AB’nin İlerleme Raporu ve iktidarın tepkisi

Özcan YENİÇERİ

Önce Yunanistan’ın Türkiye sınırına duvar öreceği haberleri gündeme düştü. Haberlere göre, Doğu Almanya’nın bir zamanlar Batı Almanya’ya kaçışları önlemek için yaptığı Berlin Duvarı’nı bu kez Yunanistan, Türkiye ile arasına örüyor. Yunanistan’ın Türkiye ile olan sınırına 12,5 km’lik duvar örme gerekçesi; Türkiye’den Yunanistan’a yönelik olarak gerçekleştirilen “insan kaçakçılığı” dır.
Yunanistan’ın ardından Bulgaristan’ın da Türkiye ile arasına 143 kilometrelik telden bir güvenlik duvarı inşa edeceği açıklandı. Bulgaristan da döşeyeceği dikenli duvar için gerekçe olarak, “hayvanlardan geçen şap hastalığıyla mücadele” yi gösterdi.
Türkiye’nin Avrupa’yla kara sınırı olan her iki ülke de değişik gerekçelerle aslında Türkiye ile AB arasında duvar örüyor. “Şap” ya da diğer gerekçeler bahane, Bulgaristan’ın gerçekte Schengen’e dahil olabilmek için duvar önlemine sarıldığı biliniyor.


AB’ye destek düşüyor!
TEPAV ve A&G Araştırma Şirketi, bir araştırma yapıyor. Bu araştırmada “Bugün yapılacak bir halk oylamasında siz Türkiye’nin AB üyeliği için mi, yoksa bunun karşısında mı oy kullanırsınız?” sorusuna katılımcıların %54’ü “Destekler yönde oy kullanırım” , %35’i ise “AB üyeliğine karşı yönde oy kullanırdım” şeklinde cevap vermiş. Bu oranlar 2008 yılında yapılan araştırmada sırasıyla yüzde 58 ve yüzde 31 olarak belirlenmişti. 2008-2011 arasındaki 3 yıllık dönemde 4 puan düşerek yüzde 58’den yüzde 54’e geriledi.


Sarkozy, “kediye kedi” diyor!
Wikileaks’te yayınlanan ve Paris Amerikan Elçiliği’nden gönderilen belgelerde Sarkozy’nin Türkiye’nin AB’ye üyeliğine nasıl yaklaştığı açıkça belirtilmiş: “Bizim ABD olarak Türkiye’nin AB üyeliğini stratejik bir hedef olarak gördüğümüzün de bilincinde kendisi. Fakat o, 70 milyon Müslüman’ın Avrupa’ya taşınmasına, Avrupa kimliğinin bundan zarar görmesine ve bu durumun Fransa’nın hassas göçmen meselesini yeniden alevlendirmesine her fırsatta karşı çıkıyor. O kadar ki, Sarkozy’ye göre, Türkiye Küçük Asya’dadır, Avrupa’da değil!”
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Türkiye’ye yaptığı son ziyarette de Türkiye ile AB’nin, “Ne Türkiye’ye, ne de AB’ye faydalı olacak bir tam üyeliğe kadar gitmeksizin” mümkün olduğunca sıkı ilişkiler yürütmeleri gerektiğine inandığını söyledi.


AB’nin Türkiye ile ilgili ilerleme raporu!
Diğer yandan AB, Türkiye ile ilgili olarak yayınladığı son ilerleme raporunda “Türkiye’de basın özgürlüğü endişe verici bir biçimde geriye gidiyor. Tutukluluk sürelerinin uzunluğu da endişe doğuruyor” cümleleri var. Başbakan Erdoğan, AB’nin basın özgürlüğü ve tutukluluk süreleriyle ilgili ifadelerine şiddetli bir biçimde karşı çıktı ve şunu söyledi: “Rapor da, yazarları da dengesiz. Biz bildiğimizi okuruz!”
İktidar ve yandaşları adına yapılan açıklamalarda da Türkiye’de “Hiçbir gazeteci yazdığından dolayı içeride değil” savunusu geldi. Ancak şimdiye kadar en faşistinden en despotuna dünya üzerinde hiçbir iktidar, gazetecileri “gazetecilik yaptığından ya da yazdıklarından dolayı tutukladık” dememişlerdir. Despotik iktidar tutukladıkları gazetecileri örneğin SSCB’de olduğu gibi “halk düşmanlığı/ajanlık” ya da “Panislamik ve Pantürkist faaliyetlerde bulunmak” vb.. suçlamalarla muhatap etmişlerdir.
Can Dündar’ın yazdığı gibi “Eğer yazdığı yazıdan aldığı mahkumiyet, bir insanı “terörist” yapmaya yetiyorsa, aynı mantıkla Erdoğan da okuduğu şiirden aldığı mahkumiyet nedeniyle “düşünce suçlusu “değil,” halkı kin
ve düşmanlığa tahrik suçlusu” olarak nitelendirilebilir.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş