Adamlar-âdemler

Altemur KILIÇ

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, “Yazarak hiçbir şeyin düzelmediğini anladım... Ben de bu satırları bitirdiğim an kalemimi kıracağım, iç düşmanlarımızın ve onları destekleyen emperyalist güçlerin Allah belâsını versin” sözleriyle, Sözcü gazetesindeki köşesinden ayrıldı. Vural kardeşim-oğlum. Bu, muhakkak, sana yaraşan “onurlu” ve “onursal” bır duruş ama gene de yapma kardeşim Vural. Senin böyle “kalemini” kırman, sadece,  Sözcü gazetesinin değil -ülkenin hepimizin kaybı- bırakacağın boşluk güç doldurulur.
Biliyorum, ahlaksızlar ve ahlaksızlıklara karşı savaşmaktan yoruldun, bezdin. Ben de senden büyük yaşımda, çok yoruldum. Bu olanlara karşı artık yazacak şey kalmamış gibi... Ama her gün yenı tezvirat ve fesat ortaya çıkınca, dayanıyor ve yazmadan duramıyorum. Hem, Atatürk’e, babama verilmiş sözüm var... Ölünceye kadar, kılıcımı kınına sokmayacağım. Senden rica ediyorum sen de düşün ve değerli bır Hukuk adamı, “Cumhuriyet” Savcısı olarak, Cumhuriyet-Ordu düşmanlarına ve “fahri savcılara” karşı görevini sonuna kadar yap. Pes etmeye hakkın yok!
İstifa-Veda yazında söylediklerin, yaşamakta-görmekte olduğumuz kâbusun, ihanetlerin ve gafletin özeti... “İç düşmanlarımızın ve onları destekleyen emperyalist güçlerin Allah belâsını versin” diyorsun... Âmin... Ama o düşmanlara yenilmeye, teslim olmaya, durmaya hakkımız yok!  “Durmayalım, düşeriz”, “Allah Türk Milletini Korusun!”, ama işi, Allaha bırakmayalım!


Kayıplar
Olayların “saldırısından” bir acımı yazmaya fırsat bulamadım. İstiklal kardeşimi kaybettik. Sevgili çocukluk, gençlik arkadaşım İstiklal Paksüt yaşadığı gibi, sessizce bu dünyadan ayrıldı... İstiklal Paksüt, babamın silah-mücadele ve “kürsü” arkadaşı. İstiklal Mahkemeleri Başkanı Ali Çetinkaya’nın kızı ve Anayasa Mahkemesi üyesi Osman Paksüt’ün anası ve rahmetli Emin Paksüt’ün eşiydi... Nurlar içinde yatsın!
İstiklal’in ölümü üzerine, babası rahmetli Emin Paksüt’ü hatırladım.  O’nun dava arkadaşı, benim can dostum, Birleşmiş Milletlerde görev yaparken âmirim, Coşkun Kırca’yı hatırlamama-hatırlatmama vesile oluyor. Önceki gün sevgili Coşkun’un ölmünün 6. yıldönümü idi. Galatasaray Üniversitesi’nde anıldı. Kırca içeride ve dışarıda Türklerin davasını, engin bilgisi ve belagatiyle savunmuştu... Onun gibi, Vural Savaş ve Paksüt gibi, adam gibi adamlara ve  “3 Aliler” gibilere, şu sırada çok ihtiyaç var!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş