Acemi muhabire darbe dersi...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Gazetecilik mesleğinin ayağa düşürülmesini hazmedemiyorum. "Tetikçilik, infaz, manipulasyon, sahte belge, yandaşlık, darbecilik" gibi yüz kızartıcılığın yanında "hain"likle eş değer işlerde gazetelerin sözde gazetecilerin bulunmasını affedemiyorum. Ama canım memleketimde bunlara her gün tanık oluyoruz. Ergenekon, Balyoz, Odatv, Askeri Casusluk gibi davalarda hangi gazetelerin ne manşetler attığının hesabını tutmaya başlarsak sokağa çıkacak yüzü olanların sayısı iki elin parmak sayısını geçemez. Hiç birine üye olmadığım meslek örgütlerinin yeni baştan sorgulanması gerekir. Gazeteciler Cemiyeti'nin "Balvulcu" Mehmet Baransu'ya ödül verdiği de unutulmamalı.

Dün dünde kalmıyor... Taktik aynı... Dün Beşiktaş'taki "Özel Yetkili Mahkemelerin" hâkim ve savcıları servis yapıyordu. Bu gün de farklı mecralardan servisler yapılıyor.

***

Bayramlarda sadece Gazeteciler Cemiyeti gazete çıkarır bizim emekçiler bir kaç gün soluk alırdı. Bu geleneği Sabah Gazetesi bozdu. Ve gazeteci bayram tatili yapamıyor uzun yıllardır. Bayram günleri için de önceden "Konserve" dediğimiz haberler hazırlanıyor. Konserve haberler genellikle röportaj, gezi yazısı, magazin, kitap tanıtımı, kültür-sanat haberleri olurdu. Ve yazı işleri kadrosu titizlikle incelerdi. Bugün ise "FETÖSAVAR" haberler revaçta. "Reise yaltaklanma" adına bir kaç yıl önce yazılmış bilirkişi raporunun yeni ele geçirilmiş gibi haberlerinin altına imza atıyor muhabirler. Her şeyden önce okuyucuya saygısızlıktır. "Toplumu yanlış bilgilendirme" suçudur.

Son yıllarda muhaliflere savaş açıp "yalan-yanlış" haberler yapan gazetelerin isimlerini tek tek yazmak istemiyorum. Ama Sabah Gazetesinde bayramın son günü "Teğmenken şüpheli, generalken darbeci" başlıklı habere güldüm. Hadi genç muhabir Abdurrahman Şimşek tecrübesiz. "Sabah Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan çok gizli bir FETÖ raporuna ulaştı" ibaresini başarıymış gibi yazan editörlere, bu haberi birinci sayfaya çıkaran, internette "flash flash" diye duyuran yılların tecrübeli yöneticilerine ne demeli!.."FETÖ'nün TSK içindeki örgütlenmesinin ayrıntılarının anlatıldığı raporda TSK'nın Ocak 2014-Temmuz 2016 sürecinde FETÖ ile mücadelede gerekli başarıyı gösteremediği gibi öz eleştiriler yer alıyor. İşte o raporda öne çıkan detaylar:" diye devam eden haberde aslında AKP'nin ayağına kurşun sıkılıyor. Evet rapor doğru 21.02.2017 tarihli kapsamlı raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen bir Tuğgeneral, 2 Albay'dan oluşan bilirkişi heyeti yazmıştır. 6 Mart 2017 tarihinde "Çok Gizli" değil "Gizli" kaşesiyle Başsavcılığa teslim edilmiştir. 43 sayfalık raporun eklerinde atama listeleri, sıkıyönetim komutanları, sıkıyönetim mahkemelerinde görevlendirileceklerin listesi de vardır. Ve bu rapor biten, halen devam eden mahkemelerin dosyasında mevcut olduğu gibi doğal olarak savunma avukatlarında, benim gibi davaları takip eden birkaç gazetecide de mevcuttur. Raporu "yeni" gibi yutturmak ayıptır.

"2014-2016 sürecinde iktidarda kim vardı? AKP.." gerekli başarıyı kim göstermemiş?..

Raporda Askeri okullarda ve teğmen iken soruşturma geçiren subayların darbeci olarak 15 Temmuz'da ortaya çıktığı vurgulanırken Tuğgeneraller İsmail Güneşer, Eyüp Gürler, Murat Yetkin ve Şener Topuç'un isimlerine de yer verilmiş. Peki bu darbecileri general yapan kim?

Gazete AKP'yi kurşunlamaya devam ediyor. "Raporda MGK'nın 25 Ağustos 2005 tarihli toplantısında FETÖ/PDY ile ilgili terör örgütü değerlendirmesinin yapıldığı belirtiliyor" ibaresi de ilginç. MGK 2005 Ağustos ayında madem "terör örgütü" dedi de AKP hükümeti gereğini niye yapmadı?

Raporda FETÖ'nün TSK'ya sızma faaliyetleri altı ayrı dönem kapsamında ele alınıyor. 1- 1980 öncesi, 2- 1980-2000 arasında yürütülen faaliyetler, 3- 2000-2008 arasında TSK içerisinde yerleşme ve yayılma dönemi, 4- 2008-2014 TSK'yı tamamen ele geçirme ve örgütten olmayanların tasfiyesi, 5- Ocak 2014- Temmuz 2016 TSK içerisindeki mevcudiyetini muhafaza ve darbe hazırlıkları, 6- Darbe girişimi esnasında yaşananlar ve değerlendirme...

TSK içinde yerleşme-yayılma döneminde kim iktidarda? TSK'yı ele geçirme, örgütten olmayanların tasfiye sürecinde kim iktidar? Darbe hazırlıkları esnasında kim iktidar?

***

Alın size 15 Temmuz'a gelişin özeti. Bu genç muhabire gazetecilik dersi verelim derken neler çıkıyor, neler... Kaldı ki bu raporun özetini bu sütunlardan 15-16 ay önce yazmıştım.  Aynı raporla ilgili Odatv'de bir kaç değerlendirme yazılmıştı. (10-11 Nisan 2017 tarihli Aydınlık gazetesinin manşetinde de 2 gün Masum Gök imzasıyla rapor haberleştirilmişti.)

"Yeni" diye yutturanlar eskiyi de ifşa etti... Hepsi bu... Bir de bu rapordan çok önce "İmamların Öcü" kitabında hepsini yazmıştım diye hatırlatalım mı!..

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları