AKP çalışanlarını bile besleyen nano devlet

İsrafil K.KUMBASAR

AKP’nin 10 yıllık iktidarı döneminde yapılan özelleştirmelerin durumu
malum.
Bir zamanlar televizyon ekranlarını işgal eden bir ketçap reklamı vardı hani:
- “Dök dök ye...”
Bunlarınki de işte aynen o hesap:
- “Sat sat ye...” 
Adına, “Devleti, sırtındaki kamburlardan kurtarıp asli fonksiyonlarına kavuşturmak” diyorlar.
Koskoca devlet ‘fabrika’mı işletirmiş?
Nerede görülmüş, devletin asli görevini bir kenara bırakıp ‘zeytinyağı’ işine giriştiği?
Elde avuçta kalan her ne varsa, bir an önce sırada bekleyen yabancılara ‘haraç mezat’ satmamız gerekir.
‘Liberal-muhafazakâr’ kırması düşüncenin ‘devletten’ anladığı ne yazık ki budur.
Devlet, ‘TEKEL işçilerini beslemek’ zorunda da değildir.
Sat fabrikayı, teslim et anahtarı elin gavuruna, koy işçiyi gözünün yaşına bakmadan
kapıya.
- “Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını size mi yedireceğiz?”
El-hak, doğru söze ne denir?
Araya bir saplama yapıp, iki vecize yumurtladın mı -tüyü bitmemiş yetim gibi - vatandaş anında ikna oluyor.
Olmayanlar ise mutlaka darbecidir.

***

Hem liberaller, hem muhafazakârlar ‘hesap’ işinden çok iyi anlarlar.
Onların ihalesini üstlendikleri ‘yeni tip toplum’ projesine uygun bir sentezi olan ‘liberal-muhafazakârlar’ ise daha da iyi anlarlar.
Ol sebepten dolayı ‘tüyü bitmemiş yetim’ ve onun ‘hakkı’ konusunda bir hayli ‘duyarlı’ davranıyorlar.
Ol sebepten dolayı kamuda ‘emekliliği yakınlaşmış’ olan insanların listeleri ellerinde dolaşıyorlar.
‘Kim’, ‘ne zaman’ gidecek takipteler.
Hepsini yakın markaja almışlar, üstüne üstlük bir an önce emekliliğini isteyecek olanlara ‘hava parası’ da veriyorlar.
Neden?
‘Nano devlet’ uğruna değil herhalde.
Yerlerine yerleştirilecek olan ‘birbirinden kalifiyeli’ elemanlar şimdiden hazır da ondan.
Birileri gitsin ki, ‘bizimkilere’ yer açılsın.
Devlet asla ve kat’a ‘zeytinyağı’ türünden işlere bulaşmamalı, fakat ‘eşe’, ‘geline’, ‘damada’, ‘baldıza’, ‘yeğene’, ‘kuzene’ ekmek kapısı olmalı.
‘Oğlana’, ‘kıza’ uygun yeni bir kadro açılmalı, ‘bacanak’ terfi ettirilmeli.
Hayır, devlet küçülecek diyorlarsa ‘cebe girecek’ kadar da değil yani.
Her şeyin mutlaka bir sınırı olmalı.

***

İster ‘garip bir tesadüf’, isterseniz ‘takdir-i ilahi’ deyin.
Ne denli küçültmeye, karikatürize etmeye çalışsalar da, Anadolu insanının tabiriyle “Devletimiz büyüktür” vesselam.
Hem de ne büyüklük.
Kendisini tırpanlayan, her gün bir darbe vuranlara bile ‘şefkat elini’ uzatıyor.
‘Ekmeğini’, ‘aşını’ veriyor. Bir ‘baba’ merhametiyle başlarını okşuyor bu haylaz evlatlarının.
Biz demiyoruz bütün bunları. İktidar partisinin kendisi söylüyor.
Mesela, AKP’nin Ocak-Ağustos 2009 tarihli gelir gider cetveline şöyle bir bakın, ne demek istediğimizi gayet iyi anlarsınız.
94 milyar 59 milyon liralık gelirin ‘yüzde 96’sı devletten, ‘yüzde 4’ü ise parti kaynaklarından.
Bu yüzde 4, parti çalışanlarının ‘maaş giderlerini’ bile karşılayamıyor. Çünkü maaş tutarının, toplam giderler içerisindeki payı yüzde 6.
Hesap işi gerçekten zormuş.
Yine de onların ağzıyla ifade etmeye çalışalım, bu ‘küçültülen’ devlet var ya, halen ‘AKP’de çalışanların’ eve götürdüğü ekmeğin parasını bile ödüyor.
Devlet ‘fabrika’ işletemez ama, ‘kendisine diş bileyenlerin’ karınlarını pekala doyurabilir demek ki.

***

‘Nano’ devlet dediğin herhalde böyle bir şey olmalı.
Kendisine ‘küfredenlere’, ‘ihanet edenlere’, ‘altını oyanlara’ bile babalık yapar.
Kendisi için can verenlere ise ‘kurşun asker’ muamelesi çeker.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş