Açılım kumuna gömülmek!

A+A-
Behiç KILIÇ

Haftası geçti, Ankara’yı basan şakilerden haber yok!.. Kim ve nereden gelip, nerede arazi oldular bilmiyoruz.. Yaptıklarının kârı yanlarında, yeni  “işler” kovaladıkları düşünülebilir!..
Milllet olarak bildiğimiz, bir savcılık soruşturması açıldığıdır.. Bu boyuttaki teşebbüslerden de PKK uzantısı siyasal görünümlülerin nasıl propaganda malzemesi çıkardığını biliyoruz!..
Ankara’yı basıp ardından elini kolunu sallaya sallaya giden eşkıyanın neler yaptığını görüyoruz!. İçişleri Bakanı’nın Diyarbakır’da karşısına eylem koyuverdi!..
Bakan’ın karşısına çıkan bir sahneyi aktaralım, bakalım bu görüntü size ne söyleyecek!?. Açılım gayretleri ile,  “onlar için”  ayaklarına giden Bakan, karşısına dikilen adamın  “Ben Kürt şehit amcasıyım” diye meydan okumasına muhatap oldu!..
Açılım için giden Bakan  “Kapanım”  ile muhatap oldu!.. Esnafın kepenkleri inikti, çünkü PKK’dan emir gelmişti!.. Diyarbakır’da  “kimin patron olduğu” kafayı kuma göme göme artık tartışılmıyor bile!.. Zaten Belediyeyi elinde tutan kişi, durumu açık açık söylüyor!..
Esnafın; PKK talimatlarına uymaması bu serbestlikle, mümkün değil!.. İtaaitsizliğin bedeli kesinlikle canıdır!..


PKK açılımı!..
Bakan’ın gördüğü şu...
Bugüne kadar açıkladıkları  “açılım”ın sadece başlığı ile meşgul PKK çetesi... İktidarın, açılım çerçevesinde beyan ettiklerine kesin karşı duruyor.. Kontrolündeki  “siyaset maskelilere” yaptırdıklarının ötesinde, Diyarbakır’da da bu durum Bakan’ın önüne çıktı!.. PKK’nın kontrolünde olmalarına müsaade edilen (!) sivil toplum örgütlerindeki eşkıya sözcüleri Bakan’a Kandil’den mesajlar aktardı!.. Bakn,  “Açılım için her kesimin görüşlerini”  alıyor ya!?. Böylece PKK ile de muhatap olmuş oldu!..
Ne duyduğuna gelince...
39  “yan kuruluş”  geldi, başlangıç olarak şunları istedi,  “Açılımın sürmesi için operasyonlar durmalı, Anayasa değişmeli, anadilde eğitim olmalı, ifade ve örgütlenme özgürlüğündeki engeller kaldırılmalı.”
Bakan bu kuruluşlarla  “basına kapalı”  görüştü.. Açıklanmayanlar da var.. Hükümetin, bu gezi çerçevesinde Diyarbakır’da mesajı şu,  “PKK tasfiye edilecek..” Bakan bunu söyledi.. Bu açıklama, malum çevrenin  “açılıma” karşı olmasına yetiyor, onların istediği devletin kendilerine teslim olarak açılması!..


Ahalinin hali!..
Önce sahneyi hatırlatalım...
Mardin’de Bakan’ın boynuna sarılan ahaliden bir tip, ana dili ile döktürüyor,  “Baykal da oğlunu askere göndersin!.. Devlet başka devletlerle barış yapıyor, burayla da yapsın.” Adam cahilin uleması!.. Kendisine belletilenleri, PKK mesajını Bakan’a veriyor!..
Olay kısaca bu!.?
Ahalinin çoğunluğu cehalet, saplantı, sosyal içerik bakımıdan dibe vurmanın da ötesine geçmiş kalitede!.. Bu da elbette ki hem terör hem din ağalarının işine çok yarıyor.. Yönlendirmesi kolay oluyor..
Urfa’da ortaya çıkan manzaraların yorumunu yapabilir misiniz?! Beline kadar sakallı Şeyhin elini öpme kuyruğu.. El öpenlerin mutluluktan, ilkel insan tepkisine benzeyen çığlıkları, Şeyhin huzuruna çıkmanın mutluluğu ile, sara nöbeti gibi kilitlenecek hale gelmeler... İzahı nedir, Dinimizin neresine uygundur?!. Bu manzaralar dünyaya  “Türk insanı”  diye yansıtılıyor, Dünya Türkiye’yi böyle de tanıyor!..


Apo açılımı!.
İşte bu çapta bir ahali üzerinde  “açılım” söz konusu.. Malum ağaların elinden alıp açılmaları sağlanabilecek mi?.. Bakan’ın hedef diye açıkladığı  “PKK’nın tasfiyesi” ne olacak.? PKK  “Apo’yu muhatap alın” noktasında tutuyor açılımı.. Apo da kendisi dışında açılamayacağı hesabı ile proje üretiyor..
Avukatları ile son tebliğinde şunları yaymıştı;  “Benim çözüm modelim şudur: Devlet olacak, diğer tarafta da demokratik Kürt ulusu olacak. Devlet de Kürtlerin demokratik ulus olma hakkını kabul edecek. Sonra devlet isterse yine her yerde bayrağı olacak, isterse her yere hizmet götürecek, isterse her yerde Türkçe öğretecek. Kürtlerin her alanda örgütlenmesinin önü açılacak, Kürtler demokratik bir ulus olarak varlık kazanacak.          Kendi sporunu, eğitimini, dini örgütlenmelerini, meclisini, belediyelerini yapabilirse kendisi yapacak, kuracak.                           Hatta kendi özsavunması bile olacak. Kendi ihtilaflarını çözecek bir savunma gücü olacak. Yani Kürtler kendi kendini demokratik bir şekilde örgütleyecek, savunacak.. Bu süreçte önümün açılması için bunu hep beraber yürütebilmemiz için koşullarımın düzeltilmesi lazım.”
Ne var işte, alt tarafı mini bir devlet kurmak istiyor!.. O kadar kan döktü, hakkı değil mi!!
Sus diyen yok ya, konuşuyor!!

Yazarın Diğer Yazıları