|
|
 |
|
Sabahattin ÖNKİBAR
|
|
sonkibar@gmail.com
|
| Yazy Tarihi: 15/01/2008 |
|
|
 |
|
|
| |
|
Başbakanlık'ta Kur'an'la yemin ve Barlas'ın TGRT'den kovulması!
|
|
GÜNÜN OLAYI Başbakanlık’ta Kur’an’la yemin ve Barlas’ın TGRT’den kovulması!
Yıl: 1998. 28 Şubat sürecinin sıcak günleri. Telefonda İhlas’ın patronu Enver Ören var: - Sabahattin; Mesut Yılmaz bize Refahyol iktidarını desteklediğimiz için soğuk biliyorum ama, mutlaka görüşmemiz gerekiyor. Biliyorsun Başbakan’la işlerimiz var. Ne yap yap Mesut Bey’i ikna et ve bize bir randevu ayarla. Buzları eritmemiz gerekiyor. Enver Bey’in bu arzusu üzerine soluğu hemşehrim ve dostum olan dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ın yanında alıyor ve talebi iletiyorum. Cevap ısrarlarıma rağmen olumsuz oluyor. Enver Ören pes etmiyor ve Başbakan’la çok yakın olan Kadir Has’la, Sibel Can’ın kocası Sülhi Aksüt’ü devreye sokuyor. Mesut Bey’den Kadir Has’a cevap: “Kadir Beyciğim sen bu işe bulaşma.” Sibel Can’ın kocası Sülhi Aksüt, Mesut Bey’i tanımıyor ama tanıdığı olan Şadan Tuzcu’yu devreye sokuyor. Sonuç yine yok... Enver Bey Ankara’ya gelip bana şu sözü ediyor: - “Her yerden atağa geçtim, sonuç alamıyorum. Ne yap yap, beni Mesut Bey’le bir araya getir ve barıştır. Bunu senden başka hiç kimsenin yapamayacağını bana bizzat Kadir Has söyledi...” Mesut Yılmaz şahidimdir defalarca evine gidip eskilerin deyimi ile postu serdim, ısrar ettim ve 4. gidişimde ikna edip randevuyu aldım. Diyeceksiniz ki Mesut Yılmaz görüşmüyorsa görüşmesin, Enver Bey’de bu ısrar niye? Eh sizin de 165 milyon dolarlık Bursa-Yalova Elektrik Dağıtım İhalesi işiniz olsaydı siz de herhalde çok farklı davranmazdınız. Ve randevu akşamı: Yer: Başbakanlık Konutunda toplantı odası. Odada 5 isim var... Başbakan Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı Cavit Kavak, Enver Ören, Mücahit Ören ve Sabahattin Önkibar. Seramoni faslından sonra Enver Ören, cebinden küçük bir Kur’anı Kerimi çıkararak aynen şunları söylüyor: - Şu Kur’anın üstüne yemin ediyorum ki, bundan böyle ben yaşadığım süre içinde, benim gazete ve televizyonumda sizin ve partinizin aleyhine tek bir haber yapılırsa Allah beni kahretsin. Kur’anın üzerine yemin ederek söylüyorum ki böyle bir şey asla olmayacak. Mesut Bey’le Cavit Kavak’ın nutku tutuluyor. Sadece onlar değil, ben de şaşırıyorum. Öyle ya bir medya patronu Başbakanlık’ta Kur’anın üstüne basarak böyle bir sözü bir siyasiye nasıl verebilir? Mesut Yılmaz sessizliği bozuyor: - Enver Bey bu yaptığınız doğru değil. Biz yanlış yaparsak medya elbette bizi eleştirecek. Böyle bir şey için Kur’anla yemin olur mu? Enver bey devam ediyor: - Sayın Başbakan’ım ben içimden geleni yapıyorum. Bu ilahi bir şey. İçimden öyle geliyor.. Haa bir başka kararım daha var. Onu da sizinle paylaşmak istiyorum. Mesut Yılmaz: “Hayırdır Enver Bey?” Enver Ören: - Bir karar aldım ve yarından sonra bunu uygulayacağım. Şu Mehmet Barlas, TGRT’de boyuna sizi tenkit ediyor. Olur mu canım, bu kadar da tarafgirlik yapılır mı? Kararımı verdim. Barlas’ı gönderiyorum. Mesut Yılmaz: “Aman, Enver Bey şimdi Mesut Bey’le görüştü, Barlas’ı kovdurttu derler. İşi bana bağlarlar” Enver Ören: - Yok canım, ben gönderiyorum onu.. Bittiii. Benim televizyonumda Başbakanıma laf ettirmem ben. Ve ertesi gün: Mehmet Barlas’ın işine, gelecekte alacağı maaşların da önemli bir kısmı ödenerek son veriliyor.. Öğrendiğime göre Mehmet Bey gönderilirken Mesut Yılmaz’ın baskı yaptığı ima ediliyor. Şimdi durup dururken bunları niye mi hatırladım? Malum bu aralar 28 Şubat anıları revaçta... O dönem yapılan derin baskılarla bazı gazetecilerin işine son verilmişti ya... Kimi çevreler de böyle bir irade olmaksızın Mehmet Barlas örneğinde olduğu gibi, kendi hesapları için operasyonlar yapıp suçu Ankara’ya havale etti, bunun bilinmesi için... NOT: Kur’anlı yeminden sonra Mesut Yılmaz’la ilgili olarak Türkiye Gazetesi ve TGRT’de aleyhte haberi mi soruyorsunuz? Arşive girin, onlarcasına gözünüzle şahit olun...
+++++
HAVA GERÇEKTEN SOĞUK! Doğal gaz bahane, İran rahatsız!
İran’dan habire doğal gaz kesintisi haberleri geliyor.. Neymiş efendim İran’da havalar çok soğukmuş da, kesinti onun için olabilirmiş..Yahu anlaşmalar yapılırken bütün bunlar dikkate alınmadı mı? Elbette alındı.. O zaman bu kesinti hikayesi neden? Sebep şudur: Havaların soğuk olması falan hikayedir. İran, Türkiye’nin son dönemde ABD ile çok çok yakınlaşmasından rahatsızdır ve muhtemelen de Ankara ile Washington arasında yapılan gizli bir anlaşmadan kuşkulanmaktadır. Dolayısı ile doğal gaz kesintisi hikayesi bunun tepkisidir.. Peki böyle bir şey olabilir mi?.. Son gelişmelere bakarsanız Türkiye ile ABD arasında muhabbet rüzgarları estiği aşikardır. İyi de ABD, tezkere olayından sonra hiçbir şey almadan Türkiye’yi bağrına basar mı? Elbette basmaz.. Şu halde işin içinde bir iş var ve bilmediğimiz şeyler olmuş ve oluyor demektir.. Bekleyin yakında kokusu çakacaktır. İran boşuna kıvranmıyor!
+++++
BİZDE YOK İşte gerçek derin devlet!
Türkiye’de derin devlet var diyorlar ya, ben gülüyorum.. Türkiye’de değil derini, gerçek anlamda bir devlet bile yok.. Peki derin devlet nerede var ve nasıl mı olur? Ailesinin Müslüman olabileceği iddialarının ortaya atıldığı demokrat başkan aday adayı Obama’yı, tehdit ve tehlike görüp şimdiden önünü kesen ABD’de derin devletin olduğu kesin. Keza Yahudi kartelini bir gecede dağıtan ve onları hapse gönderip mallarına el koyan Putin’in Rusya’sında da var... Aynı şekilde İngiltere’de, Çin’de ve Fransa’da da var. Derin devlet olgusu emperyal ülkelere özgü bir özelliktir. 18. yüzyıla kadar Osmanlı’da da derin devlet vardı... Diyeceksiniz ki Türkiye şimdi derin devletini kuramaz mı? Hayır kuramaz... Kurdurtmazlar. Derin devlet olgusu gerçek anlamda hükümran olmanın ifadesidir... 430 milyar dolar borcu olan bir ülkeye hükümranlık vermezler, elini ve kolunu bağlarlar
+++++
ORTAK SIKINTISI Çalık para bulsun diye acil yasa mı?
Sabah-ATV ihalesini kazanan Çalık Grubu önce kredi arayışına girdi, onu bulamayınca da ortak aradı. Lakin aranan ortak da teknik olumsuzluklardan ötürü bir türlü bulunamadı... Ne midir teknik olumsuzluklar? Malum var olan RTÜK Kanunu’na göre yabancılar medyada yasal olarak ancak yüzde 25 pay sahibi olabiliyorlar. Bu durum da Çalık’ın aradığı 500 milyon dolar üstü bir kaynağa erişmesini engelliyor. Hiç bir yabancı yüzde 25 için TMSF’nin satış rakamını göz önüne alarak böyle bir parayı vermiyor. Vermeyince de süreç fevkalade yavaş işliyor... Yok yok adam para bulamıyor diye kimse bu ihalenin iptal edileceğini düşünmesin.. Göreceksiniz tıpkı El Makdum’da olduğu gibi Çalık parayı bulana kadar beklenecektir.. Dahası, muhtemelen parayı bulmasına teknik olarak yardım da edilecektir.. Nasıl mı? Yeni RTÜK yasasının derhal TBMM’ye sevki ile. Malum yeni yasaya göre yabancı payı yüzde 50’ye çıkıyor ve bu şekilde Çalık da aradığı ortağı ve parayı bulmuş olacak...
|
|
7192
defa okundu
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|