Ağca, MHP-Ülkücüleri vurmak için seçildi

A+A-
Behiç KILIÇ
Su günlerde adı çokça telaffuz edilen Savcı Doğan Öz’ün de İpekçi ile aynı odaklar tarafından infaz edildiği kuvvetle muhtemel..
Savcı Öz, önemli dosyalar oluşturuyordu..
Öldürülmesinden bir ay önce, devrin Başbakanı Ecevit’e ülkedeki terörün sorumlusu olarak CIA ve kontrgerillayı gösteren bir rapor sunmuştu...
Savcı Öz’e göre, silahlı sol eylemciler, kontrgerilla tarafından yönetilmekteydi..
İpekçi Cinayeti altında temel amaçlardan biri de MHP’nin hedef alınmasıdır...
O günlerin tanıkları, cinayetten sonra Alparslan Türkeş’in çabalarını anlatıyorlar..
Başbuğ,  “Kesinlikle katilin bulunması”  için talimat vermişti.. O günlerde bu çalışmayı yapabilecek kapasiteye sahipti teşkilatı..
Türkeş, cinayetin  “MHP’yi kapatmak için kullanılacağı”  değerlendirmesini yapıyordu..
Nitekim, katil diye ortaya çıkan Ağca ve etrafındakilerin kimlikleri ortadaydı..
Bugünlerde o günler daha net değerlendirilebilir...
Katil ve yardakçıları olarak ortaya çıkan isimlerin, milliyetçilere yakın kişiler olması, bu cinayetin MHP’ye yapıştırılmasına yetmiştir ama işin aslı bu mudur?!.
Hem de şu gerçek ortadayken..
Abdi İpekçi, o sıralar MHP ile yakın iyi ilişkilere girmişti.. Bunda da efsane Gümrük Bakanı MHP’li Gün Sazak’la olan birlikteliği rol oynamıştı.. Türkeş’in en yakınındaki Gün Sazak ile Abdi İpekçi, Türkiye’yi ateşe atan karanlıklara karşı bir ittifak içerisindeydiler..
Sonunda ikisi de aynı odakların hedefinde, aynı kötü kaderi paylaştılar..
Peki sahadaki  “kuklanın”  ipi kimin elindeydi.. Kukla  “ülkücü maskeliydi”  ama kuklacı neydi?..
Bu sorunun cevabının doğru dürüst aranmaması, güç odağını işaret ediyor..
Hangi güç odağı sorgulanamaz ona bakalım...
Çetin Altan’ın  “Abdi’yi kontra öldürdü”  açıklamasını hatırlayınız.. Bu açıklamasından sonra Çetin Altan için,  “Yaşı ilerledi, karıştırıyor”  açıklaması bile yapıldı da  “Neden böyle konuştuğu”  araştırılmadı..!Çünkü, aynı zamanda  “Abdi’nin elinde CIA faaliyetlerini anlatan dosyalar varmış”  demişti.
Abdi İpekçi’nin, ölümünden bir süre önce CIA’nın Türkiye’de istasyon şeflerinden Paul Henze ile esrarengiz bir görüşmesi de vardır..
Paul Henze’nin İpekçi Cinayeti ardından görevini bıraktığı biliniyor.. Henze’nin öteki ilginç çıkışı ise, Ağca ve olaya adı karışanları Bulgarların angaje ettiği Sovyet ajanları olarak sunmaya çabalamasıdır..
Bir parantez açalım; İtalyan Gizli Servisi SİSMİ de yüzde yüz ABD-CIA güdümündedir.. Ağca, Papa olayından sonra cezaevine atıldığında, kısıtlı beyanlarda bulunuyordu.. Bir süre sonra iki SİSMİ ajanı Ağca ile görüştü.. Ardından Ağca ifade vermeye başladı, anlattıkları hep  “yukarıdan”  manipüle kokuyordu.
İpekçi’nin hayatının son gününü yanında geçirdiği Ecevit’le ilişkisine bakalım.. O gün Ecevit’ten bir dosya aldığı söyleniyor!..
Dosyada neler var???
Dosyada mafya faaliyetleri var deniyor ama o zamanki gizli servisleri yönetenlerin delillendirilmiş serveti de var. Bu ikinci iddiayı güçlendiren düşünce şöyle gelişti...
 Ecevit o dönemde iktidara kontrgerillayı çökerteceğim diye gelmişti.
 Abdi İpekçi’nin öldürülmesinden ve kendisine Çiğli Havaalanı’nda suikast düzenlenmesinden sonra kontrgerilla sözünü telaffuz etmedi...
Yazarın Diğer Yazıları