Ajitasyon

A+A-
Altemur KILIÇ

“Ajitasyon” artık Türkçeleşmiş bir yabancı kelime. “Kışkırtma- çalkalanma-heyecan-tahrik” anlamında... Türkiye’nin bugünkü hallerini özetliyor. Hepsi bir arada; kışkırtılıyoruz, çalkalanıyoruz tahrik ediliyoruz! 
“Açılımı” koordine etmekten veya ajite etmekten “sorumlu” İçişleri Bakanı Dr. Beşir Atalay, “Habur olayını en ajite ederek takdim eden Baykal olmuştur. Velev ki biz yanlış yaptık, bunu ajite ettirici şekilde takdim ettin de ne oldu?” buyurmuşlar... “Beşir”in aklı mı yoksa eski Maarif Nazırı Emrullah Efendinin, “Mektepler olmasa maarifi nasıl iyi idare ederdim” sözleri gibi Baykal, muhalefet olmasa, içişlerini gül gibi idare ederdim, açıldıkça açılırız zihniyeti mi? Galiba hepsi birden! Ve Beşir’in “kolyesinden” başka inciler:
 “İçişleri Bakanlığı, insan hakları bakanlığı gibi algılansın istedim. O yönde inanın çok adım attık. Buradaki birçok problemi, sürtüşme alanlarını sessizce çözdük... Demokratik açılım yürüyor. Belki algılatma olarak bizim de hatalarımız olabilir. Ama çabuk zamanda çok beklenti, bu işlerde yanıltıcı! Bunlar zaman alıcı ve sabırla, iğneyle kuyu kazarcasına uğraşmayı gerektiren işlerdir. O uğraşı tüm boyutlarıyla sürüyor, içeride dışarıda... Habur bir yol kazasıdır”.

Anayol kazası 
Ama ne yol kazası ya? “Anayolda” , Bakanın emrindeki trafik polislerinin bile çözemeyeceği, araçların biri birine kenetlendiği ve enkazını vinçlerin kaldıramayacağı bir küçük kıyamet! 
“Açılımın” ne kadar başarılı olduğu, terörün sadece dağlarda değil kentlerde de azmasından belli... Sayın Atalay acaba bunlara ne buyurur? “Kim ajite ediyor bunları?” Emrindeki polis, canla başla mücadele ediyor ama bu “halleri”  durduramıyor. “OHAL”, eğer şimdi gerekmiyorsa, ne zaman gerekecek? Bu  “haller”, maazallah, bir iç savaşa dönüşürse, Bakan bunu kimin “ajite” ettiğini de açıklayacak mı? “OHAL” olmaz; çünkü “sıkıyönetime” kapı açar “vesayet” olur diye korkarlar. “EMASYA Protokolü”, yani gerektiğinde askeri birliklerin müdahalesine imkân verecek protokol de artık yok. Bu durumda, kimin “ajite” ettiği tartışmalı bu halleri durdurmaya, sadece polislerin gücü ve fedakârlıkları yetiyorsa, buyurun durdurun Sayın Atalay!

Yanlış yer yanlış adım
Bakan Atalay “açılıma” yanlış yerde Polis Akademisinde ve yanlış adamlarla  “mâlum” yazar ve aydınlarla ve onların danışmanlığıyla başladı... Neden? Geçenlerde sorduğumu, şimdi tekrar edeyim: “Acaba, o malum gazetelerde, her gün TSK’ya saldıran malum yazarların kendisine bağlı Polis Okullarında öğretim üyesi olduklarının farkındalar mı? Bu adamların, genç polislere, neler telkin ettiklerini, kısacası, bütün bunların Türk Ordusuyla, Türk polisini çatıştırmaya yaradığını düşünmezler mi?”

Önder Aytaç 
Şu sıra, bu Akademinin değerli hocalarından, “taraf” ve “mâlum” yazarlardan Dr. Önder Aytaç’ın başına gelenler ilginç... Doç. Önder Aytaç, Taraf’taki köşesinde Kürt sorunu, Emniyet, MİT, Ergenekon ve TSK hakkında yazdıklarıyla dikkat çekiyordu. Ama geçtiğimiz günlerde bir TV kanalında söyledikleriyle BDP ve PKK’nın hedefi oldu. Abdullah Öcalan için, “Bu terörü bitirmezsen, seni asarım. Bakın bakalım o zaman bu olayların hepsi bitmiyor mu?”  sözleri, açılım yanlısı yazarlar tarafından şiddetle eleştirildi. Taraf’taki yazılarına 28 Haziran itibariyle ara verildi. Bugün etrafında koruma polisleri olmadan dışarı adım atmıyor. Polis evinde muhafaza altında! Yani PKK tehdidi altında... Böyledir. Kazmayı PKK’nın eline sen verirsen, sonunda,  o kazmayla senin de kuyunu kazarlar! Darısı Ahmet Altan ve şürekâsının başına!
Sayın Bakan eğer farkında değilse, Aytaç’ın bağlantılarını hatırlatayım: Taraf Gazetesi yazarı. Bilgi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Polis Akademisi ve Güvenlik Bilimleri Enstitüsü’nde öğretim üyesi. (Bilgi Üniversitesi SOROS Vakfı kontrolündedir.) 
Son söz: Biz çok ajite oluyoruz, siz hiç ajite olmuyor musunuz Sayın Bakan Beşir Atalay?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları