Açılımcılar PKK'dan fazla zarar veriyor!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Kürt Açılımı”  söylemi, milletin huzurunu kaçırmaya yetti. İnsanların ağzının tadı bozuldu. Hiçbir biçimde birbirlerine yan gözle bakmayı aklından dahi geçirmeyen insanlar arasına fitne sokuldu. Komşusuyla ilgili kuşku ve kaygı duyanların sayısı gittikçe artıyor. Ayrılık gayrılık bilmeyen insanlar da bile tedirginliğin yükseldiği görülüyor. “Ülke bölünür mü?”, “Nereye sürükleniyoruz?”, “Bu işin sonu nereye varır?” sorularını soranların sayısı gittikçe artıyor.

İç içe değil, yan yana!

Arkasında hiçbir kötü niyet olmasa bile  “açılım”  tartışmalarının yürütülüş ve yönetiliş biçimi milletin birliğine ve bütünlüğüne büyük zarar vermiştir. Var oluş amacı “Kürt ile Türk’ün bir arada, iç içe yaşayamayacağını”  kanıtlamak olan PKK terör örgütünün katliamlarla yapamadığını çözüm yaygaracıları başarmak üzeredir.
Her şeyin en doğrusunu yaptığına inanan iktidar, Türkiye’yle her türlü bağını kesmiş liberal ilkesizlerin peşine takılarak, toplumun bir arada yaşama kültürüne büyük zarar vermiştir. Toplumda iç içe değil, yan yana yaşama arzuları nüksetmeye başlamıştır. 
Herkesin ne söylediğini ve sonucunun nereye varacağını hesap etmeden ağzına gelen her şeyi hırsla söylemekte özgür olduğu anarşist bir ortam yaratılmıştır. Bölünmeyi tartışalım diyeninden referandum önerenine; boşanmaktan söz edeninden “mübadele yapalım” diyenine kadar herkes her şeyi “Kürt Sorunu”nu  çözme önerisi olarak ortaya atmaktadır. “Özür dileyelim!”, “Unutalım”, “Affedelim”, “tazminat ödeyelim!”  türünden garip sözler edilmektedir. Bu tür söylemlerin sıradan kitleler ve terör unsurları üzerindeki etkisinin ne olacağının hesabını ise yapan yoktur.
Bu nedenledir ki duruma, sonuçta Genelkurmay vaziyet etmek zorunda kalmıştır. Genelkurmay Başkanı “Tartışma özgürlüğü, devletin varlığını riske sokacak, ülkeyi kutuplaşmaya, ayrışmaya ve çatışma ortamına sokacak konuları içeremez”  diye açıklama yapmıştır.

Toplumun bilinçaltı alt üst!

Durum çok açık ve ilginçtir. Şöyle ki iktidar, muhalefeti  “açılımı” desteklemeye çağırıyor. Muhalefet “destekleyeceği şeyin ne olduğunu”  öğrenmek istiyor. İktidar ise “siz önce destekleyin, biz sonra neyi desteklediğinizi size söyleriz” anlamına gelen bir siyaset izliyor. Bu durum yalnız iktidar ile muhalefeti değil toplumu da kutuplaştırmıştır. “Konuşalım, tartışalım, eninde sonunda bir hal yolu buluruz” mantığı üzerinden yürütülen görüşmeler, bozguncu ve tahrikçilere büyük fırsat vermeğe devam ediyor. Terörist organizasyonlar devlete “haa şöyle hizaya gel” mesajları göndermektedir. “Empati yapalım, bir birimizi affedelim” söylemleri altında devletin ve milletin bütünlüğüne yönelik meydan okumalar alabildiğine artmıştır.
Bütün bu gelişmeler vatandaşlar arasında büyük bir kaygı ve kuşku yaratılmasına neden olmuştur. Her kafadan çıkan ayrı ve aykırı sesler milletin zihnini bulandırmıştır. Gerilim ve öfke yalnız siyaseti değil, toplumun bilinçaltını da alt üst etmiştir. İnsanlar mümkün olan ile olmayanı, doğru olan ile doğru olmayanı, hangi hak ve taleplerin meşru olduğunu, hangilerinin sınırı aştığını bilemeyecek bir durum gelmiştir. 
İktidar, ülkeyi ayrıştırmanın eşiğine doğru sürüklediğinin farkında bile değil. Başbakan,  “bizi izlemeye devam edin” demekle yetiniyor. Terör örgütünün yirmi beş yıldır başaramadığı bölünme ve ayrıştırmayı “açılım” olarak algılayanların sorumsuzluğu başarmak üzeredir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları