Ahmet Hoca demlenebilecek mi?..

Ahmet TAKAN

Havadayken esip gürlüyor,ayakları yere basınca bir başka oluyor!..Ahmet Hoca,Brüksel'den dönerken (19 Nisan), uçakta kendi kabin ekibi gazetecilerine "anayasa demlenecek" demişti. Hem de "talimat verdim" diye böbürlenerek!. Ankara'ya ayak basar basmaz, sarayın anayasacısı Mustafa Şentop net konuştu, takvim verdi Ahmet Hoca'yı tekzip edercesine.

 "Karakolda doğru söyler mahkemede şaşar" misali. Ahmet Hoca ne zaman yörüngeden sapsa,  sarayda her türlü ayar verildiğini Ankara Kuğulu park da ele ele gezen genç aşıklar bile biliyor...

"Anayasa değişikliğinin acelesi yok, biraz bekleyecek" demeye getirdiği açıklamasının üzerinden 3 gün geçmeden (22 Nisan) bir de baktık ki Ahmet Hoca, R. Erdoğan'a  Antalya'da, "Bizim davamızı da kardeşliğimizi de  anlayamazlar. Biz hep omuz omuzaydık, son nefesimiz de yine omuz omuza vereceğiz" diye  terennüm ediyor!.. Dün de sarayın amiral medyasından bir daha çeki düzen verildi "başkanlık anayasası" vasıtasıyla. Manşetten;  "AKP'de yazılan (Davutoğlu'na sorarsanız hala istişare aşamasında) yeni anayasanın  mimarisi" net bir şekilde anlatıldı!.. Çayın çabucak çökmesi için demliği  defalarca sallar gibi  anlatıldı başkanlık sistemi ve de aciliyeti.

Ahmet Hoca, Avrupa yollarında ne zaman bir çıkış yapsa fena çizik atıyor R. Erdoğan. Haksız da sayılmaz!..  Derin kuşkuları var Erdoğan'ın  kafasında "Ahmet Hoca AB ve ABD ile arkamdan gizli dolaplar çeviriyor" diye.

Saraydaki, "Ahmet Hoca tansiyonu" iyice yükselmiş durumda.Kulislere göz atalım;

Sarayın sabırsız danışmanları,"Reis  Davutoğlu'na verdiği ev ödevinin sonuçlarını bekliyor" diyor. Davutoğlu'nun ilk ev ödevi dokunulmazlıkların kaldırılması. Bununla ilgili yasal düzenlemeyi TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop hazırlamış.. İşler, Ahmet Hoca'nın anlattığı gibi değilmiş.  Dokunulmazlık konusu halledildiğinde 2'inci aşamaya geçilecekmiş. 2'inci aşama; Meclis İç Tüzüğünün değiştirilmesi. Ardından da final sahnesi; 3'ncü aşama. Doğru bildiniz!.. Kişiye özel başkanlık anayasası!.. Bu 3'ncü madde ise 3 ayaktan oluşuyor. A) 376 ile Meclis oylamasında kabul ettirilmesi. B) 330'la referanduma götürülmesi. C) Ekim/Kasım gibi referandumlu erken seçim.

AKP kulislerinde senaryoların bini  1 para!

 Deniz Baykal, Meclis'te grup oluşturacak kadar vekille CHP'den kopacakmış. HDP'de "İslami kökenli" milletvekillerinin istifalarını basmaları an meselesiymiş. Anlayacağız; anayasa oylamasını çantada keklik görüyor AKP'liler. Olası erken seçim senaryolarında 400 Milletvekilliğine kadar uçan saray kuşları var. "Davutoğlu, bu yol haritasını uygularsa 2016'nın sonunu görebilir" diyor saray bülbülleri. "Eğer uygulayamaz ise" Süleyman Soylu, Abdülhamit Gül, Numan Kurtulmuş , Binali Yıldırım, Berat Albayrak için hazırda tutulan delege imzaları işleme konulacakmış.

Ahmet Hoca için bin bir çeşit formül üretiliyor.İktidar kulislerindeki iddiaları şöyle toparlayabiliriz;

"Sarayın 48'e 2 üstünlük sağladığı MKYK' da ve 16'ya 0 MYK'da Davutoğlu tamamen devre dışı bırakılacak. Siyasi ve hukuki işlerden sorumlu partinin iki numarası olan Genel Başkan Yardımcısı ile parti yönetimi devralınacak. Bu aşamadan sonra Ahmet Hoca partiyi esastan değil şekilden yönetiyor olacak. Saray tarafından Binali Yıldırım'ın gündemde tutulması, onun gelmesinden ziyade Davutoğlu'na ayar vermek için. Sarayın Binali Yıldırım üzerinden salvolarından yorulan Hoca'nın yardımına Hakan Fidan koştu ve parti MKYK'sında, Meclis'te 'Binali Yıldırım'ın  da fezlekesi var, sıkıntıya gireriz' diye negatif propaganda yapılmasını  sağlandı. Yıldırım'ın dosyası hatırlatılarak eli zayıflatıldı. Ahmet Hoca şimdilik saraya tam biat etmiş görüntüsü veriyor. Binali Yıldırım ise 'bu bir ekip çalışması. Numan Kurtulmuş ile de devam edebiliriz' diyor."

Nisan ayı başında ADSIZ'dan,Ahmet Hoca'nın teşkilat operasyonlarını  sayısı ile haber vermiştim. Bundan dolayı, Saray'ın rahatsızlıklarını madde madde sıralamıştık.

AKP'de teşkilat ve tüzük işlerine çok hakim ünlü bir isim diyor ki;

"Mayıs ayı içinde  muhtemelen,AKP'nin içtüzük  57'nci madde gereği MKYK'nın il ve ilçe başkanlarını atama yetkisini teşkilat başkanı ve genel başkana devrini içeren  227 sayılı kararı iptal edilecek. 227 sayılı kararın iptaliyle 152'nci maddenin işletilmesinin önüne geçilecek ve genel başkan by-pas edilerek yetki saray ağırlıklı MKYK'ya geri verilecek. Ve Davutoğlu için zor günler başlayacak."

Kulakları çınlasın!.. Abdullah Gül ile Bülent Arınç'ta bir zamanların en iyi kardeşlerindendi...Demlenmeye fırsat bulamamışlardı!..

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş