http://www.yenicagpazarlama.com
Erciyes Zafer Kurultayi
http://www.yutes.net/

http://www.e-yenicag.com
    Giriş sayfam yap           Künye           Reklam           İletişim           Üyelik           RSS 09 Şubat 2010 Salı  
  ADALET BAKANI'NDAN GERÇEKER'E YANIT:      Norveç semalarında spiral şekilli UFO heyecanı      Nobel aldı, savaşı övdü!      Rektörler katsayıya isyan etti      Türk milleti haine karşı tek yürek      Türkiye imzaladığı protokole uysun...      Erdoğan İsrail'e sert uyarılarını sürdürdü      Şensoy'un istifası Ankara'yı karıştırdı      TAHRİP KAPSÜLÜ      Aliyev ve Sarkozy'nin Karabağ buluşması...     
Ana Sayfa
Yazarlar
Manşetler
Arsiv
Künye
Iletisim
Reklam
Üyelik
 
   Site İçi Arama
Yeniçag
Yeniçağ birinci sayfa
Günboyu
Günboyu birinci sayfa
Dokuz Sütun
Dokuzsütun birinci sayfa
RDBL BRİÇ
RDBL Briç
    Linkler
  • RDBL Briç
  • Acil Telefonlar
  • Depremler
  • Gazeteler
  • İgdaş Fatura
  • İski Fatura
  • Şans Oyunları
  • T.C. Kimlik No
  • Tel. Faturası
  • Tel. Rehberi
  • Uçak Seferleri
  • Sabahattin ÖNKİBAR
    sonkibar@gmail.com
    Yazy Tarihi: 29/05/2008
    Anasayfaya Dön Karakter boyutu : 10 Punto 12 Punto 14 Punto 16 Punto
    Bürokratından Başbakan'a İhlas Finans'taki hortumlamaya göz yumdu iddiası!

    Bugün Gazetesinde önceki gün şöyle bir haber yayınlandı. -TMSF  Başkanı Ahmet Ertürk yolsuzluğun   kitabını yazıyor.
    Haber devam ediyor:
    -Kitapta İhlas Finans’la ilgili olarak Ahmet Ertürk’e ait şu satırlar var:
    - “Maalesef İhlas Finans yüreğimin acıdığı, gerçekten düşünürken kendimi ağlamamak için zor tuttuğum bir yaradır. İhlas Finans diğer batık bankalardan farkı olmayan bir hortumlama operasyonudur. İhlas Finans mağdurları sahipsiz kalmıştır. Biz onlara sahip çıkmak için birkaç girişimde bulunduk ama başaramadık. Biz bu mes’eleyi, iddia ediyoruz çok kısa bir sürede çözerdik ama İhlas Finans görev alanımızda değil.”
    Bunu söyleyen kim?
    Ahmet Ertürk.
    O kim?
    Başbakanın kendi atadığı en güvendiği bürokratı.
    Yukarıdaki satırları bir kez daha okuyun ve Ertürk’ün ne demek istediğini iyi anlayın.
    Adam diyor ki; İhlas Finans’da açık, aleni bir hortumlama var ama bunun üzerine gidilmesine izin verilmedi!
    İzin vermeyen kim?
    Siz ya da ben değil, hükümet ya da onun başındaki herhalde.
    Hatırlayın konu Meclis’e gelmiş, ancak TMSF denetiminin dışında kalması için AKP toplu olarak oy kullanmıştı.
    Söyler misiniz nedir bunun adı?
    Önüne geleni TMSF denetimine sokacaksın, iş İhlas Finans’a geldi mi orada ölçü, emsal ve değer tanımaksızın çark edeceksin!...
    İşte size konu ile ilgili olarak bir başka enstantane:
    Bir kaç gün önceydi.
    AKP’nin 10 ay öncesindeki Sanayi Bakanı Ali Coşkun’la bürosunda sohbet ediyoruz.
    İhlas Finans’ın kurucu genel müdürü olan ve oradaki hortumlamalara baştan beri isyan ettiği bilinen Ali Bey’e Tayyip Bey’in önceden zerre sevmediği İhlas’ı ve Enver Ören’i birden sahiplenmesinin perde arkasını sordum:
    Aldığım cevabın özeti şudur:
     “Tayyip Bey, Enver Bey’i yine sevmez ama belli ki hesapları var. İhlas Finans olayında başta bu işi temizleyelim, hazırlığı yap diye bana talimat veren Sayın Başbakandır. Hal böyle iken  Sayın Erdoğan son anda hiç beklenmedik bir şekilde frene bastı. Belli ki o arada bir şeyler oldu.”
    Evet görüldüğü gibi tıpkı Ahmet Ertürk gibi, Ali Coşkun da  İhlas Finans’daki hortumlamanın üzerine gidilmesinde Tayyip Erdoğan’ın kalkan olduğunu söylüyor.
    Peki ama neden? Ne oldu da Başbakan birden bire değişti?
    Tablo bu iken bırakın Tayyip Erdoğan’a mideden bağımlı olan sözde muhafazakar gruplar, muhalefet partileri bile bu hadiseyi afişe edip gündeme getirmedi.
    Tamam CHP oluşturduğu İhlas Finans dosyasını afişe için uygun bir zamanı bekliyor olabilir, ancak Deniz Bey, Enver Ören tarafından kendisine gece yarıları açılan ağlamaklı telefonlardan etkilenir diye de düşünmüyor değilim... Çünkü Enver Bey’in etkili feryatlı ağlamalarına 28 Şubat sürecinde  Genelkurmay karargahında iki kez tanıklık ettim. CHP lideri eğer birilerinin ağlamasına kulak verecek ise bu Enver Ören değil, Allah(cc) ve din istismarları ile para kaptıran onbinlerce yetim ve gariplerin feryatları  olmalıdır.
    Tam bu noktada konu ile ilgili olarak çok önemli bir haber verelim.
    İhlas Finans dosyası kapanmadı ve kapanmayacak.
    Kesin bilgilerimle söylüyorum ki İhlas’la ilgili olarak önümüzdeki günlerde acayip gelişmeler olacak...



    PES Kİ NE PES...
    GAP Tayyip Bey’in kardeşlik projesi imiş!
    Dün AKP matbuatında bir haber: Tayyip Bey yüzyılın en büyük kardeşlik projesini başlattı.. Kastettiği proje GAP... Tayyip Bey başlatmış onu... Bu millet kör ve sersem ya, yuttur yutturabilirsen... Yahu, Tayyip Bey başlattı dediğin proje onlarca yıldır yürüyor ve hakkında yüzlerce cilt kitap bile  yazıldı. AKP ve Erdoğan bu projeyi değil başlatan, tersine onu gömen, rafa kaldıranlardır. İşte size devlet kayıtları. GAP’a Türkiye 1970’lerden beri her yıl büyük kaynaklar ayırdı. İşte son 10 yıl: 1998, 1999, 2000’de GAP’a ayrılan kaynak 1.5 milyar doların üstünde... 001’de yani kriz yılında bu miktar 800 milyon dolara iniyor. 2002, 2003 ve 2004’de bu rakam korunuyor. Ve işte son üç yıl :2005’de GAP’a ayrılan para 25 milyon dolar, 2006’da 24 milyon dolar, 2007de 21 milyon dolar. Evet yanlış okumuyorsunuz, AKP iktidarı ile GAP’a ayrılan para bu. Hal böyle iken bunu görmeyeceksiniz ve seçim  öncesinde yapılan sanal töreni, Tayyip Bey’den yüzyılın projesi diye sunacaksınız. Vallahi pes... Ama adamlar haklı canım,Tayyip olmasa onlar da olmayacak ki!.. Bir de bunlara gazete ve burada çalışanlara gazeteci demezler mi!



    BİZDE BÖYLE...
    Remzi Gür olayı Batı’da olsa!
    Remzi Gür’ü biliyorsunuz, Başbakan’ın kankası ve dostu olan ünlü işadamı. Remzi Bey, Başbakan’a o kadar yakın ki Erdoğan ailesini sürekli evinde ağırlıyor ve dahası beyana göre çocuklarını yurt dışında okutuyor. İşte bu Remzi Gür, Abdullah Gül’ün birinci Cumhurbaşkanlığı oylamasında CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım’a, TBMM’ye girmesi için rüşvet teklif etmiş ve bu iddia mahkemeye taşınmıştı..Ve muhakeme sonuçlandı. Remzi Gür suçlu bulunarak 10 ay hapse mahkûm oldu... Şimdi olayı tartışalım. Remzi Gür, Londra’da yaşayan bir işadamı, arada bir Ankara’ya geliyor. Sorarım size böyle bir işadamı bu tür bir işe kendi başına girer mi girmez mi? Öyle ya, sonuçta Anamuhalefet partisine ait bir mebusa kanca söz konusudur. Aynı şey Batılı bir ülkede olsa emin olun yer yerinden oynar ve bu mahkeme kararından sonra Başbakan’ın istifasını isterlerdi.. Peki Türkiye’de ne mi oluyor? Yazılı medyanın yarısı, yani AKP’li matbuat bu olayı haber bile yapmadı iyi mi!


    NEREDEYİZ... 
    Dinleme çeteleri!
    Dinleme çetelerinin son marifeti CHP Genel Sekreterinin dinlenmesidir. Önder Sav makamında yaptığı özel konuşmaları ertesi gün Vakit Gazetesinde okudu. Belli ki dinleme çeteleri sızdırmış bunu... ABD’de buna benzer bir olay geçmişte Başkan Nixon’un istifasına sebep olmuştu, Türkiye’de ise bırakın Başbakan’ın istifa etmesi, bu rezillik ülkede satılan pardon pardon dağıtılan gazetelerin yarısında haber bile olmuyor... Hadise açık ve net bir şekilde dinleme çetelerinin varlığını ortaya koyuyor. Hükümet, olmayan çetelerin üstüne giderken olduğu kanıtlanan bu çeteleri görmezden geliyor. Açıkçası bu durum Türkiye’nin nerede olduğu ve nasıl yönetildiğini gözler önüne seriyor. Zerre abartmıyorum bugün Ankara’da  milletvekilinden bürokratına, parti liderinden gazetecisine kadar herkes dinleme sendromunun içinde. MHP’nin de dinlenildiğine dair bu partiden ciddi iddialar var. Kısacası Ankara adeta soğuk savaş sürecinde bütün ülke ajanlarının cirit attığı merkezleri andırıyor.


         
    6681 defa okundu
    Arkadaşına Gönder Yazdır Yorum Ekle Yazara Mesaj
    Yorumlar ( 0 )



     
     
    Bölücülük Yapan Vekilin Dokunulmazlığı Kaldırılsın mı?
     Evet
     Hayır