ABD kimi destekliyor!

Özcan YENİÇERİ

Irak’ı işgal ederek üçe bölen, Talabani’yi Irak’ın Cumhurbaşkanlığı makamına oturtan, nüfusun en fazla yüzde 20 sini oluşturan Kürtleri, Irak devletinin tam hâkimi konumuna getiren ABD’dir. ABD, Irak’ın kuzeyinde bizzat kendisinin organize ettiği bir yönetim kurarak ona her türlü desteği vermiştir. Çuval vakası, koordinatörlük kurumu, Irak anayasasında Kürtlere ayrıcalık tanınması, Türkmenlerin “diğerleri” konumunda değerlendirilmesi gibi olguların tamamı da ABD tarafından planlanarak gerçekleştirilmiştir. Birinci körfez harekâtının hemen arkasından ABD’nin İncirlik’e konuşlandırdığı Çekiç Güç ile 36. paralelin kuzeyinin yalnızca Kürtleri korumak amacıyla Saddam’a yasak bölge haline getirilmesi; ABD’nin niyetleri ve ne yapmak istediğini açıklar niteliktedir. Barzani yönetimine her türlü askeri eğitim, örgütlenme, para, silah, mühimmat, yönetim ve diplomatik destek ABD ve İsrail tarafından verilmiştir. Hatta Barzani’ye verilen silahlardan bazılarının kayboldu denilerek PKK terör örgütüne intikal ettirildiği de bilinmektedir.
Türkiye’yi Irak’taki yeni siyasi şekillenmenin dışında tutmaya özel bir önem veren ABD, bölgeden Türkiye’ye yönelik olarak yapılan PKK eylemlerini de uzunca bir süre görmezlikten gelmiştir. ABD desteği sayesinde bugünkü konumunu elde edebilen Barzani’nin PKK’yı terör örgütü ilan etmek bir yana ona her türlü yardımı yapmasını da uzun süre teşvik etmiştir.
Türkiye, 2003’ten bu yana toprak bütünlüğüne kast eden terörist saldırıların ABD’nin fiili işgali altındaki bölgeden yapıldığını kanıtlarıyla ortaya koyarak bunun önlenmesini sürekli bir biçimde ABD’den talep etmiştir. Türkiye her saldırının ardından ABD’ye “Türkiye’ye yönelik olarak Kandil’den yapılan terörist saldırıları ya önle ya da TSK’nın bölgeye müdahalesine ses çıkarma” demiştir. ABD, Türkiye’nin bütün taleplerini şeytanın dahi aklına gelmeyecek oyalama taktikleriyle geçiştirmiştir. Buna karşın Türkiye yüzlerce Mehmetçiği şehit vermeye devam etmiştir.
Bıçağın kemiğe dayanmasından sonradır ki Türkiye, Irak sınırına askeri yığınak yapmış, ardından da hükümet yaklaşık iki yıl gecikerek de olsa sınır ötesi bir operasyon tezkeresini TBMM’den geçirmiştir.
Türkiye’nin bölgede ABD’ye rağmen bir sınır ötesi operasyon yapması, ABD’nin bölgede işgal ile sağladığı bütün prestijini alt üst edecekti. ABD, kararlı bir Türkiye’yi sınırda daha fazla oyalamanın ve engellemenin de mümkün olmadığını kavradığından sonra yeni bir taktik açılım geliştirmiştir. ABD, Türkiye’nin son derece kararlı olduğunu gördüğünden sorunun değil, çözümün parçası olmayı çıkarına daha uygun görmüştür. ABD, Türkiye’nin operasyonuna karşı çıkmak yerine operasyonun boyutunu ve hedefini sınırlandırarak küçültmeyi tercih etmiştir.
Çünkü Türkiye “Terör örgütüyle ona yardım ve yataklık edenlere” karşı harekete geçeceğini ilan etmişti. ABD, bir anlamda  “terör örgütüne” yönelik operasyona “evet” demek zorunda kalmış ancak onu destekleyen Barzani’ye dokunulmasına kesin bir dille “hayır” demiştir. Yine ABD, geniş kapsamlı, kara destekli değil nokta hedefli, kısmi kara gücü kullanan bir operasyonu destekleyerek Barzani’nin egemen olduğu bölgeye TSK’nın girmesini engellemiş oluyordu.
Bunun yolu da PKK’nın “ortak düşman” ilan edilmesinden geçiyordu. Öyle de yapıldı. ABD ayrıca Türkiye’nin nereyi ve nasıl vuracağı konusunu da denetlemek amacıyla istihbarat işbirliği önerisinde bulundu. ABD Türkiye’ye  “Biz size canlı istihbarat verelim. Yani hedefleri biz belirleyelim. Siz de o hedefleri vurun!” teklifi getirmiştir. Böylece ABD, koruması altında olan Barzani’nin Türkiye tarafından yanlışlıkla da olsa hedef olmasını engellemiş oldu. ABD uyguladığı yeni taktikle işgali altında oluşturduğu Barzani yönetimini operasyonun hedefi olmaktan çıkardı. Ayrıca ABD, operasyon için acele edilmemesini sağlayarak da bölgedeki PKK’lı bölücülerin PJAK’a katılması ya da bölgeden uzaklaşması için zaman kazandırmıştır.
Gelişmeleri ABD’nin Türkiye’yi desteklediği biçiminde yorumlayanlar, gerçekleri görmezlikten gelenlerdir. ABD, Türkiye’yi değil, bölgedeki çıkarlarını destekliyor. ABD, her türlü çıkarını sağlayacak manivela olarak bölgede kendi ürünü olan Barzani yönetimini görmektedir. ABD, zorunluluktan da olsa operasyon konusuna Türkiye’ye destek sağlar gibi görünerek Barzani’yi korumaktadır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş