"Açılım", "Açmaz" oldu!

Altemur KILIÇ


Apo’nun  “Açılımın” ana hatlarını PKK organı Fırat Ajansı açıkladı... Ama eşkıyabaşının kendi ağzından olmadığı için diplomaside “no-paker” yani “var ama yok”  denilen cinsten; duruma göre ya teyit edilecek veya inkâr edilmezse bile, teğet geçilecek sonunda da, muhtemelen İktidar tarafından benimsenecek!
Dün sabah gazetelere -özellikle, malum gazetelere ve malum yazarların köşelerine baktım. Haber ve yorumları, pek yok!
Ama Fırat Haber Ajansının, “var” ayılması gereken haberine göre, Eşkıyaların -Bölücülerin- bebek katillerinin “onursuz” başı “demokrasi” derken, laf kalabalığı içinde, açıkça Kürtlere özerklik ve federasyon istiyor. Kürtler Türkiye içinde kalacaklar, ama ayrı hükümetleri, bayrakları ve ordusu vb. olacak... Apo’nun formülü şu: Kısacası, ‘tek devlet’ fikrini Abdullah Öcalan kabul ediyor ama “tek millet” diyemiyor, ama tek gönderde “iki bayrak” demek istiyor:  PKK ve Türk Bayrakları yan yana eş değerde!
Apo’nun sözlerini  “doğru yolda, iyi bir başlangıç” sayan Cengiz Çandar bile, bu “modelin” çelişkilerini belirtiyor ve uygulanma kabiliyetinin az olduğunu söylüyor!
Fakat Apo, açıkça ültimatom veriyor, tehdit ediyor: “Erdoğan açılımı üç ayda sona erdirmeliyiz” dedi... Apo ise “iki ayda bitirmezseniz, ben sizi bitiririm” demeye getiriyor! Erdoğan, bu tehdit karşısında ne yapacak? Süresini, üç aydan, iki aya indirecek mi?

Abes
Apo’nun taleplerinin içeriğini tartışacak, abesle iştigal edecek değilim, ama gene de   “abes-ihanet” ortada... Türkiye’ye kesilecek bedel de ortada! Merak ediyorum, Erdoğan ve iktidarı, bedeli ne olursa olsun, Apo’nun tehdit ve taleplerine rağmen bu “açılımda” hâlâ devam edecekler mi? Yalaka-yandaş yazarlardan Polis Akademisi Öğretim Üyesi İhsan Dağı,  “çözüm sürecinde AK Parti için, ne risk ne de ödenecek bedel var”  diyor. “Savaştan yana olmanın bedelini Muhalefet düşünmeliymiş”.

Asıl bedel
Ama gerçekte öyle mi? Sözlerime bir  “mim” koyun. Erdoğan ve iktidarı kendilerini içinden zor çıkacakları bir “açmaza” sokmuşlardır! “Açmaz” şudur; Apo’nun avukatları tarafından -kamuoyunu hazırlama mahiyetinde açıklanan- “yol haritası” gerçekte DTP’nin, bölücülerin, PKK’nın değişmez talepleridir... Erdoğan’ın “açılım” paketi bu istekleri karşılayamazsa, “yok kâğıt” olarak kalır, Kürtleri tatmin etmez.. Bunun bir “ortasının” bulunması gerekir! Böyle bir “asgari müşterek” de var.. Apo’nun 3 aşamalı planının son aşaması, Anayasa’da vatandaşlık ayarı.“Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür” ibaresi, “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır” olarak değiştirilecek. Anlaşılıyor ki İktidar bunda hiç mahzur görmüyor! Bu böyle olunca da, gerisi teferruat; sonunda olacak olan Türkiye’nin bölünmesidir!

Apo kim
Çandar’ın yorumuna göre Apo, bu sözleriyle ‘bağımsız Kürt devleti’ ve ‘federasyon’a kapıları kapatmış bir PKK lideri...! Bunu benim külahıma anlatsın!. Apo, “Mustafa Kemal’in başlattığı işi biz tamamlayacağız” diyor. Atatürk’ün eserini tamamlamak onun ne haddine! Küstahlığı bir yana, demek ister ki, “son aşama” daha doğrusu “Büyük Kürdistan” nihai hedefinden önceki aşama, “2. Cumhuriyet” olacak!

Hamamda Türkü
Ve şimdi “Koordinatör” Bakan Beşir Atalay’ın “nafile turlarında” yaptığı da “Hamamda Türkü söylemek”. Hamamın dışındaki, reel dünyada, gerçekler başka... Sivil Toplum Kuruluşlarının bir takımı, aydınların ve Partilerin söyledikleri başka... Asıl realite TÜSİAD başkanının söyledikleri değil, o Şehit analarının-babalarının, gittikçe yükselen feryatları ve tepkileridir. Bu, Türkiye’nin fay hattıdır... Dikkat edilmezse Türkiye buradan bölünür! Ve eğer bu başından batıl açılıma-açmaza, rağmen, AKP oy kaybetmez, bazılarına göre oy kazanırsa,  halkımın aklından -sağduyusundan- ve gerçek demokrasiden şüphe ederim!
Ama neyse ki, rantlarından, Kuzey Irak’taki yatırımlarından başka bir şey düşünmeyen STK dışında ve üstünde, sağlam kalan başka kurumlar var! Bu sorun, bu “açılım”, TC’nin, Türklüğün mihenk taşı! İhsan Dağı “Muhalefet düşünsün, savaştan yana olmanın bedelini düşünmeli” diyor ama asıl Erdoğan ve iktidar düşünmeliler, “açılım açmazının ağır bedelini!”
Fatih Çekirge der ki; Dağlardaki “Ne mutlu Türküm diyene” yazılarının yerine “Önce Vatan” yazılması, daha doğruymuş. Bir defa Atatürk’ün o anlamlı sözlerini silmek gaflet, ama sorarım; bu “Vatan”,  “Önce”, kimin, kimlerin “Vatanı”;  telakkiye, zamana, zemine göre değişir mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş