"Açılımların" talimatı Washington'dan...

A+A-
Altemur KILIÇ

“Açılımın, Açılımların”  şifrelerini, kimin tarafından ve ne için, başlatıldığını biliyorduk. Gerçi, kapalı kapılar arkasında yapılan anlaşmaların belgesi olmaz, ama gene de “ispat etmeyen alçaktır, namussuzdur” diyen Erdoğan’a ve kamuoyuna, bunun böyle olduğunu  “Kürt Ermeni açılımlarının” esasında, ABD inisiyatifi ve projesi olduğunu, ispat etmek istiyorduk! 

Canlı tanık
Aslında, kanıtlarını, yandaş ve “Taraf” tarlarının, yazılarında bulmak mümkün, ama Taraf yazarı Yasemin Çongar, son yazısından anlaşıldı ki O, “gizli”  değil “açık” bir tanığı imiş, bu, komplonun!
Meğer, “açılım, inisiyatif”, iki buçuk yıl kadar önce, 2007’de Washington’da başlamış...  “Açılımın” ilk işaretini, direktifini Amerikalılar, o zaman, orada, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e ve o zaman, Başbakan’ın “Dış Politika Başdanışmanı, şimdi Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu’na vermişler!” Canlı tanık; Yasemin Çongar anlatıyor... Ziyaretlerinin gündeminde, “Ermeni meselesi” varmış. Çünkü Hrant Dink kısa bir süre önce öldürülmüştü ve bu suikast Amerikan Kongresi’nin dikkatini Türkiye’ye çevirmişti ve Kongrede “soykırım” olduğunu ilan etmeye dönük yasa tasarıları üzerinde çalışılıyordu... Gül, bu tasarıların rüzgârını kesmek için Bush yönetimi ve Kongre’nin ileri gelenleriyle konuştu, ama pek de “tatminkâr” bir karşılık görmedi. Amerikalılar, “Her seferinde Ermeni tasarılarını durdurmak için bu kadar çok zaman ve para harcayacağınıza, tarihinizi daha rahat tartışabilmek için çaba gösterin, Ermenistan’la ilişkilerinizi normalleştirmeye çalışın” dediler! Ve O ziyaret sırasında, “German Marshall Funda” adlı Amerikan kuruluşu Türk dış politikası konulu tam günlük bir seminer düzenlemiş... Gül, seminerde “küreselleşme, entegrasyon ve demokratik işbirliği” mesajları vermiş, sonra, Davutoğlu, AKP’nin “komşularla sıfır problem” politikasını anlatmış; “Türkiye, bütün komşularıyla çatışmasız, sorunsuz bir işbirliği istiyor” demiş. Ve Yasemin, o seminer esnasında, Davutoğlu’na sormuş; “Böyle diyorsunuz ama çok önemli iki komşumuz olan Ermenistan ve Irak Kürdistan’ı ile bir türlü normal ilişki kuramıyorsunuz? Bu sorunu nasıl aşacaksınız?” Davutoğlu da, “Bunu aşmak istiyoruz. Irak Kürtlerinin ve Erivan’ın da ‘sıfır problem’ politikasının parçası olmasını istiyoruz, ama bu niyetimizi gerçekleştirmemizin önünde sizin de gayet iyi bildiğiniz engeller var” demiş. Malumlarca malum, engeller, tabii Milliyetçiler ve Ordu!
Yasemin ilave ediyor: “AKP hükümetinin, Irak Cumhurbaşkanı Talabani ve Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başkanı Barzani ile de diyalog istediğini, ama bunun Genelkurmay tarafından engellendiğini Washington’da bilmeyen yoktu... Gül ve Davutoğlu, Ermenistan ve Irak Kürdistanı ile normalleşme yanlısı konuşurken, siyasi güçlerinin henüz bunun önündeki engelleri aşmaya yetmediğini gizlemiyorlardı”.

Bu da başka rapor
Bir de gene tam o tarihe 2007’ye denk düşen başka bir rapor var. Son Atlantik Konseyi raporunun müellifi David Phillips’in, gene, Kürt sorunu hakkında, 15 Ekim 2007 tarihli “Amerikan Siyaseti Milli Komitesi” tarafından yayınlanmış raporu!
Bu tabloya, bir de tam şu sırada ABD’nin, Irak’tan çekilirken, bu sorunları halletmek istediğini koyun, arka plana da Heybeliada Ruhban Okulu’nu açma hazırlığını, Kıbrıs sorununu çözme gayretlerini  koyun... Ve ABD Başkanı Obama’nın, Türkiye’de söylediklerini hatırlayın; bu kadar rastlantı olamaz!
Özetle, şimdi, bütün bu hatıralar Yasemin’in aklına gelivermiş ve bilerek, ya da bilmeyerek “Ermeni ve Kürt açılımlarının” kimin inisiyatifi, talimatı olduğunu gün gibi açığa çıkarıyor! Yasemin der ki: “AKP hükümeti kendisini zayıflatmak için ordunun zamanında çok uğraştığı, bugün de CHP ve MHP’nin pervasızca tu kaka ettiği bir kararlılıkla, “komşularla sıfır problem” politikasını hayata geçirmek yönünde gecikmiş ve çok gerekli adımları nihayet atıyor... Bu potansiyeli ortaya çıkaran iç ve dış dinamikler iyi değerlendirilmeli, ele geçen fırsatlar heba edilmemeli... Bunun da tek koşulu var; “açılım” samimi olmalı, “açılım” muhataplarına Ermenilere ve bölücülere güven vermeli.”
Kısacası; şimdi zaman zemin müsait, Ankara, Washington’un talimatını yerine getiriyor.
Yasemin Çongar’a göre, “açılımlar”,  Atatürk’ün, “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerine uygunmuş! Bu kadıncağız, Atatürk’ü hiç anlamamış. Atatürk sağ olsaydı bu açılımlardan söz etmek bile kimsenin haddi olamaz ve Mustafa Kemal Washington’a talimat almaya, asla gitmezdi. “Şimdi zaman değişti” diyorlar, ama zaman Atatürk’ü hiç değiştirmedi; Atatürk zamanı değiştirdi.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları