Ahlaksız Hristo Brüksel'de kudurdu

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile GKRY Başkanı Hristo-fiyasko’nun 1 Temmuz’da “görüşme zeminini yeniden netleştirmek” amacıyla bir araya gelecekleri açıklandı. 24 Şubat seçimlerinde Rum tarafının başkanlığına getirilen Hristo-fiyasko’ya adil ve kalıcı bir çözüm bulacağı konusunda inanan, güvenen ve ona bel bağlayanları uyarmaya, müzakere sürecinden sonuç alınamayacağını anlatmaya devam ediyorum.
Hristofyas’ın büyük bir fiyasko olduğu için Hristo-fiyasko olarak anılmasının ve bu isimle ün yapmasının isabetli olacağı kanısındayım. 
Hayallerinde kurdukları barış ve huzur içinde yaşayacakları iki bölgeli-iki toplumlu “Federal Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin”, “Kıbrıslıca çözüm” dedikleri savsatanın ne demek olduğunu Hristo-fiyasko’ya kananlara belgeleriyle anlatmaya çalışıyorum.
Aslında, faşist Rum liderliğinin beyan ve söylemleriyle Rum basınında yazılıp çizilenleri okumak birçok kişiyi tatlı hayallerinden uyandırmaya yetecektir.
Geçtiğimiz hafta, Brüksel’de Avrupa Politika Merkezi isimli düşünce kuruluşunun etkinliğine katılan Hristo-fiyasko Kıbrıs’ın geleceğinin parlak ve barışcıl olacağına inandığını ve bu yöndeki çalışmaların yolunda!!! gittiğini açıkladı. Rumlar açısından durumun parlak yönde geliştiğine hiç kuşku yoktur. Ancak Hristo-fiyasko’nun Brüksel’deki açıklamaları durumun Kıbrıs Türkü için hiç de parlak olmadığını açıklıkla göstermektedir.
Hatasını örtbas ediyor
Hristo-fiyasko “Benim görüşüm, adanın yeniden birleşmesidir, iki kesimli, iki toplumlu federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti’dir ve inanıyorum ki bu vizyonum ülkesini seven tüm Kıbrıslıların, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin, vizyonudur” diyerek sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamından yana olduğunu belirtmekte ve Kıbrıs Türklerinin adına da konuşmaya yetkili olduğu havasını Avrupa’nın merkezinde  pompalamaktan kaçınmamaktadır.
Hristo-fiyasko taraflarca üzerinde mutabık kalınan Annan Planı çözüm belgesinin referandumunda “Hayır” kampanyası yaparak çözümü engellediğini  unutturmaya, kendi hatasını ve uzlaşmazlığını örtbas etmeye çalışmaktadır.
Hristo-fiyasko Annan Planı’nda sözü edilen “devletlerin” “egemen olmayan eyalet statüsünde güçsüz varlıklar” olduğunu bilmemekte midir? “Egemenliğin” tek ve Rumların kontrolündeki merkezi hükümete ait olacağını, diğer bir deyişle Rumların hakimiyetinde güçlü üniter bir Rum devletinin kurulacağını bilmemekte midir? Rum tarafı emellerine ulaşmaktaki acelecilikleri yüzünden Annan Planı’nı reddetmiş değil midir? Hristo-fiyasko’nun şimdi, Türk tarafı imzasına sadık kalmayarak tutum değiştirmektedir yaygarası kopararak “Türkiye Milli Güvenlik Kurulu’nun Kıbrıs’ta ’iki devlet, iki halk ve iki cumhuriyetin’varlığına atıfta bulunmaya devam eden son açıklamalarını” uzlaşmazlık örneği olarak göstermesi çirkeflik değil midir? Hristo-fiyasko’nun “Dostum Mehmet Ali Talat’a ’yardımcı’olmak için federasyonun nihai sonucundan (iki kurucu devlet) bahsettik” demesi güvenilmez, adi kişiliğini göstermeye yeter de artar bile. Hele hele KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin lideri iken bir dizi anlaşmaya vardıklarını yeniden gündeme getirerek “Cumhuriyetçi Türk Partisi ile AKEL’in Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili birçok prensibi belirlemiş olduğu birçok belge vardır. Bu prensipler, birçok BM belgesinde ve kararlarında yer alanlarla aynıdır” diyerek Talat’ı aklı sıra şantaj ve tehditle teslim olmaya zorlaması ahlaklı bir davranış mıdır? Bu ahlaksıza haddini bizzat  KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın bildirmesi şarttır. KKTC Cumhurbaşkanı Talat ciddi töhmet altındadır. Hristo-fiyasko’nun anlaştık dediği prensiplerin tamamı, Talat’ın KKTC Cumhurbaşkanı olarak yaptığı yeminine ters düşmektedir. Cumhurbaşkanı Talat’ın bir an önce bu konuya açıklık getirmesi Hristo-fiyasko’nun küçücük beyninde tasarladığı ahlaksız oyununu bozacaktır.
Talat açıklama yapmalı
KKTC Cumhurbaşkanı Talat, CTP Genel Başkanı iken Hristo-fiyasko ile üzerinde anlaşmaya vardığı prensiplere mi, yoksa KKTC’yi korumak ve kollamak, Kıbrıs milli davamıza hizmet etmek üzere ettiği yeminine mi bağlıdır? Bu soruyu Sayın Cumhurbaşkanımız Talat’a sormamızı zorunlu kılan, yoldaşım ve dostum dediği Hristo-fiyasko’nun iddialarıdır. Hristo-fiyasko bir taşla birçok kuşu vurmayı hedeflemektedir. Bir taraftan Cumhurbaşkanı Talat’ı Kıbrıs sorununun çözümü konusunda köşeye sıkıştırmakta, diğer taraftan KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ı Kıbrıs Türkleri nazarında yeminine sadık olmayan güvenilmez bir siyasetçi pozisyonuna indirgemekte ve dahası zaten zedelenmiş olan Kıbrıs Türkü’nün birlik, beraberlik ve dayanışmasına bir darbe daha vurmaktadır.
Uyanalım; karşımızdaki düşmanın kural tanımayan ahlaksızlıklarına  karşı tek yumruk olalım. Rum’un her yolu mübah sayan eylemlerine meydan okuma görevi başta Cumhurbaşkanımız Talat’a düşmektedir. Bu görevden o makamda oturarak kaçınmak mümkün değildir. Milli davamıza ve KKTC’ye sahip çıkan liderlerimizin etrafında kenetlenmesini bilen Kıbrıs Türk halkının, kutsal değerlerimize sahip çıkacak KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın da etrafında birleşeceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları