Abant toplantısından esintiler...

Sadi SOMUNCUOĞLU

Abant toplantılarının 18’incisi Erbil’de yapıldı. Tam bir siyasi  manifesto niteliğinde geçen toplantı sonunda bir  “bildiri”  yayımlandı. Sonuç bildirisinde,  “Etno-milliyetçilik üzerinde kurulan her türlü politika reddedilmektedir” deniyor. Bu güzel de, yapılan konuşmaların, sunulan tebliğlerin  “etno-milliyetçilik”  temelinde yoğunlaşması neyin nesi? Hani derler ya,  “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu”  diye. Tam öyle.
Konuşmacılar, bölgenin 4 devletindeki etnik grupların ayrışması üzerinde önemle durdu. Bunun adına da  “Barışı ve Demokrasiyi Birlikte Aramak”  dediler. Buna da güzel diyelim, haydi Yugoslavya’da olanlar unutuldu diyelim de, şu Irak’ın başına gelenleri nasıl izah edeceğiz? Yanıbaşımızda, 6 senedir bir milyondan fazla insan katledilmedi mi, yüzbinlerce namuslu kadın pazarlara düşürülmedi mi, bir ülke her şeyiyle mahvedilmedi mi? İnsanlığın yüzünü kızartacak bu facianın ne zaman ve nasıl biteceğini bilen var mı?
Komşularımızda “etno-milliyetçilik”  kışkırtılırsa ne olur, hiç bir şey bilmiyorsanız, şu PKK vahşetine bakamaz mısınız? Bütün bunların adına,  “Barış ve demokrasiyi aramak” diyeceğiz öyle mi?
Bu bahiste son söz.
Şu ABD’ye bakınca ne görüyoruz? 72.5 milletin insanları bir araya gelmiş,  “Amerikan Milleti” ni oluşturmamış mı? Şu Avrupa Birliği’ne bakınca,  “Birleşik Avrupa Devletleri”  olmak için yarım asırdır çalıştıklarını görmüyor muyuz?
Peki onlar birleşerek dünya gücü olurken; biz bin yıldır, aynı dinin, aynı dilin, aynı vatanın, aynı kültürün, aynı tarihin, aynı devletin insanları olarak, niçin ayrışmaya çalışıyoruz? Emperyalistler kendileri birleşirken, bize niçin ayrılmanın  “Barış ve Demokrasi” getireceğini söylüyorlar?
Ey akıl, ey vicdan neredesin? 

* * *

Toplantının bazı ilginç yönleri de vardı. Bunlardan örnekler verelim.
Bir gazeteci  “Kuzey Irak kavramının” Türk medyası tarafından şekillendirildiğini iddia edip, sebeplerini şöyle sıralıyor.
“Türkiye’de Kuzey Irak, insanların zihninde olumsuz bir algıya sahip. Bunlar 4 temel üzerine kuruluyor;
* Kuzey Irak, ülkemize yönelik terörü besleyen bir bataklıktır.
* K. Irak’ta bizi bölmek için şekillenen bir Kürt devleti kurulmaktadır. Yani üniter yapımıza yönelik bir tehdittir.
* K. Irak’ta Türkiye’nin verdiği desteğe ve imkanlara ihanet edenler yaşamaktadır.
* K. Irak ikinci bir İsrail’dir.
* K. Irak, Amerika tarafından İslam ülkelerine karşı bir üs olarak kullanılmak üzere hazırlanmaktadır.
* Her türlü kaçakçılık ve kirli iş bu bölgeden geçmektedir.”
Evet tespitleri böyle. Bunun kararını siz verin.
Başka bir örnek. Anlı şanlı, bölgenin de uzmanı geçinen bir gazeteci, Neden  “Kürdistan” değil de,  “Kuzey Irak”  dendiğinden şikayet ediyor.
Bunu okuyan bir Türkmen de,  “Haydi ’Kürdistan’ı anladık, neden ortada bir de ’Türkmeneli’yok? Madem orada bir devlet kuruluyor, ’Barış ve Demokrasi’aranıyor, Türkmenler’in adı niçin yok?”  diye soruyor.
Haksız mı? Mesela, Arapçanın yanında “Soranice” bütün Irak’ta geçerli resmi dil sayılmış. Ama Türkmence öyle mi? Hayır.
Irak Anayasası’nın 5’inci maddesi;  “Bir bölge veya vilayette yaşayan ahalinin düzenlenecek bir referandumda çoğunlukla karar vermesi halinde...” Türkmence’nin, orada  üçüncü resmi dil olabileceğini söylüyor.
Türkiye’de bin yıllık bir dünya Devleti olan Türkiye’ye, emperyalistler ve işbirlikçiler dayatmıyor mu?  “Kırmançca”  resmi dil olsun diye?
Bir örnek daha verelim. Bizim  “Barış, Kardeşlik, Demokrasi aşıkları” , Barzani ve Talabani’ye  “aşiret rejisi” denmesine pek içerliyorlar. İyi de,  “aşiret”  ve  “reisi”  olmak kötü bir şey mi? Barzani de, Talabani de, aşiretleri sayesinde yönetimlere baş olmadılar mı? Aksi halde bu makamları rüyalarında bile göremezlerdi, değil mi?
Eğer alınganlıklarının sebebi, “aşiretten devlet olur mu”  ise, tabii ki haklıdırlar. Devlet nedir, hukuk nedir, demokrasi nedir, hür ve eşit birey nasıl olunur, seçimler ne demek gibi sorulara, aşiret yapısının bir cevabı olabilir mi? Aşirette reis ne derse o olur. Onun astığı astık, kestiği kestik. Hukuk da o, karar da o, baş da o, devlet de.
Siz emperyalistlerin siparişi üzerine devlet olduk derseniz, bu sorular hep cevapsız kalır.
Tevhit dini İslam ne diyor? Birlik olun. Siz ne dersiniz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş