Ağzınla kuş tutsan cin şişeye dönmez

İsrafil K.KUMBASAR

Kara gözlüklerinin ardından meydandaki topluluğu şöyle bir süzdü. Kestane şekeri kıvamındaki sözcükleri Bursalılara doğru tane tane üflemeye başladı:
- “Çok şükür birbirimizi selamlarken, kucaklarken birbirimize ‘Xude razi be’ (Allah razı olsun) derken aynı düşünceyle hareket ediyoruz.”
Vatandaşın bir kısmı anlamadı. Gerçekte mesajın muhatabı da onlar değildi. Bursa’ya yerleşmiş olan Kürt kökenli vatandaşlara ‘şirinlik’ yapıyordu aklınca.
Hazret, ‘Huda’ ve ‘razı’ kelimelerini peş peşe koyunca ‘Kürtçe’ bir cümle (!) kurmuş olduğunu zannediyor.
İçinde ‘Allah’ lafzı geçen bir cümle kurunca, ‘dini bütün’ insanları ampulün altında birleştirmek işten bile değildi ona göre.
Heyhat, hayat hiç de öyle demiyor. Kaşına kaşına ‘kangrene’ dönüştürülen sorunlar onların ‘hayal bile edemeyecekleri’ noktaya ulaştı, hâlâ farkında değiller.
Adamlar ‘camileri’ bile ayırmış, devletin imamlarına ‘h..stir’ çekmeye yeltenmiş, ‘Özerk Cuma’ seanslarına başlamış.
Bizimki, hâlâ ‘maval’ okuyor.

***

Hazır Kürtçe ile işe koyuldun sonunu da getir bakalım.
Doğubeyazıt’tan Beyazıt Meydanı’na kadar ‘Büyük Kürdistan’ hayali peşindeki maceraperest hainler ortalığı yakıp yıkıyor.
Emniyet binaları önündeki polisler şehit edilip askerlere kurşun yağdırılıyor.
Bizimki akide şekeri gibi bir dille, aklı sıra bölücüleri kafakola alacak:
- “Çok şükür birbirimizi selamlarken, kucaklarken birbirimize ‘Xude razi be’ (Allah razı olsun) derken aynı düşünceyle hareket ediyoruz.”
Bir yanda yapay bir ‘millet’ oluşturma çabaları, öbür yanda bir milleti ‘yap-boz tahtası’ gibi silkeleme, tarihten kazıma gayretleri.
Bir yanda bölücü teröre karşı canı pahasına mücadele veren güvenlik güçlerinin şehitlerine ‘kelle’ hakaretleri, öbür yanda büyük kentlerin göbeğinde “Şehit namırın” sloganları atma küstahlıkları.
Adamlar devletin imamına, askerine, polisine ‘h...stir’ çekiyor, bizimkiler dini duygular üzerinden göz boyamaya çalışıyor:
- “Çok şükür kardeşiz. Xude razi be!”

***


Bizler ‘Türk’ dediğimiz için onlar da ‘Kürt’ demeye başlamışmış da, bu zıtlaşma ülkeyi kardeş kavgasına, baskıya, zulme götürmüşmüş de. At atabildiğin kadar.

Buyur işte sizin ‘teziniz’ de ortada. Siz  “Müslümanım” diyorsunuz, aklınızca ‘din kardeşliğine’ vurgu yapıyorsunuz, ama kafasında ‘Büyük Kürdistan’ hayalini yeşerttiğin, önünü açtığın, cesaretlendirdiğin bölücü de öyle olduğunu söylüyor. Hani o “Ana sütü gibi haktır” dediğin bir dil ile ‘mevlit’ (!) okuyor, ‘şehidi’ (!) için ağıt yakıyor, Cuma namazlarını sokak ortalarında bir ‘isyan provasına’ dönüştürüyor. Fakat size bir adım dahi yaklaşmıyor.
Bir hatırlayıverseniz, İmralı canisinin ‘dindar kesimle irtibat kurulması’ yönündeki talimatı sonrası Ahmet Türk’ün sözlerini:
- “Bizim misyonere ihtiyacımız yok. Kürtler herkesten daha dindardır.”
 “Xude razi be!” diyerek belki günü kurtarıp, ömrünüzün kalan bölümünü zevk-ü safa içinde geçirebilirsiniz. Birkaç koltuk fazladan kazanabilirsiniz.
Peki, ya kayıplar?

***


Bir ülkeyi ‘parçalanmanın’, bir milleti ‘bölünmenin’ eşiğine getiren o tehlikeli propaganda dilini seçim meydanlarına taşımakla, ‘dönüşü olmayan’ bir yola girdiniz.
Sizin “Xude razi be!” diye el sallayışınıza, muhataplarınızın teröristlere ait tabutların başında “Şehit namırın” nidalarıyla cevap vermeleri ‘cinin şişiden tamamen çıktığını’ bir kez daha ortaya koymuştur.
Şimdi oturun, “Ağzınızla kuş tutma”  deyiminin Kürtçesini ezberlemeye bakın.
Sanmayız ama, belki bir faydası olur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş