Ahlaki çöküş

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Her şeyin slogan düzeyinde tartışıldığı Türkiye'de gerçek toplumsal sorunlar gözden kaçırılıyor. Gün geçmiyor ki okullarda, yetiştirme yurtlarında, vakıflarda ya da iş yerlerinde taciz, istismar, intihar, cinayet, mobbing vb. haberler gazetelerde yer almasın. Birkaç günlük gazetede yer alan üçüncü sayfa haberlerinin başlıklarından bir kaçı şöyledir: "Öğretmen, tecavüzü fark etti", "hem sevgilisini hem dükkânı ezdi", "barışmadı bıçakladı", "yeğenine tecavüzden 26 yıl hapis", "kızına geç kaldın bıçağı", "servis şoförü öldürüp yaktı", "babadan oğula en acı kurşun", "şakayla öldürdüm" "Karaman'da 45 erkek öğrenciye tecavüz" vb..

                Yaşananlar toplumun alarm verdiğinin göstergesidir. Ülkede yaşanan ahlaki çöküşle cinsel istismar, cinayet, evlenenlerin sayısının azalması, boşananların sayısının artması, kadına yönelik şiddet, alkole ve uyuşturucuya olan bağımlılık arasında doğrusal bir ilişki vardır. Gündem terör ve siyasi manevralarla bloke edildiği için toplumsal yozlaşma ve çürüme gözden kaçıyor.

                Yapılan araştırma ve incelemeler sosyal sorunların cinnet boyutuna geldiğini göstermektedir. Sosyal cinnet boyutuna ulaşan sorunlardaki gelişmeler şöyledir:

                Cinsel istismar: Adli sicil istatistiklerine göre 2014 yılında çocuklara yönelik cinsel istismar suçundan 18.104 dava açılmıştır. Aynı dönemde de mahkemeler bu konuda 24.825 karar vermiştir. Kayıtlara göre 2014'te 13.968 kişi cinsel istismar suçundan mahkûm olmuştur.

                Cinayet: Dünya Sağlık Örgütü'nün 41 ülke üzerinde 2014 yılında yaptırdığı araştırma sonucu hazırladığı rapora göre Türkiye, işlenen cinayetlerin sayıları bakımından 41 ülke arasında 13. sırada yer almıştır.

İntihar: Ölümle sonuçlanan intihar sayısı 2013 yılı verilerine göre 3 bin 252 iken 2014 yılında 3 bin 65 oldu. Kaba intihar hızı yüz bin nüfus başına düşen intihar sayısı olup, 2013 yılında yüz binde 4,27 iken 2014 yılında yüz binde 3,97 oldu. Diğer bir ifade ile 2014 yılında her yüz bin kişiden yaklaşık dördü intihar etti.

Evlenme ve Boşanma: Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2014 yılı raporuna göre Türkiye'de evlenme oranlarında önemli bir değişim gözlenmezken, boşanma oranı yüzde 4,5 arttı. TÜİK raporlarına göre, 2013 yılında 600 bin 138 olan evlenme sayısı, 2014 yılında 599 bin 704'e düşmüş durumda. 2013 yılında 125 bin 305 olan boşanma sayısı ise 2014'te 130 bin 913'e yükselmiş durumdadır.

Kadına Yönelik Şiddet: Türkiye'de her 3 kadından 1'i evde kocasından ya da sevgilisinden fiziksel şiddet görüyor. Türkiye'de resmi rakamlara göre 2006 yılında 72 bin 643 kadın şiddete uğradı, bunların 842'si saldırılar sonucu yaşamını kaybetti.

İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre Türkiye'de her 4 saatte 1 kadın tecavüze uğruyor veya erkek şiddetine maruz kalıyor. Kadın Platformu'na göre 2014 yılında en az 294 kadın, erkek şiddetiyle hayatını kaybederken, öldürülen her 5 kadından 4'ü silah ve kesici aletle canından oldu. Üniversite mezunu kadın çalışanların yüzde 75'i en az bir kez şiddet mağduru durumuna düşmüştür.

Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ise zirveye vurmuş durumdadır.

Türkiye'de siyasal yönden kamplaşma, gerilim, ötekileştirme ve kutuplara savrulma yaşanırken sosyal yönden de ciddi bir ahlaki çöküş yaşanmaktadır. Geleneksel biçimiyle aile alarm veriyor. Türk toplumunun ahlaki, insani ve ailevi ilişkileri büyük bir tehdit altındadır. SSCB'nin dağılması ve Suriye iç savaşı Türkiye'de hiç kimsenin tahmin edemediği kadar ailevi, kültürel, insani ve sorunlara neden olmuştur!

Yaşanan ahlaki çöküş çok büyük boyutlardadır. Terör, iletişim, göç ve kültürel değişimin neden olduğu sosyal sorunlara en az siyasi sorunlar kadar önem verilmelidir. Durum ciddidir, idareimaslahat etmeye gelmez!

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları