ABD'nin Kürt aşkı

Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Devletlerin aşkı olabilir mi? Şöyle de sorabiliriz: Bir devlet, başka bir devletteki bir halka âşık olabilir mi? Olamaz demeyin; bence olur! Dahası, böyle aşkların anlamı da çok masumdur; ’insanlık uğruna’gibi... Ne var ki, bir devletin ’insanlık aşkı’başka bir devletin ’içini karıştırıyorsa’, biliniz ki bu aşkın görünmez adı kesinlikle sömürüdür! Böyle ’aşkları’iki yüz yıldır biz çok gördük. Sözgelimi, uyduruk ’Yunan aşkı’ile Rusya isyanı hazırladı; Avrupa devletleri isyanı yönetti. Fransa tümenleriyle destek verdi. ’Rumlara zulmeden Türk’yalanlarıyla doldurulmuş Lord Byron’lar İngiltere’den gelip savaştı... Dahası var: Ruslar ’Sıcak denizlerde yüzeceğim’diye tutturunca, Ermeni yurttaşlarımıza gizlice değil, açıktan ’âşık’olmaya başladılar. Anadolu’dan Akdeniz’e atlamak için Ermenileri silahlandırdılar. (İliştiri: Abdülhamit Han, Rus Büyükelçisi’ne Ermeni militanlardan toplanan tüfekleri göstererek; “Bu tüfeklerin fabrikası Memâlik-i Osmaniye’mde yoktur. Bunlar sizin tüfekleriniz” diyordu).
İngiltere bu konuda adeta ’aşk’sarhoşuydu. Asya’da Hint aşkı, Uzakdoğu’da Hong Kong benzeri ’kaçamaklar’ve Arap aşkından sonra, Kürt aşkı... (İliştiri: Bu öyle bir aşktı ki, 1925 yılında Şeyh Sait İsyanı’nı bastırmak isteyen Türkiye, birliklerini yöreye sevk etmek için  -o zaman Fransa denetimindeki- Suriye’den geçen demiryolunu kullanmak isteyince, İngiltere Fransa’yı baskı altına alarak bu izni verdirmedi!)
Emperyalizmin ’usta öğreticisi’İngiltere, dünya ’yönetimini’1945’de San Francisco’da ABD’ye devredince, yepyeni, nur topu gibi bir emperyalistimiz dünyaya geldi: Adı: Amerika Birleşik Devletleri! Dünyanın bu yeni ’sahibi’, ustası İngiltere gibi uzun soluklu projeler ışığında hareket ediyordu. Hedeflediği ülkelerin iktidarlarını, -içlerindeki ’key man’leriyle (anahtar adamlarıyla)- projeleri doğrultusunda yönlendiriyordu. Arada bir de kuvvete başvurmuyor değildi; Irak ve Afganistan’daki gibi...
ABD’nin gerçekte petrol için Irak’ı işgal ettiğini bilmeyen kalmadı. Bu işgale yıllar öncesinden hazırlandığını anlatan bir anımı aktarmak istiyorum.
Seksenli yılların ortalarıydı. TRT’de çalışıyordum. Program araştırması yapmak için Diyarbakır’a gitmiştim. Asayiş Kolordusu Komutanı (teröristlerce şehit edilen) Korgeneral rahmetli Hulusi Sayın’a Güneydoğu yöresini gezmek isteğimi ilettim. Bu değerli Paşamız hemen bir helikopter hazırlattı. Helikopter ile köylere, karakollara inerek incelemelerde bulunuyorduk. Akşam Şırnak’a indik. Mehmetçiklerle yemek yedik, sonra da sohbete başladık. Hulusi Paşa erkenden yatmaya gitti. Biz bir Tuğgeneralimizle yalnız kaldık. Bu genç Paşamıza  “ABD’nin Irak’ın kuzeyindeki Kürt aşiretleriyle sıkı-fıkı olmasını nasıl açıklarsınız?”  diye sordum. Bu değerli Paşamız gülümseyerek, “Bu sorunuzu ben değil, bir Amerikalı yanıtlasın” dedi ve bir anısını aktardı: “Binbaşıydım. Türkiye’de görevli Amerikalı Binbaşı ile yemek yiyorduk. Benzer bir soruyu ben Amerikalıya sordum. Binbaşı önce, ’Sovyetler’in güneye sarkması halinde Irak’daki Kürt gruplarından faydalanmak için’dedi; ama ben ’Türkiye var. Türk Ordusu sizce yetersiz mi?’deyince, rakının etkisiyle ağzındaki baklayı çıkardı ve ’Biliyorsunuz oralar petrol bölgesi. Bizim için çok değerli. O nedenle biz Kürtleri çok severiz. Onlara âşığız, deyiverdi.”
Nasıl; beğendiniz mi? Ne aşk ama!
Haftaya buluşmak dileğiyle.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş