"Açılımın" son perdesi!

A+A-
Altemur KILIÇ

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de,  “açılım” konusunda son noktayı koydu; “geriye dönüşü olmayan son noktadayız”  dedi.
Daha önce de,“Kimse şapkadan bir tavşan çıkaracağımızı beklemesin” demişti... Ben, Hükümetin,bu konudaki son strateji ve taktiklerini anladıktan sonra ekleyeyim: Bu şapkadan barış güvercini de çıkmaz! 
Hükümetin “açılımındaki”  temel stratejisi  “son noktası” , PKK’yı dağdan indirmek ve topluma kazandırmak...  
Daha önce Genelkurmay Başkanı Başbuğ da Ordu açısından, “son noktayı”  koymuştu. “TSK, bölücü terör örgütüyle mücadelesinde en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelesine planlandığı şekilde devam edecektir”...
Şimdi soru-sorun, bence “açmaz” şu; “son terörist” dağdan indirilip, güya topluma kazandırılınca mı “etkisiz hale” getirilecek yoksa, askeri  mücadeleyle mi? PKK teröristleri, çıkar yol olmadığını anlayıp, sonuncusu adalete teslim olunca mı?
Genelkurmay Başkanlığı da elbette kanın durmasını, artık şehitler vermemeyi ister! Askerler, bazılarının iddia ve ima ettikleri gibi, bu “kirli”  savaştan nemalanmayı düşünmez... Asker, PKK’nın , kandırıp dağa çıkardığı gençlerın ailelerine kavuşturulmasını, topluma  “rehabilite” edilmelerini ister... Başbuğ bunu hep vurgulamıştır.
Bu konuda Hükümetle, Askerler arasında sınırlı bir “uyum” olduğu doğrudur. Fakat Genelkurmay hükümetten farklı olarak, bunların, ancak PKK tamamıyla bitirildikten sonra mümkün olacağını ve ancak, bundan sonradır ki bölgede  “demokratik-ekonomik açılımların” olacağını, PKK’lı gençleri “topluma kazandırmanın” alt yapısı hazırlanmadan dağlardan indirilenlerin, sonra, köylerde kasaba ve kentlerde eylemlerine devam edeceklerini bilecek kadar gerçekçidir... Çünkü bölücülük  “cini” şişeden çıkmış, “Büyük Kürdistan”  gençler için cazibe merkezi olmuştur.
Elbette ki doğru yöntemlerle bu gidişi tersine döndürmek imkânsız değildir, ama özellikle, içimizde Türklüğün ve Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerini, felsefesini sorgulamaya hatta yok etmeye çalışanlar, dışarıda da Kürtleri tahrik edenler oldukça!
Bu sözde aydınları aydınlatma imkânı yok... Onlar da, maalesef iktidar da, hâlâ  “Kürt Sorununun” aslında ne oldugunu, tarihi köklerini anlamamışlardır... Ya bilmiyorlar, ya da bilmek istemiyorlar ki, Kürtler, 19. yüzyıldan beri iş, aş olmadığı, kültür hakları inkâr edildiği, ana dillerinde konuşamadıkları için defalarca isyan etmemişlerdir. Bugün olduğu gibi hep yabancılar tarafından tahrik edildiklerini göz ardı ediyorlar. Bir okuyucum kara mizah yapmış: “Eğer, Kürtçe radyo ve TV olsaydı, Şey Sait isyanı çıkmazdı”  diyor!


Gafletler dizisi  
Son zamanlarda, bugünlere, geçmiş hükümetlerin bir dizi gafletleriyle, APO’nun, gerektiği gibi,idam edilmemesiyle, AB’ye uyum yasalarıyla, terör yasasının değiştirilmesuyle gelindi... Arkada, hep AB’nin ve ABD’nin kendi çıkar hesapları ve stratejileri vardı ve şimdi de her zamankinden fazla var!
Hükümet, şimdi Kuzey Irak’ta yaklaşık 4 bin 500 PKK’lıyı dağdan indirmenin mümkün olamayacağını anlamış. Gerçekten de, “Etkin pişmanlık yasası”  şu ana kadar, PKK’lıları dağdan indirmek için hiç işe yaramadı. İnenler teröre devam etti, çoğu dağlarda kaldı ve Osman Öcalan’ın dediği gibi, PKK dağdan asla inmez.
Anlaşılan, AKP Hükümetinin şimdiki stratejisi veya taktiği, çabası  tüm dikkatleri sayıları 300’e yaklaşan PKK’nın üst ve orta düzey yöneticilerine yoğunlaştırmak! Bunun için de PKK yöneticilerini etkilemek için çeşitli yollar deneniyor. Barzani ve Talabani ile ve de ABD ile ve Suriye Cumhurbaşkanıyla müzakereler bunun için yapılıyor!
Bana sorarsanız bunlar “abesle iştigal” ... Olmayacak dualara âmin!  Gafletler dizisinin son halkası... PKK böyle bitirilemez, terör böyle durdurulamaz, ancak vakit kaybedilir ve bölücüler şımartılır. Nitekim şımarıyor ve küstahlaşıyorlar.
Siz bunlara değil, APO’nun kerametlerine ve sahibinin sesi, sözde “Türk” Ahmet’in ve “aynası” kadının DTP’li Belediye Başkanlarına söylediklerine bakın!’
Sevgili Okuyucularımın Ramazan Bayramını kutlarım...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları