Akademisyenler suçsuz mu?

Arslan TEKİN

1128 akademisyenin vahim bir bildiriye imza atmaları, çok tartışıldı. Kasıtlı olarak, etnik dille de yayınlanan bu bildiri doğrudan PKK'ya destektir. (Aksini iddia edenlerle her platformda tartışmaya hazırım!)

Şartlanmış kişilerin imzaladıkları metin, PKK'nın yaptığı her hareket doğru, bunun karşısında devletin aldığı her tedbir yanlıştır, mantığı içinde yazılmıştır.

Sen cephede savaş, şehit ver, insanların zarar görsün, şehirlerin yakılıp yıkılsın, ekonomin zarar görsün, birileri ülkeni bölmek için her yolu denesin, diğer yandan üniversitede öğrenci okut, ilim üret diye istihdam ettiğin birileri, "Ey devlet! Sen katliam yapıyor, şehirleri yıkıyorsun, PKK ile masaya otur, ne isterlerse tartış ve azamîsini ver... Ülke bölünecekse, bu da demokratik bir haktır; bölünsün!" mealinde bildiri yayınlasın ve buna seyirci kalınsın! Siz aklınızı peynir ekmekle mi yediniz?!

PKK bildirisini imzalayanlar suçlu mu suçsuz mu?

Başına 4 milyon lira ödül konmuş PKK'lı Fehman Hüseyin öldürüldüğü haberi, millete çiftetelli oynatırken, Fehman ve gibilerinin eylemlerini "meşru" gösteren bildiriciler "Sadece fikirlerini söylediler." diye mazur görülebilir mi? 

PKK'ya "Yürüyün aslanlarım!" diyerek morallerini yükselten imzacılar suçlu... Bu açık... Bunlara YÖK ceza vermeli mi? İlk başta düşününce "Cezalandırmalı!" dersiniz... Ama kanunlar izin vermiyor.

PKK bildirisini imzalayanların savunucusu İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. Yaman Akdeniz. (Bu tipler genellikle ya Bilgi'den, ya Boğaziçi Üniversitesi'nden çıkar!) Danıştay'ın kararına pek sevinmiş:

"YÖK Genel Kurulu 12 Kasım 2015'te bir karar almıştı. Danıştay, o kararın bir kısmının yürütmesini durdurdu. O da şuydu; YÖK Genel Kurulu, 'YÖK Disiplin Yönetmeliği'ne göre soruşturmalar yapılmalı' diyordu. Danıştay 8'inci Daire de 'Hayır, onu uygulayamazsın. Çünkü Anayasa Mahkemesi 2547 sayılı kanunun disiplin ile ilgili maddelerini iptal etti' dedi. Dolayısıyla üniversitelerde 12 Kasım 2015 tarihi itibariyle açılmış olan disiplin soruşturmaları ve bu soruşturmalara istinaden verilen cezalar veya ceza teklifleri de yok hükmündedir."

Bir tarafta bölücülerle savaşıyorsunuz, diğer tarafta, cephe gerisinde, bölücülere destek için üniversitelerde bazı öğretim üyeleri canlarını ortaya koyuyor âdeta!

Ne yaparsınız? Fikir hürriyetidir... Varsın destek versinler, varsın, halkın moralini bozsunlar, varsın askerin, polisin şehit edilmesine alkış tutsunlar, diyebilir misiniz?

PKK'yı destekledikleri için HDP'lilerin dokunulmazlığını kaldırıp her birini savcılığa sevk ediyorsun şimdi. Ne farkı var bu imzacıların? Soruşturma açılmayacak mı? Ceza uygulanmayacak mı? Zaten dördünü bir süre tutukladın...

Kenan Evren Cuntası'na karşı verilen "Aydınlar Dilekçesi" ile 1128 akademisyenin, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlığını verdikleri, Kandil çıkışlı bildirisi arasında benzer bir taraf yoktur. Daha önce bu köşede iki bildiriyi karşılaştırmış ve aradaki uçurumu ortaya koymuştum.

1128 kişinin (sonra sayı arttı) imzaladığı bildiriye koydukları başlık bile "suç"u gösteriyor. Devlet bölücülerle mücadele ediyor, onlar bu mücadeleye karşı, "PKK haklıdır!" demek için bildiri yayınlıyor.

Hangi devlet seyirci kalabilir! 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş