ABD'nin oynadığı oyun

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Yarım asrı çok aşan Türkiye/ABD ilişkileri bugünlerde en kritik aşamasından geçiyor. Türkiye'deki bütün darbelerin, siyasi cinayetlerin ve bölücü organizasyonların şu veya bu ölçüde arkasında olan ABD ilk kez Türkiye'ye karşı kartlarını bu kadar açık oynuyor. Aslında iyi de ediyor.

Türkiye'yi yönetenler uzun süredir dost ile düşman ayrımı yapamaz haldeydiler. ABD açıkça kendisinin konumlandırdığı yeri Türkiye'nin gözlerinin için sokacak şekilde göstermiş oluyor. Bu az bir kazanç değildir.

ABD'nin sahte/sanal bilgi ve belgelerle Irak'a saldırdığı ve sonuçta Irak'ın kuzeyini Bağdat'tan ayırmak için elinden geleni yaptığı biliniyor.

Irak'ı küçültmenin, Suriye'yi bölmenin, İran'ın dişlerini sökmenin ve nihayet Türkiye'yi istikrarsızlaştırmanın İsrail'i büyütmek anlamına geldiği açıktır. ABD'nin amacı buydu.

Obama'dan Trump'a ABD, Türkiye'nin çıkarlarına karşı alenen ve düşmanca saldırılar başlatıldı. Obama döneminde ABD, Türkiye'ye açık olarak 'senin düşmanın olan PYD benim kara gücümdür"  mesajını vermişti.  Beş bini aşan TIR'la YPG'ye silah yardımı daha sonraki hikâyeydi.

ABD ilk önce beşinci kol olarak Türkiye'de kullandığı FETÖ unsurları vasıtasıyla TSK'yı zayıflatma ve etkisizleştirme operasyonlarını başlattı. Ergenekon/Balyoz/Casusluk davasının amacı buydu.

Bu davaların iktidar tarafından "komplo" olarak ilan edilerek teşhir edilmesi üzerine ABD, 15 Temmuz darbe girişimini başlattı.

ABD bununla da yetinmedi ve binlerce TIR silahı PYD/PKK'ya taşıyarak Türkiye'ye karşı bölücü örgütün yanında olduğunu, FETÖ'cülere sahip çıkarak da 15 Temmuzun arkasındaki asıl aktörün kendisi olduğunu itiraf etmiştir.

Kontrolden çıkan Türkiye!

Kudüs'te oynanan oldu bitti Türkiye'nin net tavrıyla karşılaştı. BM'de küresel güç ABD yüz kızartıcı bir yenilgi aldı.

Türkiye ABD'nin vermediği Patriotlara karşı Rusya'nın S-400'lerini gündeme taşıdı.

IŞİD/ABD/PYD'nin Suriye'deki oyunlarına karşı Türkiye Soçi görüşmelerini başlattı.

Ardından Suriye'de Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarını sürecine geçildi.

Bölgedeki ABD/İsrail/Mısır/Suudi Arabistan/BAE işbirliğine karşı Astana'da Türkiye/Rusya/İran denklemi kuruldu.

ABD, Ortadoğu'da İsrail'in önderliğinde Türkiye'ye biçtiği sınırlı rolün kabul edilmemesi üzerine harekete geçti. Türkiye'nin yalnız askeri ve siyasi değil ekonomik yönden de zayıflatılması için elindeki bütün imkânları kullanmaya başladı.

Türkiye'nin ısrarına, sunduğu bütün bilgi, belge, kanıtlara karşın ABD, FETÖ'yü vermemekte direndi.

ABD bununla yetinmedi FETÖ'nün unsurlarının CIA'ya verdiği bilgileri kanıt olarak kullanarak Hakan Attila'yı mahkûm etti.

 "Hırsız yeğin olunca ev sahibini bastırır" modeli ABD, FETÖ'yü vermediği gibi 15 Temmuz darbe girişimine katılan adamlarının ve ajanlarının serbest bırakılmasını Türkiye'den talep etti.

Bilek bükme yöntemiyle çözmek

ABD, Türkiye'nin kontrolünden çıktığını bu nedenle sorunların konuşularak değil bilek bükme yöntemiyle çözülmesi gerektiğine inanıyor.

Washington'a giden Türk heyetiyle sorunları diplomatik yollardan çözme yerine krizi daha da tırmandırma yolunu seçen ABD'nin uzlaşmaz tutumu nedeniyle görüşmelerden sonuç alınamadı.

ABD, Türk heyetin önüne sadece Brunson'u değil, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi kapsamında tutuklanan diğer ABD vatandaşları ve Türk vatandaşı olup ABD'nin Türkiye'deki misyonlarında çalışan FETÖ'cü teröristlerin tahliyesini de istedi.

Kamuoyu sorunun görüşmeler yoluyla çözümünü beklerken, Türkiye bu yönde görüşmeler için ABD'ye heyet göndermişken Başkan Trump yeni bir yaptırım devreye soktu.  Trump Twitter'den açıkladı: "Türk lirası, çok güçlü dolarımız karşısında hızla düşerken Türkiye'den gelen çelik ve alüminyum üzerindeki gümrük vergilerinin ikiye katlanmasına onay verdim! Alüminyumda bu oran artık yüzde 20, çelikte de yüzde 50. Türkiye ile ilişkilerimiz bu dönemde iyi değil!" diye yazdı.

Türk Milletinin tarihinde teslim olmak gibi bir gelenek yoktur. Böyle durumlar için Türkçede "nereden inceyse oradan kırılsın!" deyimi vardır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları