|
|
 |
|
Sabahattin ÖNKİBAR
|
|
sonkibar@gmail.com
|
| Yazy Tarihi: 15/12/2007 |
|
|
 |
|
|
| |
|
Kimsesizlerin kimsesi ve İhlas Finans mağdurları!
|
|
Dünkü Vatan Gazetesi’nde 9 sütuna verilen manşet haber şuydu: Enver Ören, on binlerce mağdur ve 1.2 milyar dolar borçla batırdığı İhlas Finans’ı, yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını İMKB’ye bildirdi.” Evet yanlış okumadınız hâlâ on binlerce garip ve zavallı insana 700 küsur milyon dolar borcu olan Enver Ören, batık olan finans kurumuna yeniden faaliyet izni istiyor. İhlas Finans deyince bizim söyleyecek çok ama çok sözümüz olur. Öyle, zira bu kurumun kuruluş iznini almak içini aylar boyunca neler çektiğimizi dönemin hükümet üyeleri ve Başbakan yardımcısı Murat Karayalçın’dan öğrenebilirsiniz. Diyeceksiniz ki sen de günahkârsın! Kuruluşuna, zerre maddi çıkarı olmaksızın profesyonel yönetici olarak katkı sunmak günahkârlıksa, affedin öyleyim. Malum, o dönem TGRT ve Türkiye Gazetesi’nin Ankara Temsilcisiydim ve dolayısı ile İhlas Finans’ın faaliyet iznini siyasetle olan yakın ilişkilerim sayesinde ben almıştım. Ancak Sanayi eski Bakanı Ali Coşkun’un kurucu genel müdür olduğu İhlas Finans, başlangıçta gerçekten samimi bir şekilde yola çıkmıştı.. Ne olduysa, Enver Ören’in parayı, gücü ve burada yazmaktan hâlâ haya ettiğim bazı şeyleri keşfetmesiyle oldu. Toplanan milyar dolar üstü fonlar, akıl almayacak şekilde çarçur edildi. TGRT’de program yapan, ya da dizi çeken kimi sanatçılara güya ileride çekeceği diziler karşılığında milyon dolarlık villalar, köşkler, lüks jipler alındı, avanslar verildi. Birileri sakın yok böyle bir şey demesin, bir çırpıda hafızamda olanların bir demetinin adresini derhal verebilirim. Diyeceksiniz ki, yüz milyon dolarlar, sanatçı takımına hediye edilen pardon ileride yapacağı diziler karşılığı alınan köşklerle bitmez. Doğrudur o kadar büyük bir para, değil sanatçılara alınan villalarla, kendilerine alınan özel uçak, helikopter, köşkler ve lüks yatlarla da bitmezdi. Dahası, Mücahit Ören’in büyük otellerini çok sevdiği ve sadece gezip görmek için sık gittiği Las Vegas gezileriyle de bitmezdi... Bu paranın bir bölümü dış yatırım için okyanus ötesine gitti. Mesela hangi yatırıma mı? Miami’de 50 ve 100 dönüm alan üzerinde inşası düşünülen çiftlik evler projesine ve daha bunun gibi pek çok projeye.. Ayrıntıları kitap olacak korkunç bir serüven sürecinden sonra batış.. Batış günleri ahh ki ne ahhh... İhlas Finans’a el konulan o gün. Enver Ören’in yurtdışına kaçıp telefonda; “Ben hapse girmem Sabahattin. Paris’te Eyfel kulesinin karşısında yemek yiyorum” dediği o gün. Doğruya doğru, benzerleri zindandayken Enver Ören, gerçekten hapse girmedi. Oğlu da kurtuldu. İlginç ve hüzünlü olan, bütün bunların, o günlerde; “Bu Enver Ören ne yapıyor, çıldırdı mı? Garibin gurebanın hakkı arşı boğar” diye bana telefon eden ve sitemler aktaran Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık döneminde olmasıdır. Evet yanlış okumadınız, o günlerde Enver Ören ve İhlas mağdurları için feveran eden ve bunu benimle paylaşan Sayın Erdoğan, şimdi İhlas’ı sadece korumuyor, aynı zamanda ona bağrını açıyor. Kimsesizlerin kimsesiyim diye iktidar olan AKP ve lideri, İhlas Finans’a, hac param faize bulaşmasın, hastane param faize bulaşmasın, kefen param faize bulaşmasın diye emanete bırakan garibin, yetimin, zavallının hakkını arayacağına, o paraları herkesin bildiği ve gördüğü biçimde sağa sola savuran Enver Ören’e sahip çıkıyor. İşte imtihan, samimiyet, işte vicdan, işte işte tablo, işte hakikat...Bütün bunları bire bir canlı olarak yaşadıktan sonra ben bunların samimiyetine söyler misiniz nasıl inanırım, nasıl, nasıl, nasıl? TMSF Başkanı Ahmet Ertürk -ki AKP’nin en güvendiği bürokrattır- İhlas’da hortum var diyor. Tayyip Bey umursamıyor. Peki ama niye? Medyasını kullanmak ve onu topyekün teslim almak için mi? Soruyorum: Star 305 milyon dolara satılırken, Fox neden 98 milyona satıldı. Bu olayın perde gerisinde neler var? Soruyorum İhlas’a Toplu Konut İdaresi’nden işler mi veriliyor. Soruyorum, İhlas ve şirketlerin hisse senetleri İMKB’de son birkaç aydır nasıl uçuyor? Bu işin perde arkası nedir? Bedelli sermaye artırımı hikayesi nedir? Son soru ve bitirelim: Sarıyer’deki yalıda; ’Ey abiler, Enver Abi hapse girecek, imzalayın bunları’ hikayesi nedir?..
Gazete okumaya bile üşenen parti başkanı kim? Önceki gün MHP Genel Başkanı medyaya kahvaltı veriyor. Gazeteci soruyor: “Milletvekilleriniz Büyükanıt Paşa’nın istifasını istedi. Siz de isti-yor musunuz?” Bahçeli şaşkın: “Kim istedi, ne zaman istedi, niye istedi?” Gazeteci: “Efendim gazeteleri görmediniz mi, Osman Durmuş istedi.” Bahçeli habersiz: “Bilmiyorum. Osman Bey’i çağırıp konuşalım.” Bu olay Bahçeli’nin o günkü gazeteleri okumadığını gözler önüne seriyor... İyi de onlarca medya mensubunun önüne çıkacağı gün bir siyasi lider, o günün gündemini almak için de olsa nasıl gazete okumaz?.. Dün, Bahçeli’ye bir dönem çok çok yakın olan bir isimden, aynen şunları dinledim: “Devlet Bey hiç gazete okumaz. Sadece basın özetlerine şöyle bir göz atar. Fikret Bila gibi sevdiği bir iki yazarın yazısını ister ve onları uzun uzadıya okur.” Araya girip sordum; Peki ama neden, MHP gibi bir partinin lideri gazete okumaz: Cevap tek; şu: “Sayın Bahçeli biraz üşengeçtir de.”
Kürşat Atılgan’ın telefonu ve açıklaması MHP Adana Milletvekili Kürşat Atılgan önceki gün yazdığımız yazı için aradı ve bir açıklama gönderdi. Özet şu: “Sabahattin Bey, ben konu ile ilgili olarak Sayın Bahçeli’ye de bilgi sundum. Benim Telekom’un satılması olayı ile uzak-yakın zerre bir katkım ve bilgim söz konusu değildir. Evet ben Öger Telekom’a danışmanlık yaptım ama benim konum sadece spordu. Öger Telekom ile spor takımlarının yapılandırılması ve spor stratejileri ile ilgili olarak danışmanlık yaptım. Bu danışmanlığa da milletvekiliğine aday olduğum gün, hukuki zorunluluk yok iken son verdim.. Keza Sevgili Ali Halaman’la ilgili gelişmelerden de zerre haberdar değilim. Onun YSK ile problemini ve adaylık olayını emin olun bilmiyorum. Ben saha karşı 00.04’de Genel Merkez tarafından arandım ve ikinci sıra adaylık teklifiyle karşılaştım. Ben de bunu kabul ettim. Hadise budur... AKP’li Bakan Yıldırım’ın beni hedef alması da TBMM’de sivil havacılık ile ilgili olarak yaptığım acıtıcı eleştiri nedeniyledir. AKP’li Bakan, söylediklerimin altında ezilmiş olacak ki hedef şaşırtmıştır.” Evet sözler, ya da açıklamanın özeti bu... Uzun uzadıya dinledikten sonra biz de Sayın Kürşat Atılgan’ın samimiyetine ve söylediklerine inanıyoruz..
Aksolcular neden susuyor? AKP’de malum Aksolcular diye bir grup var. Bu grubun içinde geçmişte adı kamuoyunda Marksist’e ve sosyal demokrata çıkmış bildik ve tanıdık isimler var. Kimler mi? Ertuğrul Günay ,Zafer Üskül, Haluk Özdalga, Ayşe Nur Bahçekapılı, Erdal Kalkan ve İbrahim Yiğit... Parti içinde AKP’nin sol kanadı diye nitelendirilen bu grup, son günlerde baskı altında. Sebep, AKP’nin YÖK ve benzeri kurumlardaki kadrolaşması.. Öyle ki bu milletvekillerinin mailleri ve posta kutuları protesto mesajları ile dolup taşıyor. Sahi bizim de yakın tanıdığımız olan ve sola lider olmak için yıllar yılı çırpınan Sevgili Ertuğrul Günay, AKP’nin son tavır ve tutumlarını rövanş alma ya da toplumu dönüştürme olarak görmüyor mu, yoksa görüyor da Bakanlık makamı uğruna görmezlikten mi geliyor?.. AKP’nin solcuları, AKP’nin vicdanı olmak iddiasındalarsa yapılan yanlışlara dur demeleri gerekiyor. Aksi halde onların AKP’ye gelişlerinde başka başka amaçlar aranır...
|
|
4328
defa okundu
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|