ABD’ye ders veren Türk Generali!

Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Kamu görevlilerinden zor anlarda ülkemiz yararına inisiyatif (sorumluluk üstlenerek anında karar verme yeteneğini) kullananları hep takdirle andım. Pek çoğunu da yazılı olarak kutladım; emekli Orgeneral Ergin Saygun’un ABD olayında olduğu gibi...
Arşivimdeki bu olay şöyledir:
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral sayın Ergin Saygun 2006 yılının Kasım ayında ABD Genelkurmayı’nın resmî çağrılısı olarak bu ülkeye gider. General Saygun Pentagon’daki görüşmelerini tamamlar. Bu arada ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dr. Jack D. Crouch, Orgeneral Saygun’u Beyaz Saray içindeki ‘Eisenhower’İdarî Yönetim Merkezi’nde ağırlamak ister. Saygun Paşa, bu çağrıyı kabul eder ve ertesi sabah Beyaz Saray’ın kapısına gelir. Tüm kapılara yerleştirilmiş olan X Ray cihazından geçince -üniformasındaki metallerden dolayı- cihaz olumsuz sinyal verir. Bunun üzerine görevliler Orgeneral Saygun’un üzerini aramak için harekete geçerler. Paşamız buna kesinlikle izin vermez. İşte tam o an, ülkemizi ve ulusumuzu gururlandıracak bir davranışta bulunur; aracına yönelir ve Beyaz Sarayı terk eder!
Bunu öğrenen sözde konuk sahibi telâşlanır ve oteline dönmekte olan Paşamızı telefonla aracından arar. Özür diler, geri dönmesi için ricada bulunur. Paşamız, Crouch’a, “ABD’nin çağrısı üzerine bu ülkede bulunduğunu, bu uygulamanın şahsından öte, Türk Milletine ve Türk Silâhlı Kuvvetleri’ne karşı bir saygısızlık olduğunu” belirtir. Sonra da Crouch’un ‘Beyaz Saray’a dönün’ricasını kabul etmez ve muhatabına “Arzu etmesi hâlinde kendisini otelinde ağırlayacağını” söyler.
Nitekim konuğunu karşılamaktan aciz ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dr. Jack D. Crouch, General Saygun’un kaldığı otele gelerek ancak görüşebilir.
Ben bu haberi gazetelerden okuyunca, bu değerli Paşamıza takdirlerimi ilettim. 2006 Kasım’ında gönderdiğim mektubun metni -noktası virgülüne- aynen şöyledir:
 “Orgeneral sayın Ergin SAYGUN
Genelkurmay İkinci Başkanı
Saygıdeğer Paşam,
ABD’de Beyaz Saray’da, sizin şahsınızda Türk Milletine uygulanmak istenen muamele dolayısıyla, ortaya koyduğunuz asil tavır için sizi gönülden kutluyorum.
Alkışlanacak bir inisiyatifiniz ile verdiğiniz tepki, yüreklere su serpmiştir. Aksi olsaydı, inanın ‘Çuval Olayı’ndan daha derin bir psikolojik yıkıntıyı millet olarak yaşardık!
Sağ olun, var olun!
Derin şükran duygularımı lütfen kabul buyurunuz.
Saygılarımla.
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ
Yazar”
Bu olayı anımsadıktan sonra Rıfat Ilgaz’ın şu dörtlüğü geldi dilim ucuna:
“Gözlerimizi bir pula satıp geçmişiz bir yana,
Ölmesini bilenlere yüz çevirmemiz bundan!
Körüz, gözbebeklerimize mil çekilmiş mil...
Acımasız bir namlu şakağımızda soğuk,
Tetikte kendi parmağımız, yabancının değil!”
Bir başka konu... Geçenlerde Ankara Lozan Mübadilleri Derneği’nin çağrılısıydım. Orada Lozan Antlaşması gereğince, Yunanistan’dan -1924’teki nüfus değişimiyle (mübadelesiyle)- Türkiye’ye gelen evlâd-ı fatihanların çocuklarını tanıdım. Başta, Dernek Başkanı Avukat Ertan Sütçü olmak üzere, hepsi harika insanlar. Balkan Türklüğü deyince hepsinin gözleri çakmak çakmak oluyor. Aslında bu konuda ve elime geçen İstanbul Aydın Üniversitesi yayını “Atatürk Karikatürleri” kitabı için diyecek çok söz var; ama gelecek hafta...
Esen kalın efendim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş