Abdullah Öcalan ve “Ne mutlu Türküm diyene” sözü

A+A-
Behiç KILIÇ

Abdullah Öcalan 24 Eylül 2003’te avukatları ile yaptığı konuşmasında aynen şu sözlere yer vermiştir:
“Ne mutlu Türküm diyene sözü, bazı Kürt çevreler tarafından Atatürk’ün milliyetçi ve ırkçı olduğunun işareti olarak ele alınmaktadır. İfade diğer halkları asimile etme amaçlı olarak değerlendirilmemeli. Türkler, Osmanlı döneminde kırsalda yaşıyordu. Hor görülüp dışlanıyorlardı. Türkmenlerin kendilerine güvenmelerini sağlamak için bu söz söylenmiştir. Yoksa Kürtlerin de kendilerine Türküm demeleri için değil. Ne mutlu Türküm diyene, ne mutlu Türk oldum demek değildir. Bu büyük bir yalandır. Türkiye ulusu kavramı tüm halkları kapsayabilir, Türk ve Kürtleri temsil ve ifade edebilir, bundan gocunmamak lâzım.”
Abdullah Öcalan, çeşitli tarihlerdeki konuşmalarında Atatürk-Kemalizm konusuna girmiş, yaptığı açıklamalar, konuşmalarının bütünü arasında erimiş, üzerinde fazla durulmamıştır..
Ancak, konuşmalarından bir “süzme” yapıldığında ortaya ilginç beyanlar çıkmaktadır..
Abdullah Öcalan’ın konuşmalarına odaklanıldığında Atatürk’e önem veren sözcüklere rastlanılmaktadır..
Şimdi böylesi konuşmalardan bir alıntı yapalım..
24 Eylül 2003 konuşması.. “Büyük stratejik önem arz eden Kemalizm, emperyalizm koşullarında, emperyalizme karşı halkların bağımsızlaşması, özgürleşmesi ve özerkleşmesi, Türk ve Kürt halkının birlikte emperyalizme karşı tavır koyma hareketi, Türk ve Kürt halkının emperyalizm koşullarında özgür birlikteliğidir..”
“... Atatürk’ün hanedanlık ve dinsellik üzerine kurulu devlet yapısını yıkıp yerine cumhuriyet ilan etmesi çok ciddi bir siyasi ve devrimci pratikti. Bu yüzden Atatürk’ü devrimci ve ihtilalci olarak tanımlayabiliriz.” (7 Eylül 2006 konuşması.)
Öcalan, Kemalizm’i bu şekilde tanımladıktan sonra Atatürk’ün cumhuriyet kurulduktan sonra Kürtlere yönelik bakış açısına geniş yer ayırmış, Atatürk’te oluşan Kürt algısının Kürt karşıtlığı olmadığını vurgulamaktadır. Öcalan’a göre, Atatürk Kürt karşıtı birisi değildi. (21 Haziran 2006 konuşması.)
“Atatürkçülük Türk-Kürt kardeşliğinin tesisidir. Atatürk’ün Kürt düşmanlığını esas alan tek bir cümlesi yoktur. Benim biricik eserim Türk milliyetçiliğidir dememiştir. Cumhuriyetçiliktir demiştir.” (27 Şubat 2002 konuşması.)
Abdullah Öcalan İngilizlerin tesiri ile başlayan Şeyh Sait isyanının Atatürk’ün siyasetinde değişikliklere yol açtığını ifade ediyor..
“Öcalan’a göre, 1925 yılından sonra Kürt-Türk ittifakının reddedilmesinin sürecine girilmiştir. Bunda cumhuriyetin Türk milliyetçiliğine dayalı gelişeceğinin ve halifeliğin geri gelmeyeceğinin anlaşılmasının, Kürt işbirlikçi tabakanın eski ayrıcalığını yitirmesinin, İngilizlerin Musul-Kerkük sorunu bağlamında kışkırtıcı faaliyetlerde bulunmasından sonra Şeyh Sait isyanının patlak vermesinin rolü büyük oldu. Şeyh Sait isyanı, Türk-Kürt ilişkilerinin bozulmasında temel faktör oldu. İsyandan önce Kürtlere muhtariyet vermeyi düşünen Atatürk, isyanı cumhuriyeti yıkmak olarak algıladı. Bu algılamadan sonra Kürtleri hak arayamaz hale getirme stratejisi devreye girdi.” (Bir Halkı Savunmak, Çetin Yayıncılık, Abdullah Öcalan.)

Yazarın Diğer Yazıları