Ağca ve arkadaşı Atilla Serpil

A+A-
Behiç KILIÇ

Ağca bugün çıkıyor..
Bakalım rotası ne olacak!!?
Avukat Doğan Yıldırım, “Ağca olayını” en iyi bilenlerden...
Birkaç gün önce NTV’de açıklamalar yaptı, çok ilginç iddialarda bulundu.
Mesela, “Atilla Serpil, Ergenekon davasında gizli tanık” dedi.
Yıldırım, onun hem avukatı hem de ilk yakalandığında Maltepe’deki cezaevinden de tanıyan kişi..
Atilla Serpil kim peki?..
Bir süredir matbuatta yer alıyor..
Söylediği şu; “Derin devlet beni, Ağca işinde kullandı..”
Bu kişi, Ağca’nın ilk kaçış teşebbüsünde rol aldı... Ağca, Maltepe cezaevinden, o zaman Gülhane Parkı karşısında bulunan Adli Tıp’a sevki sırasında, Beşiktaş güzergahında kaçırılacaktı.. Nakil aracında Ağca, Atilla Serpil’le birlikteydi.. Atilla’ya iki tabanca verilmişti bir şekilde!.. Bu kaçış gerçekleşmedi. Çünkü o güzergahta kaza olmuştu ve konvoy, Eminönü’ne araba vapuruyla geçmişti. Bu nedenle, Adli Tıp’a gelindiğinde, üst aramasında Atilla silahlarla ele geçti, kaçış gerçekleşmedi..
Atilla Serpil, sağ eylemci olarak tanıtıldı..
Doğan Yıldırım, onun TİKKO ile ilişkilerinden söz ediyor..
Şimdi bu Atilla Serpil’in son beyanlarına bakalım; “Bu organizasyon ne MİT ne de emniyet ve 12 Eylül darbesiyle dağıtıldı. Şimdi de kamuoyunda adı ara ara zikrediliyor. Zaten yattığımız yer askeri cezaeviydi.”
Ne anladınız?!..
Serpil “asker içinde çete!!”den bahsediyor.. Yani günün mana ve önemine göre beyanda bulunuyor!!
Doğan Yıldırım’ın onun için “Ergenekon’un gizli tanığı!!” iddiası var..
Şimdi bu durumdan, Ağca üzerine yorum yapalım!.. Ağca’nın, İpekçi cinayetinden taşırılıp,  “Susurluk üzerinden” geçirilerek güncel davaya yapıştırılması ortaya çıkabilir mi?!.
Atilla Serpil, “kapıyı açmak” için iyi bir prototip mi?! Serpil’in “Firar sonrası” hikayesi de ilginç.. 13 yıl yatıp çıkmış.. Çıktıktan sonra gazeteci olmuş.. Nerede?.. Muğla’da bir TV’de.. Buradayken Kenan Evren’le ve bazı önemli devlet adamları ile röportajlar yapmış. (Evren öncelikli korumada ama, önemli terör suçlusu ile başbaşa!.. Nasıl olmuş bu?) Serpil’in çalıştığı TV’nin iktidar mensubu bir milletvekiline ait olduğu söyleniyor..
Ağca sırlarıyla çıkıyor..
1979’dan beri cezaevlerinde hayatı geçti... O şimdi bundan sonraki hayatını düzenleyecek paranın peşinde, öncelikli meselesi bu..
Parayı nasıl bulacak?.. Anılarını satarak..
Anıları diye neyi satacak Ağca?..
Ne anlatacak, bunca yıldır daha hiçbir açığı yok.. Ne İpekçi’nin öldürülmesi ne de Papa’nın vurulması ardındaki karanlıklar biliniyor..
Ağca konuşmuyor ama Türkiye, İtalya ve Batı, onun konuşmamasından rahatsız olmadı.. Dahası icraatlarının gömülmesi için çabalar dikkat çekici!.. Şu günlerde de bir kampanya yürütülüyor ve onun açıklamalarına itibar edip, kendisine yüklü paralar ödenmemesi isteniyor.. Gerekçe olarak  “Böyle bir suçlu, hayal mahsulü anlatacakları ve yaptıklarının karşılığı ile ödüllendirilmemeli” deniliyor.
Ama bir durum var.. İpekçi olayı, eğer düzgün yapılacaksa  “Türkiye’deki karanlık soruşturmaların çıkış noktasıdır” ve öylece bilinmeyenleri ile durmaktadır...
Hukuk kuralları elvermese de  “İpekçi Davası” bir şekilde yeniden başlatılmalıdır ki, karanlıklar aydınlansın.. Çünkü İpekçi gibi Uğur Mumcu ve efsanevi Gümrük Bakanı Gün Sazak’ın aynı ellerce öldürüldükleri yolunda sezgiler vardır en azından..
Atilla Serpil ve Ağca, bir takım siyasi hesaplarla “güdümlü itirafçı” yapılmamalı, doğru süzgeçten geçirilmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları