Adalet nedir?

Altemur KILIÇ

Bu günlerde “Adalet” yargılanıyor.. Adalet hanım değil, şu bütün dünyada adliye binalarının önünde arzı endam eden gözü bağlı, bir elinde terazi, diğerinde kılıç olan hanımefendi...
Son günlerde konusunda şahit olduğumuz olaylar ve manzaralar maalesef  bizdeki “hanımın”, elindeki terazinin eşit  tartmadığını, gözlerinin ayırım yapmamak için değil, gerçeklere kör olduğunu, kılıcının da suçluları caydırmak için değil, aksine bir taraflı kullanıldığını gösterdi... Şimdi o “Adalet Hanım” yargılanıyor. Sonunda bunun suç ortakları hakkındaki son hükmü, AİHM vermezse, millet verir...
Adalet deyince akla çok sözler geliyor... “Adalet mülkün temelidir”, “Adaletin kestiği parmak acımaz”, “Hazreti Süleyman’ın Adaleti” ve de “Allah hekime, hakime muhtaç etmesin” gibi. Ve başka özdeyişler: “Kılıcın yapamadığını adalet yapar”, “Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir”, “Kuvvetsiz adalet ve adaletsiz kuvvet iki büyük felakettir”, “Adaletin kuvvetli, kuvvetlerin de adaletli olmaları gerekir”, “Adaletin hakim olduğu yerde, silahın yeri yoktur”, “Devletlerin sarsılmayan temelini adalet teşkil eder” ve “Geç kalan adalet adaletsizliktir”!
Mustafa Kemal Atatürk de adalet ve hukuk hakkında şunları söylemiş:
* Bugünkü çağın ihtiyaçlarına uygun kanun yapmak ve onu iyi tatbik etmek imar ve ilerleme sebeplerinin en mühimlerindendir.(1925)..
* Medeni Hukukta, Aile Hukukunda takip edeceğimiz yol medeniyet yolu olacaktır. Hukukta idare-i maslahat ve hurafelere bağlılık, milletleri uyanmaktan alıkoyan en ağır bir kabustur. Türk Milleti, üzerinde kabus bulundurmaz...
Atatürk devrimlerinin en önemlisi Mecelleye dayanan “Şer’iye Mahkemeleri”nin -Kadıların- kaldırılması, ’Tek Adalet Tek Hukuk’yani çağdaş Medeni Hukuk ve Ceza Hukuku sisteminin kurulmasıdır.
Atatürk’ün işaretiyle bunu gerçekleştiren de rahmetli Mahmut Esat Bozkurt’tur...
Bir yüzkarası olan ve yabancıların Türk mahkemelerinde değil kapitülasyon mahkemelerinde yargılanmaları da Lozan Antlaşması’yla kaldırılmıştı.

Adalet
Adalet aslında evrensel bir kavramdır... İnsanlık her uygarlık düzeyinde adaleti aramış ve adalet şöyle veya böyle devletin temeli olmuştur. Temel sarsılınca da o “medeniyetler” çökmüştür. Tarihin eski çağlarında, bütün dinlerde ve ülkelerde, hukuk, adalet bazı dini öğelere bağlanmış ve Allah’ın emri telakki edilmiştir. Ancak adaletin modern ve evrensel tanımı, çağımızda insanların eşit olmaları, “hakkaniyet” farzını oluşturdu. Yani her alanda ve yargıda “hakkaniyet”i.



Mahmut Esat Bozkurt
Mahmut Esat Bozkurt, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk sisteminin önde gelen kurucularındandır ve hukuki temellerinin atılmasında büyük katkılarda bulunmuş bir devlet adamıdır. Atatürk’ün yakın çalışma ve fikir arkadaşlarından, döneminin Adliye Bakanlarından rahmetli Mahmut Esat Bozkurt’un (1892-1943) kızı Gün, arkadaşım olduğu için adadaki evlerinde bir kez elini öpmüştüm. Büyük bir Türk Milliyetçisi ve fikir adamı olan ve “Türküm ve yalnız Türklük için yaşıyorum” diyen Mahmut Esat Bey’e Bozkurt soyadını, Lahey’de Bozkurt Lotus davasında Türk tarafını başarıyla savunduğu ve kazandığı için Mustafa Kemal Atatürk vermişti. Her ikisi de nurlar içinde yatsın...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş