AKP devletinin iki ana kaynağı

İsrafil K.KUMBASAR

Vatandaş umumi helaya girerken duvar dibine dizilmiş olan ibriklerden birini almak için uzanır.
Helanın bekçisi, karşısına dikilir:
- “Onu değil, yanındakini al.” 
- “İyi de kardeşim, ikisi de aynı, onda da su var bunda da!”
- “Sen dediğimi yap. Öbürünü al.” 
Lahavle çeken vatandaş gösterilen ibriği alır, ama içinde de ukde kalmıştır, dayanamaz çıkışta bekçiye sorar:
- “Niye bu ibriği almamı istedin emmi?” 
Bekçi, mağrur bir eda ile gülümser:
- “Bırak burada da bizim sözümüz geçsin. Ne yapacaksın gerisini.” 
Gelip dayandığımız nokta burasıdır.
“Top bizde olsun” ve “oyunu biz kuralım”, işler eskisi gibi gidecekmiş, hatta daha bir beter hale gelecekmiş; hiç ama hiç önemli değil.
Önemli olan ‘hangi ibriğin’ alınacağına, ülke kaynaklarının kimler arasında bölüştürüleceğine yalnızca ‘bizim’ karar vermemiz.
- “Ne de olsa niyetimiz halis”  (!)
Bu ifadenin bir zamanlarki karşılığı, ‘hayra motor, şerre fren’ olmaktı.
Ama gün geldi, ‘hayrın’ önünde fren olup , ‘şerre’ motor olmayı adeta bir temel prensip haline getirdiler.

 

***

 


“Aynı kaynaktan’ beslenen dünün mücahitleri, önce fersah fersah birbirlerinin uzağına düştüler.
Biri ‘serbest piyasanın’ insanı nasıl da mutlu kıldığını, toplumda ‘refahın’ nasıl da yaygınlaştığını pompalarken, öbürü, doğrulup karşısına dikiliyordu:
- “Harun gibi gelip, asla Karun gibi gitmeyeceğiz.”
Hani ’dışarıdan’ biri dese çamur atıldığı, iftira edildiği yaftasını yapıştırırlardı anında.
Ama ‘aynı hocanın’ rahle-i tedrisinden geçmiş iki mücahitti söz konusu olan.
‘Edebiyat’ konusunda da anlaşamıyordu muhteremler.
Şiire düşkün olanı, “Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar”  diye serzenişte bulununca, öbürü hemen yanlışı düzeltiyordu:
- “Tevfik Fikret bunu çilingir sofrasındaki üç kişi için söylemedi, kamu kaynaklarını, milletin malını çalarak, hortumlayarak yemeyin diye söyledi.”
Biri kıra döke, saça savura günü gün ediyor, diğeri ‘daha muhafaza edilmiş’ değerler ile yanlışları düzeltiyordu.
Sonra, insanlar bir sabah uyandılar ki ne görsünler, iki zıt kardeş, ’aynı yollarda’ beraber yürümeye başlamamışlar mı?

 

***

 


Öyle görülüyor ki AKP’ye kızanlar, ‘İslamcılık’ adına ortalıkta dolaşanların ‘iki yüzlü’ tavırları karşısında adeta şaşkına dönenler, ‘kafalarını karıştıran’ bir takım sorulardan kurtulabilmek amacıyla kendilerini içkiye ve sigaraya vurmaya başladılar.
Şu rakamlar, daha önce bizzat Numan Kurtuluş tarafından açıklanmıştı:
- “2002 yılında, yani AKP iktidara gelmeden önce Türkiye’de yaklaşık 583 milyon litre içki tüketiliyordu. Devletin resmi kayıtlarına göre 2010 yılı itibariyle Türkiye’deki içki tüketimi 2 milyar litreye çıkmış. Yani AKP yönetimi zamanında 4 katına çıkmış.”
Sultan hazretleri boşuna ikide bir yüzü kıpkırmızı kesilerek,  “Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar” diye buyurmuyor.
Demek ki memleketi getirmiş olduğu nihai durumdan gayet iyi haberdar.
Ama kalkıp o gerçeği doğrudan itiraf edecek halde değil herhalde.
Dolaylı yollardan vatandaşın nasıl kendini içkiye vurduğunu anlatmaya çalışıyor:
- “Aksırıncaya tıksırıncaya dek içiyorlar.”

 

***

 


2002 yılında yaklaşık 9 lira olan 70’lik bir tekel rakısının bugünkü fiyatı 75 lira.
2002 yılında ortalama 1.8 lira olan yerli bir sigaranın fiyatı ise bugün 6.5 lira.
Fiyatlar arttıkça satışlar da artıyor.
Dünya âlem biliyor ki, memleketin ekonomisi ‘dolaylı vergiler’ ile ayakta duruyor.
Bakın, Maliye Bakanı, bir toplantıda gerçeği ağzından nasıl kaçırıyordu:
- “Bugün, satın aldığınız herhangi bir sigaranın yüzde 78’i vergi.”
Yani, ‘içki’, ‘sigara’, ‘telefon’ ve ‘diğer tüketim malları’ üzerinden doluyor Hazine.
Toplanan tüm vergiler içerisinde ‘dolaylı’ vergilerin oranı neredeyse ‘yüzde 70’.
Eğer AKP’ye kızmakta samimi iseniz, vazgeçin akşamdan akşama bir tek atmaktan, söndürün sigaraları, kapatın telefonları, bakalım bir gün orada durabilecekler mi?
Aksi halde, hem ‘aksırıp, tıksıran’, hem de ödediğiniz vergiler ile ‘AKP’nin motoruna benzin’ olmaya devam edeceksiniz.
Zira o kadar ‘götürme’ işlemine rağmen 10 yılda ‘bir tek vergi rekortmeni’ bile çıkaramadılar aralarından.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş