Ahlâk-ı Alâ’î...

A+A-
Ahmet SEVGİ

Ahlâk-ı Alâ’î; Kınalızâde Ali Çelebi’nin (1510-1572) 1565’te kaleme aldığı ahlâk ilmi, âile ahlâkı ve devlet ahlâkı olmak üzere üç ana bölümden oluşan bir kitaptır. Bu eser daha önce 1248/1832’de Bulak’ta (Kahire) basılmıştı. Ayrıca, Hüseyin Algül birinci bölümü (sadeleştirerek) Tercüman 1001 Temel Eser serisinin 30. kitabı olarak neşretmişti. Geçenlerde Ahlâk-ı Alâ’î’nin Türk Tarih Kurumu tarafından yapılmış nefis bir tıpkıbasımı elime geçti. (Ahlâk-ı Alâ’î, Tıpkıbasım, Takdim: Prof. Dr. Fahri Unan, TTK Basımevi, Ankara, 2011.) Bu vesile ile Ali Çelebi’nin Doğu’da ve Batı’da şöhretinin yayılmasını sağlayan söz konusu eseri kısaca tanıtmak istiyorum.
Ali Çelebi, “mukaddime” de Nasîruddin-i Tûsî’nin  “Ahlâk-ı Nâsırî” sini, Celâleddin-i Devvânî’nin “Ahlâk-ı Celâlî”sini ve Hüseyin Vâiz’in  “Ahlâk-ı Muhsinî” sini zikrettikten sonra bu ahlâk kitaplarına dördüncü bir halka olarak Ahlâk-ı Alâ’î’yi eklemek istediğini belirtir ve Allah’ın yardımıyla kendi kitabının öncekilerden daha çok kabul göreceğini ifade ederek:
“Eyledim tâze ten ol câmeleri//Zerkeş-i Rûmî-zîbâ ile ben//Lâcerem hatmine târîh anın//Oldı Ahlâk-ı Alâ’î ahsen”  =972/1565 (v. 8super anosupersub) mısralarıyla eserin dilini (Türkçe) ve yazılış tarihini belirtir.
Ahlâk-ı Alâ’î’nin özellikle birinci bölümü iyi ve kötü huyların kaynaklarını ve kötü huylardan kurtulmanın yollarını kıssalarla anlatmış olması bakımından çok önemlidir.
Söz gelimi kendini beğenme, kibir, haset, yalan, gıybet, ikiyüzlülük, cimrilik, riya gibi toplumda her zaman sıkça rastlanan kötü huylar; âyet, hadis ve kelâm-ı kibar eşliğinde hisse alınacak kıssalarla anlatılmıştır.
İşte Ahlâk-ı Alâ’î’den “riya”  hakkında bir pasaj:
Sahabeden bir kimse Cenâb-ı Peygamber’e sordu:  “Yâ Rasûlallâh! Ben Hak celle ve alâ için ibadet ederim. Lâkin halkın bundan haberi olursa da haz duyarım.” Bunun üzerine şu âyet nâzil oldu:  “Artık kim Rabbine kavuşmayı ümit (ve arzu) ediyorsa güzel bir amel işlesin ve Rabbine ibadette (hiçbir kimseyi ve hiçbir şeyi) ortak tutmasın.”
Ve Rasûlullah’tan rivayet olunur ki  “İçinde zerre kadar riya olan ameli Allah kabul etmez.” Yine bir kimse Allah rasûlüne sordu:  “Kıyamette cehennem azabından kurtuluş, cennette yüksek dereceler kazanmak nerdedir?” Peygamberimiz cevap verdi: “Kurtuluş, halkın rızası için değil, Hakk’ın rızası için yapılan ibadettedir.”  Hz. Peygamber bir hadisinde de şöyle buyurmuşlardır:  “Benim sizin hesabınıza en çok korktuğum şey, küçük şirktir.”  Ashap sordu:  “Küçük şirk nedir ya Rasûlallah?” Peygamberimiz buyurdu ki:  “Riyâdır.”  (bk. Hüseyin Algül, age., s. 312-313.)
Mehmet Âkif’in:
“Fakat ahlâkın izmihlâli en müthiş bir izmihlâl;//Ne millet kurtulur, zîrâ, ne milliyet, ne istiklâl.//Oyuncak sanmayın! Ahlâk-ı millî, rûh-ı millîdir.//Onun iflâsı en korkunç ölümdür: Mevt-i küllîdir.”  mısralarıyla ehemmiyetine işaret ettiği ahlâk, toplumu ayakta tutan en önemli dinamiklerden biridir. Dolayısıyla, Ahlâk-ı Alâ’î gibi belli başlı ahlâk kitaplarımızın her kesime hitap edecek şekilde farklı farklı baskıları yapılarak vatan sathına dağıtılması gerekir. Çünkü ahlâkın bozulması cemiyet için ölümlerin en korkuncudur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları