duruma, Amerikalı yetkililerin Erdoğan ve partisinin kendilerini 10 yıldır kandıran takiyesini anlamış olmalarına yoruyorum. Sizlere bugün Washington’da yaşanan bir gazetecilik olayını anlatmak istiyorum. Özellikle Türkiye’deki genç meslektaşlarımın dikkatle okumalarını öneririm. 
    Çarşamba günü ABD Kongresi’nde 1989 yılından bu yana Türkiye’de yaşayan bir İngiliz gazeteci Gareth H. Jenkins’in, “Gerçekle fantezi arası; Türkiye’nin Ergenekon soruşturması” adlı araştırması üzerine düzenlenen bir oturuma katıldım. Aslında anlattıkları bizler için bilinmeyen şeyler değildi. Ben de bu köşeden benzeri ve hatta daha ağır görüşleri defalarca aktarmıştım. Önemli olan bu gelişmelerin bir yabancı, özellikle bir gazeteci tarafından değerlendirilniş olmasıydı. Washington’daki ARI Vakfı’nın organize ettiği toplantının moderatörlüğünü Washington Institute Turkiye Araştırmaları Merkezi’nden Yurter Özcan yaptı. Mart 2006-Temmuz 2009 arası ARI Vakfı’nın da başkanlığını yapmış olan Yurter Özcan, Washington Institute’da işe başladıktan sonra, kendi isteğiyle başkanlık görevinden ayrılmıştı.
    Temsilciler Meclisi Rayburn ofis binasında küçük salonda düzenlenen toplantıda biz, kırmızı, gri ve yeşil gazeteciler, Kongre üyelerinin yardımcıları, Türk derneklerinden ve yabancılardan oluşan bir dinleyici topluluğu vardı. Jenkins, önce raporunu 1990’lı yıllardaki olaylardan başlayarak özetledi ve sonra soruları yanıtladı. İlk soruyu ben sordum. “Türkiye’deki adalet sistemini batı standartları ile karşılaştırıp tarafsız ve adilliğini değerlendirmesini” istedim. Jenkins, Batı standartları ile mukayese edilemeyecek kadar adli sistemin siyasallaştığını daha önce laiklerin İslamcılara karşı kullandığı bu sistemi şimdi AKP’nin laiklere karşı kullandığını kaydetti. 
    Doğal olarak kendisine yeşil ve tarikat basını tarafından saldırı oldu. Askerlerle birlikte çalıştığı ima edilerek, yazdıkları konusunda bilgi verip vermediği, yabancı yetkililerle temasları ve son olarak da Albay Dursun Çiçek’in ismi karıştırılan belge konusu soruldu. Jenkins burada ufak çapta bir gazetecilik dersi verip Ergenekon iddianamesinden en az bir kaç sayfa ile kendi yazdığı kısa raporu okuyup öyle kendisine saldırmalarını önerdi. Okumadıklarını bildiği bu konularda gene de sakin şekilde tüm iddiaları çürüttü. Aslında herkese çamur atan bu basın guruplarının ne kadar bu konularda cılız oldukları görüldü. 
    Toplantıda Jenkins’in benim dikkatimi çeken sözleri şöyle;
    - Yabancı gazetecilerin ve Washington’un konuya ilgi duymaya başladığı,
    - İddianamede, Ergenekon adlı örgütün varlığını kanıtlayan bir delil bulunmadığı
    - Ergenekon soruşturmasının paranoya ve siyasallaştırılmanın bir ürünü olduğu
    - Toplum içindeki tehlikeli hale gelen
    siyasal kutuplaşmanın adalet sistemine
    de yansıdığı,
    Bu arada Onur Öymen’in değerlendirmesine bir iki satır yazmak istiyorum. Sevgili okurum, Dersim olayı bir Kürt isyanıdır. Hangi ülke bir isyanı ne şekilde bastırmıştır dikkatle bakılması gerekir. Bu isyanda ölen Türk askerleri hiç mi kimsenin içini sızlatmıyor. Bu nedenle Öymen’i tüm kalbimle destekliyor ve ona karşı çıkan siyasi çıkar amaçlı açıklamaları ise ben bir Atatürk ve Türkiye düşmanlığı olarak görüyorum.


         
    2507 defa okundu
    Arkadaşına Gönder Yazdır Yorum Ekle Yazara Mesaj
    Yorumlar ( 0 )



     
     
    Bölücülük Yapan Vekilin Dokunulmazlığı Kaldırılsın mı?
     Evet
     Hayır