Açık konuşun, milli devlete karşı mısınız?

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Anayasa Komisyonu Başkanı Ömer Çelik, NTV canlı yayınında  “Rejimi değil sistemi tartışıyoruz. Muhalefet partileri sistem tartışmalarını rejim tartışmalarına çevirmeye çalışıyor. Türkiye’nin rejimiyle kimsenin bir problemi yok”  demiş. 
Sonra da yeni bir keşifte bulunmuş. Diyor ki;  “Türkiye’de 1982, 1960, 1924 diye farklı anayasalar yok, bir tane anayasa var: Derin Anayasa. Derin Anayasa şunu yapıyor; ... siyasi iktidarın kullanılmasını engellemeye dönük tuzaklarla dolduruyor... Milletin seçtiği meclis ve bunun içinden çıkan hükümet dışında da bu yetkiyi kullanacak başka organlar ihdas ediyor. Bunun mantığı zaten fiili darbeden daha çok sistemi krize sokuyor. Türkiye’nin bundan kurtulması lazım.”  (Ntvmsnbc,  13.05.2012)
 “Deveye boynun neden eğri demişler, nerem doğru ki”  cevabını vermiş. Çelik’in  “derin keşfi”  de buna benziyor.
Önce soralım, Rejim ne demektir? Sistem ne demektir?
Kısaca; Halkın kendi kendini yönettiği demokrasi, bütün türleriyle bir rejimdir. Meşruiyetini ve gücünü milletten alır. Hanedanın hükümran olduğu rejimler de vardır. Buna mutlakiyet, yanında meclis varsa (İngiltere, İsveç, Belçika gibi) buna meşrutiyet, egemenlik darbeyle ele geçirilmişse, (örnekleri çoktur) buna da dikta rejimi diyoruz.
Bunlar malum. Bir  de rejimlerden ayrı olarak devletin kendi yapısı vardır. Yani rejimler ne olursa olsun, devletin hangi millete ait olduğunu gösteren temel yapısı, kuruluş ekseni vardır. Eğer devlet kendi milleti tarafından kurulmuşsa, (egemen güçlerin çıkarlarına veya konjonktüre göre değil) bunlara milli devlet diyoruz. Yani bir millete ait devlet. Burada egemenliğin sahibi millettir.
Tabii olan, uluslararası hukukun benimsediği ve dünyanın genel durumunu yansıtan devlet şekli de budur.
Egemen güçlerin veya konjonktürün kurduğu devletler ise; bugünün Irak Federal Cumhuriyeti, Irak’ın Kuzeyindeki kukla yönetim, İsrail, Kanada, Belçika, Çekoslovakya (şimdi ikiye ayrılıp milli-üniter devlet oldular), dağılan Yugoslavya, 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti gibi devletler sayılabilir. Bu tür devletler, egemen güçlerin çıkarı bittiğinde veya konjonktür değiştiğinde, sıkıntıya düşerler. Çünkü kendine ait bir güce ve meşruiyete dayanmıyor. Bu tür devletlere istisna grubu diyoruz. Kendinden başka hiçbir devlete emsal gösterilemezler.
Bir başka konu da devletin yönetim biçimidir. Milli devletlerde, otorite merkezinin tek parça (üniter) veya çok parça (federasyon) olması, devletin milli vasfını değiştirmez. Çünkü federe devletler de, aynı millete aittir. Aynen Alman Federal, Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi.
Irak Federal Cumhuriyeti ise, adı aynı ama devlet yapısı bunlara benzemez. Gayrimilli ve çok merkezden yönetilen bir ucube rejim. İşgalci ABD’nin yaptığı anayasaya göre, Cumhuriyeti kuran iki unsur vardır, Arap ve Kürt. İki dillidir, Arapça ve Kürtçe. İki merkezden idare edilmektedir, Bağdat ve Erbil.
Egemenliğin sahibi iki ayrı unsur olunca, orada kanlı çatışma önlenemez. Çünkü egemenlik bölünme (tecezzi)’yi kabul etmez.
Rejimlerin durumu kabaca böyledir. Üniter devletin ne olduğu da bellidir. Ama Oslo görüşmelerinde olduğu gibi, otoritenin ana merkezi yerel yönetimlere devredilecekse, bu üniter (merkezi yönetim) yapısının yok edileceğini gösterir. Burada ciddi sorun vardır. Üstelik yerel yönetim de, Türk Milletinden olmaya itiraz eden, ayrı bir etnik unsura ait olacaksa, bu bölünme demektir. Irak’ta olduğu gibi.
Bir milletten olmaya itirazı siyasi iktidar ve bölücü parti de dillendiriyorsa, bu Türk Milletine ait olan Milli Devletimizi reddetmektir. Yani asırlar ötesinden gelen milli egemenliğimize isyan demektir. PKK’nın temel iddiası bu değil mi? Zaman zaman, taleplerimiz üniter devlet içinde bile karşılanabilir; bayrak, devlet, toprak gibi her şey tek olabilir, ancak tek milleti (Türk Milletini) kabul etmeyiz, demiyor muydu? Kısaca, Milli Devlet olmaz deniyor.
AKP sözcüsünün üzerine basmadığı bu husus rejimden de öte, varlık, yokluk meselesidir. Egemenlikle oynamaya gelmez.
Sistem gibi gevelemeler, gerçek niyeti gizlemek için kullanılıyorsa, boşuna gayrettir. Lütfen sadede gelin ve  açıkça söyleyin; Türk Devletine ve üniter yapısına karşı mısınız? Çok ortaklı etnik bir devlet mi kurmak istiyorsunuz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları