Ah Kuleli ah

A+A-
Savaş SÜZAL

Geçen gün arkadaşım İsmet Solak, benim de 4 senemi verdiğim Kuleli Askeri Lisesi’nin satışını ve bu satışa sessiz kalan Genelkurmay Başkanı’nı eleştirdi. Oldukça kızmış ve Genelkurmay Başkanı’na, nasıl satarsın diye de sitem etmiş. İlahi be İsmet; ben de sana şaşırdım. Ankara’nın merkezinde kaldı diye bugünlerde Kara Harp Okulu, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarının olduğu binalar satılsa ne yapabilir ki? Adamlar Türkiye’yi satarken gıkları çıktı mı?
23 Nisan resepsiyonunda Başbakan Erdoğan’la üçlü bir resim vardı gazetelerde, hatırlar mısın? Kemal Kılıçdaroğlu ile ikisinin arasındaydı. Oradaki resim sana anlatmadı mı durumu? Sevgili İsmet, artık bu ocaklar bizim büyüdüğümüz, yetiştiğimiz, yerler değil. Bizler Mustafa Kemal’in çocuklarıydık. Sınıfta sırası, yatakhanede yatağı boştu. Bizlerle yatıyor, bizlerle ders dinliyor, bizlerle yemek yiyordu.
Özel nereden bilsin, Kuleli’nin bahçesindeki çınarı, Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde yazdığını, dibinde yatıp uyuduğunu. Kuleli Askeri Lisesi orta kısmının, bir dönem Selimiye Kışlası’nda kaldığını. Bunlar Osmanlı’ya lafta övgüler yazarken, fiiliyatta ocağına incir ağacı dikiyorlar. Haydarpaşa Garı, Selimiye Kışlası ve Kuleli Askeri Lisesi, hani Tayyip Bey’in her fırsatta örnek gösterdiği Osmanlı’nın eserleri. Bizler yaşadık 6-7 Eylül olaylarını, 27 Mayıs’ı, 21 Mayıs’ı, tüm bu olayların ardındaki gerçekleri. Bunların başbakanının bugün söylediği yarın yalanlanıyor.
Mustafa Kemal’in kökü kazınırken gıkı bile çıkmayanlar, Atatürk’ü ancak bir gazeteciye muhtıra verirken hatırlarlar. Başbakan da öyle yapmıyor mu? Atatürk’ün bayramlarını yok edip, ardından darda kalınca Mustafa Kemal demiyor mu? Unutulan şey, Mustafa Kemal’in kökünü kazıyanların da bir gün kökünün kazınabileceği. Aramızdan bazıları anlaşılan Mustafa Kemal’in Kara Harp Okulu’na girişi için düzenlenen 13 Mart törenlerinde  “içimizde” diye bağırmayı laf olsun diye yapmış.
Bizim zamanımızda içimizden biri dayak yedi diye, ortalığı ayağa kaldırırdık. Şimdilerde, silah arkadaşları terk edilip ziyaret bile edilmiyor. Bizim aramızda molla, alay imamları yoktu. Ama dinsiz de değildik. Ramazan aylarında okulun üçte ikisi oruç tutar, akşamları her sınıf için mescide çevrilen sınıflarda namaz kılardık. Ama bilmez misin ki aşırı dinci rejimlerde aynı komünist ülkelerin, her birliğinde parti komiserinin olması gibi şimdilerde başka bir şeyleri var bizimkilerde, bavul bavul belge taşıyan. Üzülme ve beklentilerini de minimuma çevir.
Neyse gelelim güncel konulara. Geçenlerde bizim boyalı basının görmediği bir haber vardı yabancı basında. Kürt aşiret reisi Barzani’nin Amerikalı danışmanı Peter Galbraith, daha önce yazdığımız bir gerçeği doğruladı. Amerikalı eski diplomat Barzani’nin bağımsızlık güvencesinin AKP iktidarı olduğunu söyledi. Biz yapılan bu röportajın İngilizce metnini de yayınladık, kimse uydurdu demesin diye. Hatırlarsanız ben geçenlerde hem BDP Genel Başkanı Demirtaş’ın hem de Barzani’nin Washington ziyaretlerinin amaçlarını yazmıştım. Galbraith o yazdıklarımı doğruladı.
Bu yüzden şimdilerde Tayyip Erdoğan’a ABD’nin desteği de devam edecek. Zira kurulacak Kürt devletine Maliki’nin saldırmasını önleyecek sayıda bölgede Amerikan askeri yok, NATO askerleri var.  Bu yüzden bizimkilerin iktidarlarını medyun oldukları başkentin verdiği talimat dışına çıkmaları söz konusu değil. Anladığınız gibi bir süre daha Washington, Ankara’yı mıncıklamaya ve bizimki de Suriye’ye dayılanmaya devam edecek.
Bu arada rahmetli Bülent Ecevit’in neden CHP’den ayrılıp yeni parti kurduğunu da anlamak mümkün. Adam gibi muhalefet yapamayan parti, her zaman olduğu gibi gene birbirine düştü. Adamlar iktidar olmak değil, muhalefette kalıp ’Bal Mahmut’luk yapmak istiyor. Bu parti hem AKP’nin attığı yemlere atlayarak, hem de yapılan saldırılara yanıt vererek iktidar olamaz. Şimdiye kadar iktidar olmaları durumunda yapacakları her hangi bir proje veya öneri de duymadık. Erdoğan ne yazık ki bu konuda haklı...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları