ABD, İran operasyonu için Türkiye'yi yeniden dizayn mı ediyor?

İsrafil K.KUMBASAR

Önüne konulan ‘yol haritasının’ dışına çıkarak, kaybetmeye başlattığı güveni ‘başörtüsü’ meselesini kullanarak dengelemeye çalışan iktidar partisi, hakkında ‘kapatma davası’ açılarak yeniden ‘hizaya’ sokuluyor.
Yoğun bir ‘yıpranma’ sürecine sokulan ve ‘darbe söylentileri’ ile kıskaca alınan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, komuta kademesinin belirleneceği kritik YAŞ toplantısı arifesinde iyice eli kolu bağlanıyor.
Ümraniye’de el bombalarının bulunmasıyla başlayan ‘Ergenekon’ isimli soruşturma, ‘hukuki’ çerçevenin sınırları dışına taşarak, ‘milli direnişin’ kırılmasına yönelik ‘linç kampanyasına’ dönüşüyor.
Zaten ‘pamuk ipliğine’ bağlı olan ekonomi, bilinçli bir şekilde oluşturulan belirsizlik ortamında, sonuçları 2001 yılındakinden daha ağır olacak yeni bir ‘krize’ doğru sürükleniyor.

* * *

İşte böyle bir ortamda, ‘durumu fırsat bilen’ karanlık odaklar, yeniden harekete geçiyor.
Önce İstanbul’daki Amerikan Konsolosluğu’na ‘göstermelik’ bir saldırı düzenleniyor, ama ‘6 Türk vatandaşı’ hayatını kaybediyor.
Ve nihayet İstanbul’un göbeğindeki yerleşim merkezlerinden biri olan Güngören’de birbiriyle bağlantılı iki bombalı saldırı düzenleniyor.
17 kişi hayatını kaybediyor.
Yüzlerce kişi yaralanıyor.
Sıradan terör örgütlerinin ‘sivil insanları’ hedef alan böylesine bir saldırıyı ‘kendi inisayitifleri’ ile gerçekleştirmesi mümkün müdür?
Tabii ki hayır?
Demek ki ‘bir yerlerden’ talimat alıyorlar.
Kimden?

* * *


‘Hizaya sokulan’ iktidar.
‘Eli kolu iyice bağlanan’ ordu.
‘Baskı altına alınıp susturulan’ milli direniş.
‘Kriz eşiğine gelmiş olan’ ekonomi.
Ve ‘yeniden şiddetlenen’ terör.
Farkında mısınız?
Türkiye her geçen gün daha da ‘içe’ kapanıyor.
Özellikle son bir yıl içinde ‘başını kaldırmaya’ dahi müsaade edilmeyen Türkiye, bölgesinde meydana gelen gelişmeleri, kafasını kuma gömmüş bir devekuşu gibi ‘sessiz’ ve ‘tepkisiz’ şekilde peşinen kabullenmeye zorlanıyor.
Sanki birileri, Türkiye’nin ‘elini ayağını’ bağlayıp, ‘gözlerini’ açık bırakıyor.
Olup bitenleri ‘ibreti alem’ için izleyip, ‘tavır almaya’ asla teşebbüs etmesin diye.

* * *


Peki ‘dünyanın’ yeniden şekillendiği, ‘ittifakların’ ve ‘dengelerin’ yeniden tanzim edildiği bir ortamda, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan oldukça hassas bir coğrafya üzerinde bulunan Türkiye’nin içe kapanması kimin, ya da kimlerin işine yarıyor?
Tabii ki ABD’nin ve İsrail’in.
Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde, İsrail’in güdümünde ‘şehir devletlerinden’ oluşan yeni bir imparatorluk kurmaya çalışan Amerika’nın Afganistan ve Irak’tan sonraki hedefinde İran var.
Amerika, ‘atom bombası’ peşinde olmakla suçladığı İran’ı çökertmeyi başarabilirse eğer, öncelikle ‘enerji ihtiyacının’ büyük bir bölümünü İran’dan karşılayan Çin’i kıskaç altına alacak.
Rusya’yı da ‘sosyal refahı’ yükseltmek yerine, yeniden ‘askeri alanlarda’ yatırımlara zorlayacak.

* * *


Amerika, İran’a girmek için artık gün sayıyor.
Ve Türkiye’deki ‘iç dinamikler’, yeni şartlara göre yeniden dizayn ediliyor.
Türkiye’nin ‘bir hayli meşgul’ olan gündemi, İran halkının üzerine bombalar yağmasına oldukça az bir süre kaldığını gösteriyor.
Nitekim The Sunday Times gazetesi, 12 Temmuz 2008 tarihinde yayımladığı bir haberde, ABD Başkanı George W. Bush’un sonbahar aylarında muhtemel bir İran operasyonu için İsrail’e ‘sarı ışık’ yaktığını öne sürdü.
İsrail’in savaş planlarına ‘Türk hava sahasını’ da kullamayı da dahil ettiği iddia edildi.
İddiaya, bugüne kadar Türk Dışişleri’nden herhangi bir cevap verilmedi.
Oysa ki İran’dan sonraki hedef Türkiye.

* * *


Amerika yüksek sesle “Ben buradayım” diyor.
Peki ‘Türk milliyetçiliği’ adına mangalda kül bırakmayan, ‘Türk devletinin’ ve ‘Türk milletinin’ sigortası olduklarını iddia eden ‘mankurtlar’ nerede?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş