"Afganistanlılaşmak!.."

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Yirmi bir yıl önce çizilen resmi, müthiş üslubu ile yazan Arslan Bulut’u heyecanla okuyorum. Yirmi bir yıl önce sevgili Bulut,  “Türklüğün Yeni Dünya Düzeni: Güneş Ülkesi” adlı dev eseri kaleme alırken birlikte çalışıyorduk. “Açılımın Şifreleri” ni açığa çıkarıp tarihe not düşen Bulut, “Büyük Resim” ile Türk aydınlanmasına öncülük etmeye devam ediyor. Umarım yakında kitap haline getirip başucumuza önemli bir kaynak oluşturur.
Trabzon çok özel bir kent... İklimi gibidir insanı. Arslan ağabey ile beraber yakın köylüsü Nihat Genç’i okuyorum. Türkiye’de kitapları en çok satan yazar olan Genç’in internette bir milyona yakın takipçisi var. Özellikle gençler hayranı Genç’in. Bir gün kaçırsam oğlum Erdem Kutalmış, “okudun mu?” diye uyarıyor. Televizyonlarda en fazla seyirciye hitap eden Genç’in sesini kesmek için bin türlü katakulli çevirseler de sanal alemde odaTV’de rekorlar kırıyor.
Her şeyden önce Nihat Genç edebiyatçıdır. Gazetecilik ilk göz ağrısı olsa da o hep edebiyattan yana olmuştur. Geçtiğimiz günlerde “Antiemperyalist Asansör” başlıklı bir hikâye yazınca canımdan can almıştı.“Tamam, hukuka saygımız var ama bu memleketimizin işgaline göz yumacağımız anlamına gelmez” diyerek titrememizi sağlayan Genç dün de “Suud-Türk İmparatorluğu”nu kaleme almış. Başkanlık seçimi sürecine giren ABD’nin, Suriye’ye askeri müdahaleyi şimdilik kaydı ile ötelediğini ancak işi taşeronlara havale ettiğini ve Suudileri işaret etmiş. “Afganistanlılaşmak” diye yeni bir de tabir ortaya attı. Bana göre cuk oturmuş. Afganistan’ın dünden bugüne durumunu ele aldıktan sonra “Afganistanlaştık bile(!)” sözleriyle perişan halimizin resmini sergilemiş,
Esad sonrası için, “Esad yıkılınca Suudlar, Müslüman Kardeşler, Davutoğlu, AB, ABD duruma hakim olacaklarından eminler” diyerek seslendi ve; “Buradan bütün bu hevesli, mücahit, İslamcı, hayalci, manyak, Amerikan köpeği aslancıklara sesleniyorum, bu işin tek kârlısı olacak, o da Suudiler... Babamdan bilirim, ev sahibinin köpeği tabii ki baş sedirde uyuyacak” dedi.
Bütün olumsuz koşullara rağmen bireysel gayretlerle iyi şeyler de oluyor. Örneğin; Başkent Üniversitesi Senatosu toplanıp programlarından Fransızca derslerini çıkardı. Üstelik bundan böyle Fransa’ya ne görevli gönderecek ne de davet yollayacaklar. Fransız mallarına boykot çağrısı da yaptılar. Kurucuları Prof. Dr. Mehmet Haberal millet iradesiyle milletvekili seçildiği halde hapiste tutulurken Başkent Üniversitesi’ne de bu yakışırdı...
Söz Başkent’ten açılmışken Ankara’da faaliyet gösteren “Pi Okulları”nı unutmamak lazım. Her biri üstün zekalı olan bu gençler, fırsat buldukça şehit ailelerini ziyaret eder. Milli konularda duruş sergiler. Geçtiğimiz günlerde bursluluk sınavı yaptılar. 3400 öğrencinin katıldığı sınavda Fransa’nın yaptığı katliamlar matematik sorusu olarak soruldu. Fransa’nın Cezayir’de katlettiği insan sayısını grafiklerle test sorusu haline getirmeleri son derece manidardı. ‘Pi Okulları’ sömestr tatili öncesi öğrencilerine “Fransa’nın Cezayir ve Ruanda katliamları” konulu ödev verdiğini hatırlattıktan sonra, yönetici, öğretmenleri, öğrencileri ve ailelerini kutlayalım.
Sıraya koymama rağmen bazı kitaplara öncelik tanımak zorunda kalıyorum. Yeniçağ’da savunma muhabirliği de yapan Ceyhun Bozkurt “Mission Kürdistan: ABD-PKK ilişkilerinin stratejik analizi 1978-2012”yi yazmış. Daha önce “Amerikalı Diplomatların Güneydoğu Faaliyetleri” yle beraber Macit Soydan ve Fatih Erboz ile “Petrolde Kan Kokusu”nu yazan Ceyhun’u da tebrik ediyorum. Kripto Yayınları ciddi mesafe aldı. Necdet Pekmezci “5-6-2 Tamam Değil Reis-Ben de Vardım” adını verdiği kitapta 8-9 Ekim 1978 tarihinde 7 TİP’linin öldürülme olayını mercek altına almış. Malumunuz bu olayla ilgisi olmayan Ünal Osmanağaoğlu ve Bünyamin Adanalı halen hapishanede tutuklu. “Bahçelievler Katliamı” olarak bilinen bu konuyla ilgili benim de uzun süredir devam eden bir çalışmam var. Mahkemede dört failin cinayeti gerçekleştirdiği kararı olmasına rağmen ceza alan on bir kişidir. Aranan ise bir o kadar...
 “Pilot Necati” yi deşifre eden Pekmezci’nin kitabı mutlaka okunmalı...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş