"Adalet çöktü neyin affını çıkarıyorsun?"

"Adalet çöktü neyin affını çıkarıyorsun?"
Yurt partisi Genel başkanı Sadettin Tantan, Türkiye'de iktidarın 16 yıldır af üstüne af çıkarttığını, şimdi de af konusunu gündeme getirerek oksijen tedavisiyle zaman kazandığını söyledi.

Fatih ERBOZ /  Ankara

Türkiye'de af tartışmasının yanlış olduğunu kaydeden Tantan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de adalet çökmüş. Sokakta can, mal, eğitim, sağlık, gıda güvenliği yok. Toplumda saygı, sevgi, doğaya, çevreye sahiplenme, ülkeyi sahiplenme yok. Bu noktada neyin affını getiriyorsunuz? İktidar 16 yıldan bu yana sürekli af getiriyor. Cezalarda af getiriyor, kambiyo affı getiriyor, vergi affı getiriyor. Bir takım yasalardaki olguları suç olmaktan çıkarıyor. Cezaevleri tüm bu aflara rağmen tıka basa dolu. Bu ülkenin adaletli yönetilmediğinden, haksızlığın doruk noktada olduğundan, gelir dağılımının adaletli olmadığından, insanlar canından bezdi. İnsanların geleceğe dönük bütün hayalleri ve umutları yıkıldı. Böyle bir dönem yaşıyoruz. Halka o kadar çok hakaret ediliyor ki, iktidar sahipleri tasarruftan bahsediyor, en çok israfı da kendileri yapıyorlar, bunun halka yansımaması için de her şeyi yapıyorlar." 

İran başta olmak üzere bölgemizdeki ortamın Türkiye için de riskleri beraberinde getirdiğine değinen Tantan, "Türkiye taşeron anlayışında Arap baharında batı servislerinin himayesinde kendi elleriyle yaptığı alt yapılar Türkiye'ye geri döner mi bunu da düşünmek lazım. Türkiye bölgesinde batı servisleriyle güç olamaz. Türkiye kendi milli kimliğiyle çok şey yapabilir. Neden yapmıyor? Türkiye'ye hizmet için getirmiyorlar insanları, başkalarına hizmet için getiriliyorlar. Burada bu siyasi kadroların yapabileceği bir şey yok. Bugünkü iktidar istese de artık halka geri dönemez. Sadece kendilerinin içerikleri açığa çıkmasın diye, zaman kazanmak için oksijen tedavisi yapmak istiyorlar ama Türkiye bu süreçte çok şey kaybetmeye devam eder. İktidar oksijen tedavisiyle zaman kazanıyor. İstese de başka bir şey yapamazlar maalesef" şeklinde konuştu.   

"ABD ARTIK İÇERİDEN KARIŞIKLIK YARATIYOR"

Sadettin Tantan, ABD'nin daha önce yaptığı gibi operasyon yapmasının bundan sonra beklenmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"İran'da zaten iç karışıklık var yani çeşitli bölgelerde var. İran'ın mali ve ekonomik yapısında da sıkıntılar var. Bu bölge ve havzadaki küresel güçlerin faaliyetleri ülkeleri her anlamda çökertirken, halkları cahil bırakarak, bir anlamda ekonomik açıdan bunu tamamlıyor. Rejimler de buna yardımcı oluyor. Bu bölgedeki rejimler nitelik bakımından halktan kopuk ve otoriter. Halkı köle gibi kullanmak isteyen, halka gerçekleri anlatmayan, adaletin, hukukun, özgürlüğün gerçeklerinden uzak. Bundan sonra görünen o ki ABD ve batılılar direkt müdahale etmeyecek. İçeriden ve dışarıdan kullandığı aktörlerle istediğini yapabiliyor. Ayrıca orduların girmesine gerek yok. Irak'ta olduğu gibi bir operasyon beklenmemesi gerekiyor. ABD önce ülkelerdeki insanların zihinlerin teslim alıyor, güce mahkûm ediyor. Ülke insanlarının aidiyet duygularını, kimliklerini, yok ediyor. Ekonomik ambargoyla da ihtiyaçların giderilmesini engelliyor ve toplumlarda gerilimler artıyor. Bu da yönetimlere tepkileri beraberinde getiriyor." 

"ABD PYD'Yİ HER YERDE KULLANIR"

Arap baharı ve BOP'ta taşeronluk yapan Türkiye'nin Suriye'de de istediğini yapmasının zor göründüğüne vurgu yapan Tantan, taşeronluğun farklı bir şekilde devam ettiğini bildirdi. Bu gerçeği de halkla paylaşmadığını aktaran Tantan, "PYD Suriye'de Türkiye için tehdit değil. Havza ve bölge boyutunda PYD'nin kullanılacak bir silahlı yapı olduğu artık ortada. PYD'yi ABD'nin özel paralı ordusu gibi düşünmek lazım. PYD'yi her yerde kullanabilir ona göre yetiştirdi. Türkiye bakımından sadece PKK-PYD tehdit değil. Türkiye için en önemli tehdit siyasetin istikrarsızlığı ve halka güven vermemesi. 21. Yüzyıl gerçekliğiyle uyuşmayan bir vizyonsuzluk var siyasette ve yine halktan koparılmış olması siyasetin. Terör örgütleri ve diğer örgütler hiçbir zaman Türkiye için bu kadar tehdit olamaz. Türkiye bölgesinde büyük bir güç olmasına rağmen taşeron konumuna sokulmuş vaziyette" diye konuştu.   

"EKONOMİK GÜCÜ ELİNDE TOPLAMAK İSTİYOR"

Türkiye'de ekonomik krizin nedenlerinin Türkiye'de aranması gerektiğine dikkat çeken Tantan, "Mali ve ekonomik yapımızın milli olmayışı büyük sorun. Bu nedenle taşeron konumundayız ve bunları yaşıyoruz. Milli olsa zaten böyle bir siyaset olmaz, kriz de hiçbir zaman çıkmaz. Cumhuriyet kurulduktan sonra bütün alt yapılar yapılmış ama bunun devamındaki alt yapılar eksik" dedi. 

Özellikle bilgi ağlarına yönelik olarak alt yapı eksikliğinin halkın gerçeklerden kopmasına neden olduğunun altını çizen Tantan şöyle devam etti:

"Üreten bir Türkiye yerine tamamen dışa bağımlı bir Türkiye tablosu karşımıza çıkıyor bu nedenle. Küresel güç anglo-sakson mantığını dayatmış durumda. Siyasi alt yapı, ekonomik alt yapı, hukuk altı yapısı, bilgi ağlarını bu yapı tamamıyla kontrol ediyor. Buna karşı bir karşı alt yapı hala yapamıyoruz. Türkiye'nin ihtiyacı olan bu alt yapıları yaptığımız andan itibaren başta iktidar olmak üzere birçok siyasetçi halkı temsil edemez. Yıllardır kendi servetlerini yapmış insanlar malları da satılamadığından dolayı çöküş içerisindeler. Sıkıntıları daha da büyüyor. Bu şirketleri yabancılar ucuza alabilir ya da iktidar sahiplerinin elindeki sermaye bunları alabilir. Böylece namuslu, güçlü, vatanperver kesim siyasetten düşebilir."
"Bütün ekonomik güç tek kişinin ve ona bağlı olan yapıların eline geçince siyaset kişiye tabi hale gelebilir" diyen Tantan, "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini böyle değerlendirmemiz gerekiyor. Siyaseti, devletin bütün organlarını teslim almış vaziyette. Bunun dışında diğer serbest mali ekonomik oluşumlarını da eline geçirirse ne olacak? Bunları da böyle değerlendirmek gerekiyor. Bu açıdan baktığınızda karamsar tablo çıkıyor. Bu iktidar kendi kendinin sonunu hazırlıyor. Ne ittifakı yaparsa yapsın, muhalefet de her türlü katkıyı sağlasın, iktidar hem iktidara hem de muhalefete ders verir" dedi. 

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş