AKP-Cemaat dalaşı: Arabesk

A+A-
Haydar ÇAKMAK

17 ve 25 Aralık 2013 tarihleri, Türk siyaset tarihinde çok konuşulacak ve örnek teşkil edecektir. İşin mahiyeti ve şekli kadar iki ortağın iktidar savaşı, kirli amaç ve araçları da konuşulacaktır. Ayrıca bugün üzerinde konuşulmayan ama asıl konuşulması gereken husus, Türk Devletinin ele geçirilme kavgasıdır. Bu konu sadece konuşulmakla kalmayıp aynı zamanda Türk devletini hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle ele geçirme davranışı ve yaşanılan bu tecrübe de konuşulacaktır. Gerçek anlamda ne olup bittiğini ne devlet ne de millet biliyor. Türk devleti içinde dönen dolapları şimdilik sadece AKP ve cemaat biliyor, bizler de onların izin verdikleri ölçüde biliyoruz. Kavga aslında basit değil, derinliği olan bir kavgadır. İkisi de korktukları için gerçekleri saklıyorlar. AKP’nin cemaatin polislerine düzenlediği 22 Temmuz baskınları, bu iki eski ortağın kavgalarının ne kadar seviyesiz olduğunu bir kez daha gösterdi. AKP ilkelliğinin numunelerinden birisi olan kadın, çocuk ve bilinçsiz halkı sokağa dökme kozunu bu kez cemaat, AKP’ye karşı kullanmakta. Halkı etkilemek için, salya sümük ağlamalar, Orta Doğu usulü çocukların kullanılması, eşlerin kullanılması, din, iman, Kur’an, Allah, Ramazan, sahur, oruç gibi kutsal değerlerin kullanılması, ne ararsan var... Tam şark usulü arabesk bir kavga... Bu kavga şekli Türk geleneğine ve kavga şekline uygun değildir. Hile, pusu ve istismar Türk karakterine uygun değildir. Bunlar Türklerin kavgada kullandığı taktik ve strateji değildir. Türklerin geleneğinde meydan savaşı vardır. Kadınları ve çocukları meydana sürmez. Mertçe savaşır, kaybetse bile şerefiyle kaybeder, üzüldüğü tek şey savaşı kaybetmesidir. Karısını ve çocuklarını kullanma gibi bir utancı yaşamaz. Kadın ve çocuklar sokağa dökülüyor, bu masum insanlar kirli savaşların bir parçası yapılıyor. Kavganın nedeni çirkin ve utanç vericidir. Çıkar ve güç mücadelesi, devleti ele geçirme kavgasıdır. Bir insan kendi devletini ele geçirmek için savaşır mı, zaten kendi devletin. Ancak başkasının devletini ele geçirmek için savaş yapılır. Türkiye, Türklerin devleti olduğuna göre siz kimsiniz ve kimin adına Türk devletini ele geçirmek için savaşıyorsunuz? Bunu henüz anlamış değiliz, zira AKP ve cemaat birbirlerini karşılıklı olarak farklı ülkeler için casusluk yapmakla suçlamakta.
Basında çıkan kritik bir ayrıntı hak ettiği önemi görmedi. Habere göre, MİT Müsteşarı’nın Amerika’da ziyaret ettiği Fethullah Gülen’e MİT’teki yandaşlarının listesini isteyerek onlara himmette bulunmak istemiş o da isimleri vermemiş. Bu ne rezillik, devletin gizli örgütü içinde, bir başka gizli örgüt. Devlet ne hale getirildi. Cemaat ve AKP’nin birbirine düşmesi Cenabı Allah’ın Türk milletine bir lütfudur. Batı dünyası bilinçli bir şekilde İslam aleminin tek çağdaş ve demokrat ülkesi Türkiye’nin başına çağdışı oluşum ve zihniyeti bela etmiştir. Karanlık, cehalet ve iç düşmanlar ülkemizin başına bela olmuşlardır. Türk milleti çok badireler atlattı, çok sorunlar yaşadı ama bu kez daha farklı zira, iç ve dış düşmanlar el ele vermiş Türkiye’yi karanlığa götürmekte. 2002’den bu tarafa devleti yönetenler söylüyor. Kamera kayıtları, telefon konuşmaları, basında çıkan haberler ayağa düştü, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, “Bakara-makara” hikayeleri herkesin dilinde, ama adamlar girdikleri her seçimi kazanıyor. Buradaki marifet ve başarı AKP’nin değil cehaletin başarısıdır. Türkiye’yi bu hale getirenler, şunu iyi bilsin ki Türk milleti bunun hesabını soracaktır. İradesini makarna ve kömürle değişen insanlardan kahraman çıkmaz. Bu kesimin verdiği desteğin nedeni sizlerin başarılı olduğu ve yurtsever olduğunuz için değil çıkar elde ettikleri için size oy veriyorlar. Çıkarı için ülkesinin ve halkının geleceğini karartan insanlar, sizlerin geleceğinizin karartılmasında taraf olmazlar. Ülkede olup bitenler bizi derinden yaralamaktadır. Bilinçli Türkler, ülkeye ve yurtseverlere yaptığınız ihanetlerin bedelini, sizlere er veya geç ödetecektir. Yurtseverleri kendi yurtlarında parya ettiniz. Bunun bir bedeli olmalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları