AKP Diyarbakır'ı neden alamadı

A+A-
Behiç KILIÇ

Diyarbakır’dan bir mektup aldım.. Okuyucum Tarık S.. (iznini alamadığım için tam adını yazmıyorum, özür dilerim) diyor ki; “ ...bu belediye (Baydemir) 8 senede sadece 8 ay çalıştı, o da Başbakanımızın o sözünden sonra, (Diyarbakır’ı istiyorum sözü) kaybetme korkusuyla çalışmaya başladı.Yoksa insanlar belediyeden hiçbir hizmet alamıyordu, hükumet buradaki sorunlara sağduyulu yaklaşıyordu, insanlar artık kirli oyunlarla dolu bir Diyarbakır istemiyordu o yüzden AKP bu seçimi alabilirdi ama...”
İşte okuyucumuz bu  “amaları” anlatıyor... Bu mektubu AKP   yönetiminin okumasında fayda vardır.. Seçimi Diyarbakır’da neden kaybettiklerini öğrenmiş olurlar..! Okuyucumuz,  “Doğma büyüme Diyarbakırlı bir vatandaşım. 28 yaşındayım ve üniversite mezunuyum. Üniversite camiasının yanında çiftçi olan ailemden dolayı köylülerimizden tutun da tarladaki isçilere kadar bu şehrin her tabakasını çok iyi bilirim..” diye başladığı mektubunda seçimi anlatıyor...
 “...Çok uzun zamandır Diyarbakır’da sert bir bürokrasi seyretmekteydi... Örneğin; öğretmenlerin aldıkları 3-5 günlük raporlar bile incelenmekteydi, hasta memura git çalış denmekteydi. Yenişehir kaymakamımız tebdili kıyafet ile memurların çalışma saatlerini dakika dakika denetlemekten ve tutanak tutmaktan odasının yüzünü görmez olmuştu. Yasal olarak silah taşıma hakkı bulunan vatandaşlardan Diyarbakırspor’a 10 bin TL zorunlu bağış isteniyordu... Hiç bir öğretmen milli eğitimde en ufak problemini bile çözemiyordu. Bürokrasi zincirleme olarak kapanmıştı vatandaşın yüzüne. Sesini yükselten vatandaş sayın Tarım Bakanımızın deyimiyle ” artistlik yapma “ cevabını alıyordu...
Ama ayni zamanda bir grup vatandas çok güzel hibe kredileri de alıyordu kendisinden..!
Eee , burası küçük yer bunlar dilden dile, dilden dile sürekli yayılıp duruyordu. Tabii son ve en büyük hata gösterilen adayda yapıldı. Diyarbakır’da sevilmeyen bir isim (hatta aile) nasıl olur da bu ortamda seçim kazanabilirdi?.. Her zengin olan sevilseydi ohooo!.. ”
Okuyucumuzun aktardığı satırlar arasında  “Yandaşlara aktarılan hibe krediler”  konusuna dikkat ediniz.. Bu durum iktidara çok zemin kaybettirdi bölgede.. Beri yanda ise,  torpille, hibe ile zengin edilenlerin de varlığı ortada!..

Okuyucu ne diyor...
PKK-DTP ve de Iğdır meselesi üzerine gelen mesajlardan bazı satırlar sunalım...
Gönderen Cem M..: Ben DTP’nin seçimde belediyeye aldığı Kağızman doğumlu bir vatandaşım. Ne yazık ki AKP/MHP/CHP/SP’lilerin koltuğu vatanlarından çok sevmeleri nedeniyle DTP bu doğunun incisi Kağızman ve Iğdır’ı ele geçirmiştir. Biz orada yıllarca kürtlerle kardeşce yaşadık. Benim Kürt bacanaklarım eniştelerim var. Ama artık ne yazık ki buralar PKK’lı olmayanlar için yaşanamaz hale gelmiştir...
Gönderen İ. Aslan: Doğuda sandık görevlileri PKK’lılardı, gelenin ve gelmeyenin oylarını bunlar kullandı.
Gönderen Fatma K.. : Kürtler Mersin’de MHPye oy veriyor diye tehdit ediliyor. Adamlar tehditle Mersin’de belediye aldı. Oy vermek istemeyenlerin evlerine saldırıyorlar...
Gönderen Ç. H. - N. V. - E. Z. : Öncelikle yazılarınızı hiç beğenmediğimi belirtmek istiyorum, hem sizde Kürt düşmanlığı görüyorum. Siz de Cemil Çiçek gibi faşistsiniz ..

Sinan abi takipte..
“Bugün sizlere görme özürlü iki yüksek öğrenim talebemizden bahsedeceğim. Birinin adı Mustafa Özal Esmer, diğerinin ismi  Bayram Şahin Aydın... İkisi de Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı özel üniversitelerimizde konuşlu Hukuk Fakültelerinde eğitim alıyor.... İkisi de okullarını yüksek puanlarla kazanmış.. Her ikisi de okullarında kabartma ve sesli eserlerin yetersizliğinden yakınıyor. En önemlisi de; yüksek okullarımızda, görme engelli öğrencilere ders kitaplarını ve benzeri eserleri sesli olarak okuyacak kadrolu elemanların olmayışınden dem vuruyorlar... Mustafa ve Bayram, ’Sinan Abi biz özürlüler için 1.7.2005 tarihinde 5378 sayılı kanun çıkarıldı. Ancak sadece yasa çıkarmakla olmuyor.. Uygulama da gerekiyor’diyorlar....
5378 sayılı kanun 4 yıl önce yürürlüğe girdi.. Ama  yasanın işaret ettiği, başta ulaşım olmak üzere binaların ve yolların mimari yapısı, kamu alanlarının düzenleme biçimi, çevre koşulları, sağlık, istihdam ve eğitimin özürlülerin kullanacakları şeklin çok gerisinde...

Yazarın Diğer Yazıları