Akıncı, Rum halkına gereken mesajı vermeli

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, kendisinin Kıbrıs sorununa çözüm bulacağı hususunda, KKTC halkını ikna ederek göreve geldi. Bir anlaşma yapmak için de ekibiyle elinden geleni yaptı. Hatta zaman zaman aşırı ödün verdiği ve anlaşma için Rum tarafının epey nazını çektiği, adeta yalvarır duruma düştüğü için de eleştirilerimize hedef oldu. Neticede Lefkoşa, New York, Mont Pelerin, Crans Montana ve Cenevre'deki müzakerelerden sonuç almak mümkün olmadı. Rum-Yunan ikilisinin olumsuz ve Akıncı tarafından "maksimalist" olarak nitelenen duruşu nedeniyle hedefe ulaşılamadı. Bundan sonra müzakerelerden sonuç alınabilir mi? Bence alınamaz. Ne var ki Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği çevrelerince Rum tarafındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra müzakerelerin yeniden başlaması için girişimlerin sürdüğünü izlemekteyiz.

ABD ve İngiltere'nin de müzakerelerin yeniden başlaması için katkı koymaya hazır olduğunu gerek Rum gerekse de Türk yetkililerle yapılan ikili temaslardan anlamak zor değildir. Hiç bir Rum liderin Enosis ülküsünü ortadan kaldıracak bir anlaşmaya imza atmayacağını gayet iyi bilmekteyiz. Ne ki eğer yeniden bir sürece başlanacak ise bu süreç en azından faşist Enosisçi Anastasiadis ve onun ekibiyle olmamalıdır. Anastasiadis'in, Annan Planı referandumu döneminde, Rum tarafının "evet" demesi yönündeki eğiliminin tamamen iç siyasi kaygılara dayandığını artık iyice anlamış durumdayız. Anastasiadis 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şimdi de Cumhurbaşkanı Akıncı ile başlattığı süreçlerde devamlı surette uyumsuz ve samimiyetten uzak olmuştur. KKTC liderlerini toplantı masasında bırakıp gidecek kadar saygısızca ve küstahça davrandığını hepimiz ibretle izledik. Bu adamla sonuç alınmasının mümkün olmayacağını söyledik. Kıbrıs etrafındaki denizlerde, sözde münhasır ekonomik bölgede petrol arama ve sondajları ile ortamı gerdiğini ve hatta uzunca bir süre müzakere masasını terk ettiğini hep birlikte yaşadık. Velhasıl müzakere olacaksa, uluslararası baskılarla yeniden masaya dönmek zorunda kalacak isek, yeni süreç Anastasiadis'le olmamalıdır. Çözümün önündeki en büyük engellerden birinin faşist Anastasiadis olduğu tartışma götürmeyen bir gerçektir. Kesinlikle Rum tarafının seçeceği yeni bir liderle bu denemenin yapılmasında fayda olacaktır.

Her hâlükârda mevcut parametrelerde müzakerelere devamın bizi bir sonuca götürmeyeceği malumdur. Yine de bizi yönetenler müzakerelere kalındığı yerden devam kararı alacak olursalar bunun Anastasiaidis ile olmaması, Rum ile anlaşma isteyenleri, "Birleşik Kıbrıs" taraftarlarını memnun edecektir.

***

Bakınız önceki hafta Rum basınına da yansıdığına göre Noel nedeniyle bir RMMO kışlasını ziyareti sırasında, T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, seçimlerin ardından KKTC'nin tanıtılması çabalarının güçlendirileceği açıklamasından endişe duyup duymadığı sorulan Eokacı Anastasiadis, "Bildiğim, diyaloğun yeniden başlaması için çaba harcanacağıdır" dedi ve şunları öne sürdü: "Birileri, parametrelerin değişmesi veya çözümün garantileri veya müdahale haklarını veya Türk ordusunun mevcudiyetini öngörmesi gerektiğini düşünüyorsa, üzgünüm  ama çözüm olmayacak."

Kıbrıs sorununun çözüm çabalarının devam etmekte olduğunu savunan Anastasiadis "Sınırlar belirlenmiştir. AB ilkelerine tamamen uyumlu bir devlet kurmamız gerektiğini kimsenin göz ardı etmemesi gerekir" dedi, özetle şunları ekledi: "Açıkça ortaya koydum. Var olan ve bugüne kadar yaşadıklarımızın ana nedeni olan modası geçmiş sisteme; garantörlüğe, tek yanlı müdahale hakkına ve yabancı asker varlığına son verilmeden Kıbrıs Helenizm'inin haklarını, devletin bağımsızlığını güvenceye alacak bir çözüm yoktur."

***

İşte gündemde olan yeni müzakere sürecinde Anastasiadis'le sonuç almanın imkansız olduğu kesindir. Hiç ihtimal vermememe rağmen, Anastasiadis dışında başka bir aday mesela Lillikas veya Malas Anastasiadis'ten daha ılımlı ve yapıcı olabilecektir. Bu konuda iki yıldan beridir çözüm için çaba gösteren Cumhurbaşkanı Akıncı'nın Rum halkını yönlendirmesinde fayda olacaktır. Bu Rum tarafının iç siyasi işlerine karışmak olarak nitelendirilemeyeceği, anlaşma ve çözüm adına önemli bir adım olacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Akıncı çözüm adına bu önemli mesajı muhakkak vermelidir. Rum halkı dinler mi? Bana göre eğer çözüm istiyorlarsa muhakkak dinleyeceklerdir. Denemekte fayda olacağına inanmaktayım. Rum tarafının çözüm istemediğini gösteren anketler bir yana, en azından Rum halkının Başkan seçimi ile çözüm konusundaki tercihlerini bir kez daha sınamış ve öğrenmiş olacağız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları