Akil adamlar

A+A-
Altemur KILIÇ

Hasan Cemal’in; Ermeniler tarafından katledilen, milliyetçi- İttihatçı Cemal Paşa’nın ve gençliğimde müşerref olduğum eşi Seniha hanımefendinin torunu, Ahmet Cemal’in oğlu ve sevgili Kamuran  “ablamın” yeğeni olduğunu bilmesem, içimize sızdırılmış ve yerleştirilmiş bir yabancı ajanı olduğuna hükmedeceğim! Kürtçülerin has adamı olduğu, Kürtlerin “haklarını”, Türklerin  “haklarından” fazla koruduğu muhakkak! Bu Kürt sevgisi saplantı derecesinde; psikolojik bir sebebi olmalı! Muhakkak ataerkil değil. O aileden, böyle adam çıkmaz!
Dedesi, Tiflis’te, Ermeniler tarafından öldürüldüğü halde, Hasan, hararetli bir  “Ermenilerden Özür dileyici”... Acaba dedesi, Cemal Paşa’nın, “sözde günahlarından”  dolayı mı kompleksi var! 
O, Kürtlerin “sevgili Hasan abisinin, kırk beyti” de ya Kürtler ya da Ermeniler üzerine!
Bir de herhalde, iyi bir asker olan dedesi Cemal Paşa’dan dolayı,  bir kompleksi daha var; Türk Ordusuna düşman...
Yetmişli yıllarda, bir terör örgütünün üyesi olarak, kendi Türk Ordusunun “evine” bomba atmaya kalkışacak kadar! Velhasıl, tam bir psikolojik   vaka!
Bu, “doktorluk” durum bizi alakadar etmezdi, ancak, Hasan Cemal’in şu bağlamda, tehlikeli ve haince bir “misyonu” var. Bu “misyonu” ona, kim/kimler vermiş; ücretli mi, yoksa gönüllü mü? Ama her halde, Türkiye açısından yanlış.
Bu “misyonu” onu, bilmem kaç defa,  “sevgili Kürtçülerine”, PKK eşkıyası inlerine götürdü. Şimdi de gene PKK kılavuzları, onu,  “meşakkatli”  bir yolculuktan sonra eşkıyanın inlerine götürmüşler ve oralardan, yeni haberler ve “barış umutları” getirmiş! 
Önce, PKK’nın eski başı, Apo’nun kardeşi, Osman Öcalan’la konuştu, ondan “PKK asla silah bırakmaz, dağdan inmez” mesajını aldı... Osman Öcalan diyor ki: “İşin püf noktası, ayrım gözetmeden, (yani “abisi” APO’yu da kapsayacak) hemen ilan edilecek bir aftır... Ama gene de, örgüt dağılmaz”. Bu da ne demek? “Gidenler gider, kalanlar, teröre devam!” Salt gerçek de bu!
Hasan’ın görüştüğü bütün bölücüler; HEP eski Genel Başkanı Yaşar Kaya, Osman Öcalan ve Murat Karayalçın aynı  noktada anlaşıyorlar: “Önce Genel Af, sonrası Allah Kerim”!
Kandil dağında, eriştiği Murat Karayılan, ona barış formülünü ifşa etmiş: Bazı aklıevvel yazarların “makul saydıkları” formül  özetle şu: “İlk adımda silahlar susacak... Sonra diyalog başlayacak... Diyalog yeri İmralı’dır... Kabul edilmiyorsa, diyalog yeri biziz... Bizi de kabul etmiyorsa, siyasal olarak seçilmiş iradedir.(Yani DTP’dir) Bu da olmuyorsa, o zaman ortak bir komisyon kurulur bir yerde, akil adamlar bir araya gelir. Örneğin İlter Türkmen (eski Dışişleri Bakanı ve Büyükelçi) gibi, sizin gibi insanlar toplanır, böyle bir mekanizma harekete geçer, çalışmaya başlar. 
 Karayılan, bu mekanizmayı harekete geçirmek için, “siyasi irade gerek” diyor. Merak etmesin, bu “siyasi irade”, çoktan var da “milli irade” yok! 
Gerçek şu ki Yaşar Kaya’nın dediği gibi,  “Gelinen noktada, ABD de, AB de, Irak da, Irak Kürdistan Yönetimi de kararlı. Mutfakta bir plan pişiyor. PKK meselesi tezgâhta, yürüyor. Bu iş artık bitecek. Gizli örgütler, silahlı mücadeleler devri kapandı. Kürt silahlı ayaklanmasının miadı doldu. Ön şartsız silah bırakması en doğru yoldur.”
İşte Barışçı Çözüm tezgâhı işliyor. Ama TSK’yı da ikna etmek gerek. Mehmet Ali (Kemal) Birand, bunun da yolunu açıyor. Başbuğ güya, Barzani’ye olumlu bakıyormuş... Türk Ordusunun Başkomutanı, bir zamanlar, peşmergelerinin postallarını verdiğimiz adamla  eşit mesafede! 
Sadece bu, Kürt sorununda, bir dizi hatalar zinciriyle, nereden nereye geldiğimizin özeti.  Karayılan formülüyle bundan sonra yapılması muhtemel hataların da işareti!

Koruculuk
Mardin’in Bilge Köyündeki katliamda, hem saldırganlar, hem de öldürülenler arasında korucular varmış. Bu katliamda Devletin koruculara verdiği silahların kullanıldığı, aşikâr! Koruculuk sistemini ıslah etmek, disipline sokmak, artık şart oldu... Ama ya “Koruculuğun”  tamamen kaldırılması?
Bu sistemin, eşkıya ile mücadeleden başka çeşitli yararları var... Bölge halkına iş kazandırmak ve onları kazanmak gibi. Bu konuyu asıl terörle mücadelenin büyük yükünü çeken Genelkurmay’la, istişare etmek gerek! Hem DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Koruculuğun kaldırılmasını istiyorsa; bilin ki sistem muhakkak iyidir! Komplo teorilerine inansam; Bilge Köy katliamının “Koruculuğu”  kaldırmak maksadıyla yapıldığını söylerdim!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları