Abdullah Gül’ün danışmanları da sahaya indi...

A+A-
Ahmet TAKAN

“Sayın Cumhurbaşkanı öyle dememiştir. Böyle demiştir. Medya çarpıtıyor. Aramızı bozamazsınız”  demedi.
 “Muhteşem”  çıktı BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve birçok konuda kendisine çelme takmaya kalkışan Abdullah Gül’e açıktan çaktı;
 “Kusura bakmasınlar, sene 2012, 1994’te değiliz. Bugünün şartlarıyla o günün şartları aynı değil” .
Gerçekten öyle..
Artık, AKP içindeki şartlar ve dengeler hiç de eskisi gibi değil.  “Muhteşem”  ile Abdullah Gül’ün kapışması o kadar alenileşti ki, sormayın gitsin..
İktidar partisindeki isyancı milletvekilleri her köşede,  “Uluslararası güçler Tayyip Erdoğan’ın üstünü çizdi” görüşünü işliyor. Abdullah Gül, AKP’nin içini karıştırma operasyonunda danışmanlarını da sahaya indirdi. Tayyipçilerin sıkıntısı iyice arttı.
Abdullah Gül’ün en yakınındaki isimlerden biri olan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, “işi gücü bırakmış” Abdullah Gül için değişik kesimlerle diyalog halinde.. Gül’ün baş danışmanları Ahmet Sever, Durmuş Yılmaz, Damla Gürel gibi isimler hummalı bir çalışma içinde.  “Muhteşem” , Ahmet Sever’in görevden alınmasını istemiş ama Abdullah Gül hiç kale almamış.. Abdullah Gül’ün danışman kadrosu patronlarının bir dönem daha Çankaya Köşkü’nde kalabilmesi ve Tayyip Erdoğan’ın önünün kesilmesi için  “çok çeşitli yerlerle”  görüşüyorlar. Bu arada Gül, isteyen herkese randevu veriyor.
Başta Kürt kökenli AKP’liler olmak üzere çok sayıda sıkıntılı AKP’li  mebus, Gül ile sık sık görüşüyorlar. Abdullah Gül, özellikle işadamları hemşehri örgütleri ile görüşmek istiyor.Yurt içi gezilerinin daha da sıklaştırılması için hazırlıklara hız verildi.
İç ve dış politikada iyice sıkışan  “Muhteşem” in Çankaya’nın baş döndürücü trafiği yüzünden de sinirleri iyice bozuldu.
Bu kapışmadan en kârlı  “üç dönem”  şartına takılan ve TBMM’yi babalarının tapulu yeri zanneden AKP’liler çıkacak. Herhalde!..
Çünkü;
AKP’nin en ağır topları gayet kendilerinden emin bir şekilde, “Bir dönem daha Meclis’teyiz”  diyor.

 

Milli Savunma Komisyonu ne yapar?
Savaş bataklığına adım adım sürükleniyoruz. Kürecik’ti, Patriottu, savunma ihaleleriydi, angajman kurallarıydı, şuydu-buydu derken; o kadar büyük tartışmaların içinde neredeyse hepimiz uzman asker olduk. Ama, siz hiç TBMM Milli Savunma Komisyonu’nun adını veya herhangi bir etkinliğini onca hengamenin içinde duydunuz mu?
(.....)
Elalemin askerleri, elçileri ve bilumum ajanları tarlalarımızda Patriot ayağına cirit atıyor. Bizim Milli Savunma Komisyonu ne yapıyor?.. Araştırdık; Eylül ayı içinde komisyon üyesi CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün,  “İran, Irak, Suriye gibi komşularımızda ve Orta Doğu’da yaşanan son gelişmeler ile, bunlarla eş zamanlı olarak bölgemizde tırmanan PKK ve uluslararası terör; aziz milletimize karşı sorumlu olarak mensubu bulunduğumuz TBMM Milli Savunma Komisyonu’nun üyeleri olmamız itibarıyla, başta ’kazanmış olduğu yeni yetenekleri’konusunda olmak üzere gurur duyduğumuz Türk Silahlı Kuvvetlerimizin olanakları konusunda, yeni yasama yılı öncesinde bilgilenmemiz ihtiyacını doğurmuştur”  gerekçesiyle Milli Savunma Bakanlığı’na girişimde bulunmuş. Bu amaçla, 2’nci Ordu Komutanlığı, 1’inci Hava Kuvvet Komutanlığı ve Jandarma Asayiş Komutanlığı Karargahlarını, NATO Füze Kalkanı projesinin bir unsuru olarak Malatya Kürecik’te konuşlu olan radar unsurlarını,  “temin edildiği hakkında basın yoluyla bilgi edinilmiş olan” dört adet Predetor de dahil olmak üzere envanterdeki İnsansız Hava Aracı unsurlarını, İncirlik Hava Üssünde konuşlu bulunan askeri unsurlarını ziyaret edip bilgilenmek isteklerini belirtmiş. Bu isteği önce komisyonun AKP’li Başkanı Oğuz Kaan Köksal tarafından reddedilmiş. Köksal’ın yapmadığı girişimi yazı ile yapan Orhan Düzgün’e ise Milli Savunma Bakanlığı’ndan iki satır cevap gelmiş;
 “Talebiniz TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanlığı vasıtasıyla bildirilmesi durumunda değerlendirilecektir.”
Buyurun buradan yakın!..
O günden bu güne Milli Savunma Komisyonu sadece rutin işlerle uğraşmaya devam ediyor. CHP’li Orhan Düzgün, Patriotlar konusunda da bir girişimde bulunmayı düşünüyor.
Bence durum oldukça ümitsiz!..
Not: Ankara’da askeri ve güvenlik kulislerinde; terör örgütü PKK’nın elinde Hizbullah benzeri füzeler olduğu ama bilerek kullanmadığı, terör örgütünün “gerektiğinde Türkiye ve Kuzey Irak’a müdahale için” Suriye’de 4 bin kişilik bir tabur kurduğu konuşuluyor.
Diğer not da Patriotlarla ilgili; “Patriot füzeleri ve ABD ile Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın ortak mutabakat anlaşması için ABD özel kuvvetlerinden kalabalık bir ekip, üç ay önce Ankara’ya gelmiş. Lüks bir otelde kalan ve bazı festivallere katılan ABD’lilerin ne yaptıkları meçhul.”  Bu iddialara cevap verebilecek babayiğit arıyorum!..

Yazarın Diğer Yazıları