AK Parti'de Sarraf sıkıntısı

A+A-
Burhan AYERİ

Başbakan Amerika'da. Oysa, ABD Başkanı, Dışişleri ve Savunma bakanları ülke dışında. Bu durumda Yıldırım'ın görüşeceği tek kişi olacak. Başkan yardımcısı Pence. Onu da "Nöbetçi eczane" gibi bıraktıkları belli. İkilinin konuşmalarından sonuç çıkar mı? Zor. Hatta imkansız. Trump, Vietnam'daki Liderler Zirvesi'ni Japonya'da bekledi. Bilindiği gibi tropikal fırtına buna sebep oldu. "Dünyanın yeniden paylaşımının" yapılacağı toplantının diğer aktörü Putin. Rusya Devlet Başkanı'nın Trump'la bilek güreşi bitmiyor. Kimsenin galip gelemeyeceği kesin.

Bizimle ilgili gelişmelere dönecek olursak, ümitsiz vaka. Görünen o ki, Başbakanımız ABD'deki Türklerle görüşür. Amerikan Müslüman Toplumu'yla sohbet eder. Organize edilen yemeğe katılır. Sonunda da New York Konsolosluğu'muzdaki "Atatürk'ü Anma Töreni'ne iştirak eder". Malum bu Cuma 10 Kasım. Gerisi teferruat.

Esas mesele

"Vize sorunu bitiyor" söylentileri arttı. Kimilerine göre, krizde çözümün kapısı aralandı. Bana göre bu hamle Amerika'nın havuç politikası. Geleneksel numaralarından. Vize konusu onlar için sorun değil. Esas kurguyu görmemiz şart. Rıza Zarraf'ın -Sarraf- mahkemeye çıkacağı gün yaklaştı. Zarraf'ın Savcı'yla anlaştığı ayyuka çıktı. Hakim karşısında "Sanık" olarak değil "İtirafçı" şeklinde konuşacağı iddia edilmekte. İşte böylesi bir gelişmede ortalık hayli karışır. Para kutuları, pahalı saatler yeniden gündeme gelir. 30 yıl içeride kalmayı göze alamayacak birisinin istenenleri söylemesi güçlü ihtimal.

Bu durumda "Rıza'nın itirafları" içeride ve dışarıda bomba gibi patlar. Tam da seçim arefesinde, düşünün karmaşayı. İpin ucu nerelere kadar uzanır, şimdiden hesaplamaya başlayın. "Ucuz kurtulma sözü verildi" ya da "Hayır verilmedi" polemiğini unutmayalım.

Mehmet Tezkan'ın "Tahliye edilirse hiç şaşırmam" dediği Metin Topuz'la ilgili durumu da atlamayalım.

Öte yandan Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında bölücülere karşı çıkan ve hapse atılan vatandaşlarımızı da unutmayalım. Yetkili ve etkililerimiz biraz da bunlarla ilgilenmeli.

***

Kendin pişir kendin ye

Başlığa bakıp, ithal etten söz edeceğimi sanmayın. Tarafsız Bölge'deki kapışmalardan bahsedeceğim. Türkiye'deki en başarılı kamuoyu gözlemcisi Hakan Bayrakçı'dır. Onun "İki gün önceki araştırmamıza göre İYİ PARTİ, yüzde 15-16'larda" demesiyle ortalık karıştı. Başta Prof. Dr. Tayyar Arı olmak üzere AK Parti sözcüleri saldırıya geçtiler. Aynı grupta yer alan Av. Cüneyt Toraman'la birlikte karalama kampanyası başlatıldı. Özellikle Prof. Arı Meral Akşener'in ne FETÖ'cülüğünü bıraktı, ne oy oranını. Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi'nin hırçın yanını öğrenmiştik. Şimdi "Kessen ampul çıkar" tavrını sergiliyor. Bunlar da normal diyelim. Ancak oranlama için araştırma şirketin mi var? Kalkıp, yüzde 15-16 diyen ve son sekiz seçimin sonuçlarını bire bir tahmin etmiş SONAR'ın Başkanı'na böyle bir karşılık vermesini anlayamadım. Pes doğrusu. Yetmiyor falcılığa başlıyor; "FETÖ'cüler İYİ PARTİ'ye katılmaya hazırlanıyorlar". Prof. Dr. Arı'nın sergilediği tavır bilim adamına yakışmıyor. Belli ki, hedefi AK Parti'den milletvekilliği. Av. Cüneyt Toraman da aynı ekipten. Çamur atıp atıp, sıkıştırılınca "Ben bir şey demiyorum"u ekleyişi ilginç.

Ateşin Uğuroğlu

Gelelim Orhan Uğuroğlu arkadaşımıza. Her şeyden önce Yeniçağ'ı ekrana yazdırdığı için kutluyorum. Eski deyimle Ateşin hitabeti ayrıca tebrik konusu. İnandıklarını savunurken müthişti.

CHP Sözcüsü Elif Tataroğlu'na gelince, hırçınlık dönemine geçtiğini gözlemliyoruz. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu'na bir şey yazmayacağım. Beni dikkatle okuduğunu biliyorum. Önce tehditkar tavrından vazgeçsin!

***

Spor Bakanı

Osman Aşkın Bak'ı İBB'de tanıdım. Mehmet Atalay kardeşimle birlikte çalışıyorlardı. Bu ikili gerçekten önemli işler yaptılar. Atalay'a sevgilerimi yolluyorum. Bak ise önce milletvekili oldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na kadar yükseldi.

Çalışkan Bakan, TRT Spor'daydı. Basın Tribünü programında. En az iki saat sorgulandı. Meriç Müldür, Fatih Doğan'ın yanı sıra Bahri Havadır'ın -Sağlıklı gördüm- sorularını cevaplandırdı. Canlı yayının koordinatörü Yusuf Mertol idi. Osman Aşkın Bak, Kasımpaşa'da yetişmiş biri. Kabataş Lisesi ve sonra İTÜ Makine Bölümü mezunu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sevdiği takımlar listesinde ilk sırayı alan Erokspor'da futbol oynadı. Daha sonra idarecilik yaptı. Güreş Federasyonu Başkanlığı'nda da bulundu. Master yapmaya gittiği İngiltere'de maç yönetecek kadar iyi hakemdi.

Bak'ın gençlerle ilgili çalışmaları çok iyi. Uyuşturucudan kurtarmanın en önemli yolunun spordan geçtiğine inanıyor.

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları